Ana içeriğe atla

Yeni Ay, Yeni Ev, Çatlak Ayak Bileği ve Ağaç Katliamı..



Lafa nereden başlasam ki. 
İnsan kiracı olunca taşınması sürpriz olmuyor. Yine taşınıyoruz. Dün ev bakarken bir anda evi tuttuk. İki katlı evin ikinci katı, güneş görüyor. Önü açık ve park var. Şuan oturduğumuz evden eksiği yok, fazlası var. Ama kira aynı.
Şimdi durup dururken taşınmıyoruz tabi. Bizim ev bahçe içinde, iki katlı ama üstü henüz yapılmamış bir ev idi. Üç yanında kirazlar vardı. Yeşilin içindeydik. Karışanımız edenimiz yoktu. Ta ki geçen haftaya kadar. Ev sahibi geldi ve dedi ki, üst katı yaptırıyorum. O günden beri ustaların biri gidiyor, biri geliyor. Yani huzurumuz gitti elden. Bir de balkon gibi bir şeyimiz vardı, onu da kapatıyor evsahibi. Yani ileride ev içinde hapis kalacağız. Zaten evin kapısının önünden başka manzarası yoktu. Yani konforu yoktu. O da gidince... 
Bir de üst kat çift daire. Yani iki aile birden gelecek, kimbilir kimler olacak. Velhasıl, uzun lafın kısası taşınıyoruz işte. Bir de bir ağaç katliamına şahit olduk ki, gezi parkı eylemcileri görse, kapının önüne kamp kurarlar kesin. Dedim ya, yeşillik içindeydik diye. O yeşilliklerden pek bir şey kalmadı desem yeridir. Dış bahçe kapısını saran üzüm, karadut gitti ilk önce. Sonra diğer yanındaki henüz büyümeye başlayan incir gitti. Arka kısımda kalan şeftaliyi ve kiviyi de kesmişler. Biraz berisindeki fındık da nasibini almış, artık yok. Bunlar daha yeni büyümeye başlamış, yeni yeni meyve verecek ağaçlardı. Bugün de öndeki kirazı ve eriği kesmişler. Yan da armut var, onu da keseceklermiş. Tahminim iki kiraz daha gidecek. Niye? Evin dış cephesi de yapılacak ya, dallar eve değiyor. Ne uğraşacaksın, kes gitsin. Bahçe dımdızlak kalsın işte. Ağaçta neymiş, kökü duruyor, önümüzde bir yirmi yılda eski haline gelir canım...
Birde sorarsanız çatlak bilek de ne iş. Annem. Komşunun kapısında düşmüş bugün. Ayağının üstüne basamayınca doktora gitmişler, çatlak demiş. On gün alçıda kalacak.
Ne eylül ama.

Yorumlar

  1. çok geçmiş olsun:( ev sahibinize çok kızdım . ama yeni evinde bu şekilde olması büyük şans güle güle oturun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Şimdiden oturmaktan sıkıldı kadın, ne yapacağız bilmiyorum. :)
      Sormayın, tam ağaç katliamı yaptılar. Ama diğer kirazların eve değen kısımlarını kesmişler sadece. Armutunda öyle. Yarım kaldı ağaçlar.
      Ev için de, hayırlısı artık. Vazgeçtik oradan.

      Sil
  2. Annenize çok geçmiş olsun öncelikle.
    Ev taşıma zordur Allah kolaylıklar versin. ;)
    Bir de "kesmişler, kesmişler" okudukça dellendim oturduğum yerde. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Çabuk geçer İnşaallah.. kadın yerinde duramıyor çünkü. :)
      Amin.. Amin.. bahsettiğim evden vazgeçtik. Bakalım, hayırlısı artık.
      Katliam o kadarla kalmış diyebilirim. Diğer kesilecek dediklerimin eve değen yerlerini budamışlar. Yarım yamalak kalmış ağaçlar.

      Sil
  3. Annenize çok geçmiş olsun..Umarım yoluna girer herşey.

    YanıtlaSil
  4. Çok geçmiş olsun canım hem annen hem de hiç acımadan kesilen ağaçlar için
    Taşındığınız da iyi olmuş tebdil-i mekanda hayır var derler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler.
      Öyle değil mi... aman hayır olsun ya. Tutulan evden vazgeçtik çünkü, başka bakacağız.

      Sil
  5. geçmiş olsun :(

    Ev işinde de hayırlısı olsun artık. Ağaçlara da üzüldüm yahu kıyılır mı o bahçeye!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler..
      Amin.. hayırlısı cidden. Kıydılar ama.

      Sil
  6. hay allah ya annene geçmiş olsun.
    bu eviniz iyiydi ya ama hayat işte.
    kolay gelsin taşınmada.
    ağaçlara yazık yaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Olacağı varmış, napalım.
      Evet iyiydi ama kısmet. Sağol.
      Yazık evet, kocaman ağaç gitti mi dersin, o minik ağaçlar mı..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…