Ana içeriğe atla

Sokak ve Çocuk.

Mahallenin yoksuluydu Onlar. Baba ortalarda yok. Anne desen.. İki erkek çocuk, bir de kız. Kız zihinsel engelliydi. Ama tek başına sabahtan akşama sokaklarda dolaşırdı. Dolaşmasın diye değil, tek başına olmaması gerektiği için. Yaşı da küçüktü zaten.
Erkek çocuklardan biri büyük, diğeri küçüktü. Kız ortanca idi. 
Onlara dünyanın dört mevsimi işlemezdi. Yazları da aynıydılar, kışları da. Evleri virane haldeydi. Ne kapısı vardı, ne bacası. Büyük olan, yaşı büyüdükçe eve gelmemeye başlamıştı.
Kız da büyüyordu. Gelişiyordu. Ama ilgilenini yoktu. Her çocuk bir ama, ilgiye fazlasıyla muhtaç bir kız çocuğu için sokaklar çok başka tehlikelidir.
Bir gün küçük olanla komşusu arasında bir diyalog geçti. Düğün vardı mahallede. Komşusu O'na düğüne temiz git, git elini yüzünü yıka dedi. Bir koşu gitti geldi çocuk. Gözlerindeki o sevinç ışıklarını görmeniz lazımdı. Işıldayan gözleriyle, olmuş mu, diye soruyordu. Komşusu sevgiyle, olmuş, dedi. Çocuk, adete havalarda yürüyerek, sevinçle gitti düğün alanına.
Yıllar sonra çocukların anasının öldüğü haberi geldi. Otobüsten düşmüş.
O çocuklara sonrasında ne oldu bilinmez. Yol da geçti evlerinin bulunduğu yerden.
Hayata bir sıfır yenik başlamak dedikleri bu olsa gerekti. Hiç okula gitmediler. Gündüzleri sokaktı evleri, geceleri o virane yer. Komşuları yemeklerini verirdi. Giysilerini de.

Şimdi ne yapıyorlar? 

 

Yorumlar

  1. yenik başlayan da öyle devam ediyor ne yazık ki. umarım iyidir durumları...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öne geçenler galiba mucizeyi yazanlar oluyor, bu hayatta.

      Sil
  2. Umarım güzel bir hayat yaşıyorlardır :) devlet onlara sığınacak bir yer ve devlet okullarında yüzde yüz burs verip okumalarını sağlamış ve sonra devletin KPSS sınavlarını kolayca geçecekleri öğretimi de vermiş ve onlara devlet babanın sıcak kucağını açmıştır umarım. Umarım soğuk sokaklara, açlığa ve kötü yola sevk etmemiştir, bir sıfırı beraberliğe yükseltmiştir ve onlara da gol atma fırsatı tanımıştır umarım. Umarım..
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ummak mı.. istemek mi.. yoksa hayal mi..
      oysa olması gerekenler.

      Sil
    2. Aynen öyle, oysa olması gerekenler bunlar.

      Sil
  3. hay allah Allah kolaylık versin onlara.

    bi de o sevinci ne güzel anlatmışsın ya.

    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin.. Hala bir yerlerde yaşam mücadelesi veriyorlarsa..
      Teşekkürler. O sevinci hala aklımda da ondan. Az bile anlatmak için. :)

      Sil
  4. Hep varlar,hep vardılar, hep olacaklar.

    YanıtlaSil
  5. Acı gerçekler işte. Hayatın öteki yüzü gibi. Umarım daha iyi olmayı başarmışlardır.

    YanıtlaSil
  6. keşke görebilsen nasıl olduklarını.ama onlar gibi onlarcası var akibeti içler acısı olan.hangi birine üzülsün insan.dileyelim de daha iyi olsunlar,hatırladığın zamana göre.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi büyükler.. Belki içleri hala çocuk. Zira çocukluk yaşadıklarını sanmıyorum.. yaşadılarsa da eksikti hep.. Belki şimdi daha güçlüler ama yine eksiklerdir diye düşünüyorum.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…