Ana içeriğe atla

Büyük Ayıp.


Az önce büyük bir yanlışlık yaptım. Ama mazerette buluyorum, bu halime. Çok hainim.

Dün gelmişti ilk kez. Kimliğini bizim buralarda kaybetmiş, bulup getirmişlerdir diye sormaya geldi. Yüzü ve gözleri tanıdık gelmişti. Ne yalan söyleyeyim, gözlerini hatırlıyorum. Büyüyüp teni daha esmerleşince daha da belirginleşmiş, yeşil gözleri.
Dün yanında biri daha vardı, soramadım.

Bugün yine geldi. Bu sefer ehliyetini sordu. Yok dedim. Yalnızdı. Çok düşünmeden sordum. Zira yapacağım şeyin üstünde düşündükçe yapamıyorum. Yani bana provo yapmak iyi gelmiyor. Bu sebeple çok düşünmeden, çıkıp gitmeden sordum.
  • bu okulda mı okudunuz?
Tabi bu yanlış bir soru idi, maalesef. Çünkü karşımdaki okuldan değil, O, okuduğum diğer okuldan arkadaşımdı. Doğal olarak hayır dedi. Bende tabi o an bir yıkılma oldu ki, sormayın. Nasıl kızdım kendime. Okulun bulunduğu yeri söyledi. Tabi ya dedim de, işte devamını getiremedim ki. Birine benzettim sizi, demekle yetindim sadece. O da olur öyle, dedi ve gitti.

Çok büyük yanlışlık yaptım. Okuduğum okulları karıştırdım. E insan ilkokulu iki okulda okursa olacağı bu. Karışır tabi hatlar.

İnsanın eskiden tanıdığı birini görmesi ve tanıması güzel bir duygu. Tabi benim gibi hatlar karışmadıkça.

Bir keresinde de pazarda dolaşırken bir ilkokul arkadaşımı görmüştüm. Bakıyorum yüzüne, tanıdık. Ama tam kestiremiyorum. O da bakıyor. Ama O, o gün benden cesaretli çıkmıştı da gelip yanıma sormuştu. Ben bakınca o da tam tanıyamamış ama sormak istemiş. O gün de çok sevinmiştim.

Tanımak ve tanınıyor olmak güzel bir his veriyor insana. Hele seni tanıyan bir öğretmeninse. Mutluluk bende çifte oluyor. Açıkcası gururum bile okşanmış oluyor. Başıma geldi de oradan biliyorum.




Yorumlar

  1. ama neden getiremedin devamını ki.
    tanıdım derdin ki nolcak ki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okulları karıştırınca bir an tutuldum kaldım, toparlayamadım ki lafı.
      Belki yine görürüm. :)

      Sil
    2. sen de uzak tutuk çekingenlerdensin.
      senin de işin zor.
      ben de iyice uzağım insanlardan ya.
      annem bana yabanisin çok diyo.
      anneee bana iltifat etmee diyom.
      :)

      Sil
    3. Aynen öyle. benim annemde bana öyle der. Öyle dedikçe hepten yabani yapıyor, haberi yok. :)

      Sil
  2. Hatırlayamayınca kötü oluyor onun için ben şöyle yapıyorum "aa evet sanki hatırlıyorum ama tam çıkaramıyorum" derken karşımdaki zaten diyiveriyor ben de bir oh çekiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) İyi fikir. Ama O, sanırım beni tanımadı.

      Sil
  3. Buna yanlışlık denmez, hata denmez. Çok mu acımasızsın kendine??
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…