Ana içeriğe atla

Her Bir Yağmur Damlası...

Yağmur yağıyor. Ben onu dinliyorum. Camımı, camları döver gibi yağıyor. Yollara, toprağa kızmış gibi. Delik delik ediyor düştüğü yeri. Kaçırtıyor insanları kendinden. Huzur vermekten uzak çoğunluğa göre bu haliyle.

Oysa, bana en çok bu deli halleri huzur verir. Her bir damlasının düşüşünü izlemek için çaba sarfederim. İmkansızlık peşinde kendimi unuturum. Ve işte o an huzuru bulurum. Aklımda yağmur ve öfkesi. Gözlerim düşen damlalarında.

Maksadım ıslanmak değil. Yağmuru izlemek. Delice yağarken, o toprağı delen her bir damlaya odaklanmak. Yağmur kadar delice. Ve biliyorum imkansız. Ama biliyor musun... hoşuma gidiyor. Ve en önemlisi huzur veriyor. Tıpkı sonrasında açan o güneşin, insanı gülümsettiği gibi... 






Yorumlar

  1. Bir yağmur damlası gibi düştün susayan yüreğime. Çatlamış topraklar gibi ellerim. Avuç avuç avuçlasam yerde biriken suyu. Yeniden dirilip de canlansam. Sadece senin için yaşasam, bir ömür boyu hayatında olsam. Her nefes alış verişim bir damla yağmurun varlığıyla kaim olsa. Sevgi, şefkat, merhamet olsa. Bir damla yağmur rahmet olsa. Gece yağsa, gündüz dursa. Gündüz yağsa gece dursa. Bir tarafta bulut olsa, diğer tarafta güneş ile oynaşa dursa. Herkes mutlu olsa, sen ve ben gibi inanç içinde umut, umut içinde inanç olsa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel satırlar bunlar. Yüreğinize sağlık.

      Sil
  2. Bardaktan boşanırcasına yağmur bana da huzur verir:-) Evde pencerenin önündeyken tabi:-)

    YanıtlaSil
  3. huzur mühim, hangi şart ve koşulda huzurlu ve mutluysak onu yapmalı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın. Zira huzur, parayla satın alınmıyor..

      Sil
  4. tam da yağmura hasretimiz doruktayken...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha da hasret kalacağız galiba. Bugün baktım da önümüzdeki bir hafta yağış yok görünüyor bizim burada. :(

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…