çocukluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocukluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Temmuz 2012

Benim Hiç Bisikletim Olmadı.


Aslında sadece benim değil, abim hariç biz 4 kız kardeşin hiç bisikleti olmadı.

Bunu yıllar evvel yaşanan o olaya bağlıyorum ben. Yoksa ailem bize alırdı herhalde, diye düşünmekteyim.

Yanlış değilse henüz okula bile gitmiyordum. Zira anlatılanlar harici bildiğim, hatırladığım bir şey yok olayla ilgili.

Abim, o zamanlar henüz daha ilk okul öğrencisi. Bizim o vakitlerdeki evimizin önündeki yol, az ileride dereye doğru iniyor. Yani bayır aşağı bir yol ve yine yukarı çıkıyor. O bayırda az mı kaydık biz  küçükken. Bi kere eteğimi bile ortadan ikiye ayırmıştım kayarken. :)

Abim bisikletine biniyor yolda. Her zamanki gibi. O bayırdan aşağı inerken, yoldan geçen araba ona çarpıyor. Sanırım bir anda önüne çıkmış. Ama çarpan vefalı biri çıkmış da kaçmamış. Annem de evin önünde, yakında yani. Gidiyor yanına, görüyor ki oğlu kanlar içinde. O an oracıkta öldüğünü düşünüyor kadın. Şok atlatılınca, çarpan kişi arabasına atıp, hastaneye götürüyor abimi.

Genel muayenesi yapılan abim, bir ara kendine geliyor. Midesinin bulandığını söylüyor. Ve annemin anlatmasına göre, parça parça kan kusuyor. Ve anlaşılıyor ki, abim beyin kanaması geçiriyormuş. Ameliyata alıyorlar. Ve abim doktorun büyük başarı ile kurtuluyor. Annem hala o doktora dualar eder.

Bu olaydan sonra bildiğim bizim evde bisiklet yasaklandı. Ee bize de hiç alınmadı. Biz 4 kız kardeş, bisikletsiz bir koca çocukluk geçirdik.  

Son olarak eklemek isterimki; o kazanın gerçekleştiği o yolda, yaklaşık 4 sene evvel bir kız çocuğu, henüz 6 yaşında var ya da yoktu, araba çarpması sonucu hayatını kaybetti. Ve sonrasında o yola hız levhası kondu... ....

 

29 Mayıs 2012

Tutuklu Kadınlar



Çocukların hayalgücü farklıdır. Neyi nasıl yorumlayacaklarını kestiremezsiniz. Nasıl gördüklerini de.

Oturduğum yerde yaşadığımız bir hikaye geldi aklıma. Yazayım dedim.
Olayı bizzat yaşayan ablamdır.

Birkaç yıl önce yine taşınmıştık. Biz hep taşınıyoruz zaten. Kiracı olmak böyle bir şey naparsınız.. Taşınmadan evvel ablam sınav için başvuru yapmıştı. O vakitler ortada bir durum olmadığı için, ki bir kiracının ne zaman taşınacağı hiç belli olmaz. Halen oturduğumuz ev adresi verildi başvuruda doğal olarak. Biz taşınınca da değişme zamanı geçmişti. Belki de değiştirilemiyordu. Çünkü sınav sonuç kağıdı gelen, yanlış hatırlamıyorsam.

Biz, taşındığımız eski sahibinin gıcıklığı nedeniyle taşındık. Zaten hep öyle oluyor. Yoksa biz iyi bir kiracıyızdır yani.

Nasıl öğrendiğimizi tam hatırlamıyorum ama ablamın sonuç belgesinin eski adrese geldiğini öğrendik. Ablam gitti almaya. Eski evsahibi vermemiş. Baya konuşmuşlar falan ama yok kadın gıcıklık yapmış, vermemiş. Ablamda “ben almasını bilirim.” diyerekten eve geliyor. Annemi de alıp karakolun yolunu tutuyor. Durumu izah ediyorlar. Karakoldan bir polis aracına binip, doğruca evsahibine gidiyorlar. Annemler arabadan inmiyor, polisler gidip evrağı alıp getiriyorlar.

Şimdi mevzuyu uzatmış gibi görünebilirim ama, asıl mevzu o dakikalarda yaşanıyor zaten. Polis arabasında annemle ablamı gören çocuklar, birbirlerine aynen şöyle diyor:

“tutuklu kadınlar... tutuklu kadınlar.. “