Bir bayram daha bitti. Ben yine kös
kös evde oturdum. Kısmen çocuk bakıcısı olduk yine. Sinirli
yanım öyle diyor napıyım. Koskoca 6 gün bir yere gitme imkanı
vermediler. Gelde sinir olma, haksız mıyım ?
Neyse.. geçti, gitti zaten.
Bir film vardı. Çocuğa öğretmeni,
sorduğum sorulara “ evet ya da hayır” diyerek cevap ver,
diyordu. Çocukta sonrasında cevap olarak; evet ya da hayır
Efendim, diye cevap veriyordu.
Arada aklımıza geliyor. Ablamla
birbirimize öyle cevap veriyoruz. Bazen çok gıcıkca olabiliyor bu
durum. İtiraf ediyorum.
Birde bunun “he ya da yo..”
versiyonu var, bizzat başımıza gelen.
Birgün, gündüz vakti, askeriyenin
önünden geçiyorduk. Nöbet tutan asker, bize tanışalım mı
tarzı bir şey söyledi. Tam hatırlamıyoruz açıkcası. Biz şöyle
bir bakıp, yolumuza devam ettik. Sonrasında arkamızdan asker
kardeşte aynen şöyle dedi.
“ he ya da yo, deyin sadece..! ..”
Aldı bizi bir gülme. Tabi O asker
bizi artık görmüyor.
Zaman zaman aklımıza gelir, yine
güler, birbirimize takılırız.
Eskiden askerler büyük adam gibi
görünürdü gözüme. Şimdi hepsi anakuzusu görünüyor gözüme.
Yanlış olmasın hala saygım var. Eskiden ben küçükmüşüm,
onlar abi imiş. Şimdi ben abla olmuşum, onlar kardeş. O bakımdan
fark var.
Bir test edin, komik ve gıcık edici
bir etkiye sahiptir; evet ya da hayır.