Ana içeriğe atla

Aradaki Engel mi Mesafe mi? Bilmek Gerek.

Birkaç gündür dudağımda, nedenini henüz çözemediğim birşeycikler çıktı. Çok çok küçük pıtırcıklar diyim, siz anlayın. Sanki yemek yemişimde, ağzımı yıkamayı unutmuşum. Dokununca -dilimle- o hissi alıyorum. Krem sürüyorum yakıyor. Kaldı ki sürdüğüm krem, el kremi sadece. Uçuk değil gibi. Benim uçuklarım bir noktada çıkardı çünkü. Bilemiyorum ki, İnşaallah ağzım davul gibi şişmez. Şimdilik önce alt dudağımı salan küçük kabarcıklar gitti gibi. Üst aynı durum seyrinde.

Hal böyle olunca, ailem ile arama mesafe koydum. Öncelikle su içtiğim bardağı ayırdım mesala. Öyle öpüşüp koklaşmamız zaten pek yok ama yinede dikkat ediyorum. Ablamı kızdırmak için, öperim hee diye üstüne yürüyorum. Ağzımı büzüp, yaklaşıyorum böyle canavarlar gibi.

Özellikle yeğenimle arama girdiği için üzülmekteyim. Minik canavarı öpmemek meğer ne büyük eziyetmiş. Çocukta, ben bu haldeyken, ilk gördüğünde elini direk ağzıma attı. Çektim hemen yüzümü. Ensesinden öpmeye bayılıyorum. Öyle ki öpmemek için büyük çabalar sarfediyorum inanın ki. Daha ilk hissettiğim ama öneminin farkına varmadığım vakit öpmüştüm Onu. Sonra aklıma geldi de sildim öptüğüm yeri. İçimede oturdu, ya bir şey olursa. Ama olmamış. Gayet sağlamdı ertesi gün.

Bazı hastalar, bu tip engelleme ve mesafelere alınıyor. Sanki vebalı gibi muamele gördüklerini düşünürler. Halbuki olması gereken budur. Mesela geçenlerde komşu geldi bize. Kızı grip olmuş. Yaşı 10 civarı falan. Ama yüzüne bakan anlıyor kız hasta. Ama gel gör ki anacığı anlamamış herhal, gezmelere götürüyor kızını. Başka bir komşuda bu konuda biraz hassas. Gitti kuytu köşeye oturdu, kızdan uzak kalmak için. Durumu yüzünede söyledi anasının ama anlamak mümkün mü? Anlasaydı o halde dolaşmazlardı.

Biliyor musunuz ki, çocuğa diş çürükleri annenin hediyesidir. Neden? Çünkü anne, çocuğu ile arasına mesafe koymaz ya, onun artakalan yemeğini yer, suyunu içer. Aynı kaşığından lokmasını bitirir. Emziğini düşürünce ağzına sokup temizler. Böylesi içiçedir yavrusuyla. Ama yanlıştır. Sanır ki sadece çocuğundan ona geçenlere aldırmaz. Ama böyle yaparak, kendinden de çocuğuna bir şeyler taşır, farkına varmaz. En başta da ağzındaki çürük diş bakterilerini.

Bu sebeple bence mesafe iyidir. Engeller bazen aşmak için değildir. Aşılmamak içindir. Öyle olması lazımdır çünkü.

Sağlıcakla...

Yorumlar

  1. yeğenim olacak zibidi yüzünden 4 gün grip olmuştum bende :) hasta cocugu cıkarmamak lazım evden

    YanıtlaSil
  2. En doğrusu. Hem çocuğun kendisi, hemde başkaları için.
    Nasıl hastalardan kaçıyorsak sağlamken, hastaykende sağlamlardan kaçmamız lazım. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…