Ana içeriğe atla

Bir Pazar Günü. Dört Yapraksız Yoncalar..


Yine söylüyorum. Yaşlanıyorum herhal. Haftasonu sırf ısınmak için geçtim güneşin altına. Üstümde hırka. Siyah.. Tabureyi çektim, bahçenin güneş gören kısmına. Hasta ve yaşlı insanlar misali hissettim kendimi.

Oturuyorum.. Önümde pembeli beyazlı yoncalar.. Açmışlar yıldız yıldız..

Arılar geliyor.. bir bir konuyorlar herbirine. Yoncalar eğiyor asil ve narin boyunlarını.. arılar alıyorlar alacakları, gidiyorlar. Yoncalar yine asilce dikiliyorlar.

Sonra en az onlar kadar narin kelebekler geliyorlar yanlarına. Ahbap oldukları belli, eğilme merasimi olmuyor aralarında. İki saniyelik sohbetler, sonra elveda.. Geçenlerde az gördüm bu sene kelebekleri diyordum. Meğer, belki de ben kapamışım gözlerimi doğaya. Ki görmemişim güzelliklerini...

O anları resimlemek istedim.. resim çekme isteğim, arzum kabardı yine.. en kısa sürede resim çekebilen bir telefon alacağım. ...

Güneş ısıtıyor bedenimi. Birazda içimi. Biraz, çünkü bende bir gıdım terleme belirtisi yok. Oturduğum yerde ısınmayı bekliyorum, bir bitki gibi. O güzel yoncalara özenmiş olmalıyım. Kesin..

Yorumlar

  1. mail adresini aradım ancak bulamadım. twitter adresini değil paylaşım linkini göndermen gerekiyor. yani tıkladığımda direk tweete ulaşmam gerek. paylaştığın tweetin detaylar kısmına tıkladığında adres çubuğundaki linki kopyalayıp göndermen gerek. katılmanı istiyorum. biraz uğraştırıyor ama kural böyle :)

    YanıtlaSil
  2. çok güzel penbişler
    tanıştığıma memnun oldum
    bana da beklerim.

    YanıtlaSil
  3. Arı-Çiçek ve Kelebek-Çiçek arasında yaptığın karakteristik betimlemene hayran kaldım.

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. O cümleleri, o an onları izlerken içimden geçiriyordum.. Oturup izlerken, beynim yazıyordu bu yazıyı.. Tabi o ilk hali daha güzeldi.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…