Ana içeriğe atla

Paralel Evren Boyut Değiştirdi. Şafak: Mesai


Bugün öğrendimki artık yaz saati uygulaması olmayacakmış. +2 olan boylam +3 olacakmış. Böylece bazı ülkelerle saat farkımız kiminde azalacak, kiminde çoğalacak, kiminde de aynı kalacakmış. Kimi de eşit olacakmış. Mesela eşit olacaklar içinde İran, Irak var. aklımda kalanlar onlar.

Ve tabiki de bu yeni uygulama çalışanlara da yansıyacak. Biz hep enetji tasarrufu nedeniyle bir ileri bir geri alıyorduk ya saatleri, işte bu uygulama ile o işlemi yapmadan tasarruf sağlanacakmış.

Nasıl mı? Batı yakası çalışanları daha şafak sökmeden işe gitmek için yola çıkarak.

Hani bir şarkı var, yani sanırım şiirdi o. evet evet şiirdi. Gün doğmadan çıacaksın yola diyor ya orda. Hürrüyete doğru, adıda öylemiydi ne. işte alın size, bize Hürriyet. Gün doğmadan çıkacağız yola. Hoş beni de etkiler mi bu, etkiler neden etkilemezin ki. Daha gün uyanmadan güne başlama zamanı geliyor. Maksat yeşillik. Tasarruf. Aman enerji kaybolmasın.

Bilmeyenlere bunu duyurmak istedim. Bkalım, gerçi daha taslakmış bu olay ama. Gerçekleşir diye düşünüyorum. Bayadır konuşuluyor çünkü.

Ve bu yazım bir mim. Silmeden konulu bir mim. Silmemeye çalıştım, yani silmedim. Farkettiyseniz bazı hatalar var. biraz gerildim yazarken açıkcası. Kastım galiba, aman yanlışım görünmesin diye.

Neyse ucuz atlattık. Baktım da öyle abartılı yanlış yazmıyormuşum ben. Direk içimden gelenleri yazıyormuşum. Tabi çok düşünmüyorsam üstünde.

Yorumlar

  1. Silmeden yazsanda hata yok :) bu arada gün doğmadan yola çıkmak düşüncesi bile ürkütücü

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler. (:
    Evet bencede. Bakalım ne olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim her zaman severek takip ediyorum silmeden de değişmedi :) Almanya'da küçükken hatırlarım annemler sabahın 4-5 aralarında mesaiye giderdi o hesap olacak kanımca

      Sil
    2. (:
      Birde en çok batıyı etkileyecekmiş, birde kışın yani.
      Artık çok çok etkili çalar saatler icat edilir. :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…