Ana içeriğe atla

Röportajda Sıra Bana Gelmiş.

Deeptone beni geçenlerde mimlemişti. Mimi hazırlamış ama yayın sırasını bekletiyordum. Çok bekletmiyim dedim. Unuturum sonra. Zati birini unuttum gitti.
Şimdi mime, ah pardon röportaja geçelim sayın izleyici, dinleyicilerim... (:

1-Blog deyince aklına ne geliyor?
Yazmak.. Yazmak.. Yazmak..
2-Sence bloglarda en çok neler paylaşılıyor?
İnsanın içinde ne varsa...
3-Paylaşımda bir sınır olmalı mı?
İnsanın içindekilere, duygulara bir sınır konulmaz. Ama gelin görünki, iş paylaşmaya gelince sınırsızlığa istemeden sınır koyuyorsunuz. En azından yazarken.
4- Sence neyi paylaşırsa bir insan aşırıya kaçmış olur?
7 / 24 saatini
5-Blog yazsaydın ismi ne olurdu ve hangi konularda yazardın?
Aha işte bu oldu. (: Ötesi, berisi yok.
6-Benim blog yazarlığım hakkında ne düşünüyorsun?
Yeni tanıyorum. Ama şunu söyleyebilirim. Beğenmediğimi takip etmiyorum.
7-Blogumu takip ediyor musun, itiraf et :)
Ettim gitti.
8-Bloguma 10 üzerinden kaç puan verirsin ve gelecek için bana tavsiyelerin nelerdir?
Puanlama için erken. Tavsiye mi? Merhemin var mı? ... :D

Yorumlar

  1. 1. Paylaşmak.. Paylaşmak.. Paylaşmak...
    2. Herşey.. belki de paylaşmak istenilen şeyler.
    3. Yine de yazarken otosansür içinde olabiliyoruz.
    4. Bir ideale yönelik olmayan paylaşımlarda zaman israfı olabilir. Belki de işe yaramayan ve zararı olan paylaşımlar aşırıya gidebilir. Aşırılık zaten haddi aşmaktır.
    5. Başka bir bloğum olsaydı adı tebessüm olurdu. Bu ismi de bir öğrenci arkadaşa verdim. Her daim yüzü gülümsesin diye..
    6. Bu bloğu seviyorm. Her post beni heyecanlandırıyor.
    7. Bu bloğu takip etmeye çalışıyorum. Arada kaçırdığım paylaşımlar olursa gerilere bakıyorum. Okumadan edemiyorum.
    8. Ben bonkörüm. Bloğun don numaradır. Daha sonra tavsiyelerim olursa çekinmeden yazarım buraya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben başkalarını mimlemeyi unutmuşum. :)
      Çok teşekkürler, cevabınız için. Verdiğiniz değer için.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…