Ana içeriğe atla

Ayagını Burdan Kesecem Senin...

Otobüslerde yolculuk edenler bilir. Hergün rutin gibi görünsede bazen insanın karşısına değişik durumlar çıkabiliyor. Otobüsde insanları izlemek de yolculuğunuzun biraz olsun sıkıcılığını gideriyor. Yahut otobüsten tamamen arınıp yola bakmak. :)
Ortaokula gidiyordum daha. Zaten ilkokul hayatım hariç, orta ve lise kısmında okula hep otobüsle gittim, geldim.
Okul çıkışı boş bir otobüs denk gelmiş. Binmişim. Yerime yerleşmişim. Arkamdan binen, aynı okulda okuduğumuz, böyle boylu poslu bir erkek değil, -öyle diyeceğimi sandınız kesin. :D - kız, arka tarafa ilerlerkene, birden kendi gibi gür sesiyle; " bi tanemmm... " demez mi.. Allah dedim ne oluyor.
Sonrasında şarkının devamını getirdi de, şarkı olduğunu anladık. O zamanların meşhur İbo şarkısı bilirsiniz.
Sonrası deli gibi severim seni ben diye devam ediyor olmalı.
..
Bir kaç yıl evvel. Otobüsle eve geliyoruz ablamla. Önümüze bir anne kız oturdu. Kız henüz ilkokula ya gidiyor ya gitmiyor. O yaşlarda. Annesinin kucağında bir oturuyor, bir ayakta duruyor.
Sonra bu sevimli kız şarkı söylemeye başladı. Ben pek kulak vermiyordum ki ablam beni dürttü yanlış hatırlamıyorsam. Sonra kzı dinlemeye koyuldum. Gerçi sesi otobüste rahatla duyuluyordu ama kulak vermek lazım, mesajı almak için. Söylediği şarkı aynen şöyle;
" Uçacaksın... uçacaksın.. ayağını burdan kesecem senin.. kalbime konacaksın.."
Evet sizde o küçük ayrıntıyı ve mesajı aldınız mı şarkıda. :D Ayağı yerden kesmeyecek, burdan kesecek küçük kızımız. O bura nere bilemiyorum. :)
...
Daha geçenlerde de baya kalabalık bir otobüse denk geldik. Hani bilenler bilir. Arkada gidecek yer yoktur ama şöför devamlı yeni binenlere; " arkaya ilerleyin..ilerleyelim, arka taraf boş... " Nasıl bir göz vardır onlarda bilinmez. Hatta birini gözüne kestirir. Direk ona söyler, ilerle diye.
İşte böylesi bir kalabalık ortamda, bir genç kızımız ayakta, anacığının yanında durmakta. Ön taraflarda. Şöför bu kıza, önün boş, ilerle dedi. Kız başladı bağırmaya. Yok ilerlemezmiş. Annesi ordaymış. Onun yanında dururmuş. Nasıl bağrıyor adama. Adamda iyi tamam dur durduğun yerde dedi. Anası da kızına sus diyor ama kız coştu, hala söyleniyor. Niye öyle demiş.

Yorumlar

  1. hahhah :) , toplu taşımaların içerisi malzeme doludur ya (hikaye bakımından) :p
    ayağını burdann kesicem seniinnn :d

    YanıtlaSil
  2. otobüs şofölerinde 7. his diye bi şey var, içerde 10 cm2 boş yer olsa bile adamlar hissediyor, yolcuları yönlendiriyorlar. sen yanındaki o boşluğu göremezsin ama şoför en önden hisseder orayı :) bu his sadece onlara bahşedilmiş ama doğuştan gelen bi şey değil. sen otobüs şoförü olsan bu yaştan sonra sende de gelişecektir bu 7.his :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım o koltuğa oturunca gelişiyor, kendiliğinden, otomatik olarak. :D

      Sil
  3. sıkı bir gözlemci toplu taşıma araçlarından 3 kitap çıkartır valla o derece :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çıkabilir essahtan. Yazmalı mı ne yapmalı.. :) :)

      Sil
  4. bu postu okurken televizyonda ibo çalmaya başladı tam da o bir tanem şarkısı ahahah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D süper olmuş derdim ama diyemiyorum..

      Sil
  5. ha ha haaaaa 2. çok güzeeel aman o 3. kızdan korkulur. sinirleri tepesindeymiş sanırım.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, babası yaşındaki adama o derece, herkesin içinde bağırması hiç hoş değildi. Annesine bile sus deyince, tersliyordu, terbiyesiz..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…