Ana içeriğe atla

Kiralık Ev Arama Maceraları.

Ev arama maceramız tüm hızıyla devam ediyor. Bu süreçte yaşadığımız bir olayı sizinle paylaşmak ve fikrinizi almak istiyorum. Üzerinde düşündükçe sinirleniyorum çünkü.
Olay, malumunuz üzre bir eve bakmakla başlıyor. Annem ve ablam eve bakıyor. Ki bu tam tesadüfmüş ev sahibine göre. A, pardon ev sahibi değilmiş o, gelinmiş. Bu detaylar önemli, unutmayın. Ev beğeniliyor. Kirası soruluyor, bilemem bilmem diyor ama 400 diyor, gibisinden laf ediyormuş. Merkezde dükkanları varmış. O an, annemler gittiğinde tesadüfen evde bulmuşlar. Eşi memurmuş, iş çıkışı o da dükkana geliyormuş. Akşamüzeri dükkana gelirsiniz, eşimle konuşursunuz diyor. Telefonunu da veriyor. (sağolsun)
Akşam arıyoruz. Eşi, yeni şube açacaklarmış, onun işleriyle ilgileniyormuş. İzindeymiş bu arada. Dükkana da uğrayamıyormuş. Akşama gelirse ararım, dükkana gelirsiniz, diyor. Tamam diyoruz. Ha, olmazsa gündüz uğrarmışız, haber edecek yine. Akşam oluyor, arayan yok. Ertesi gün oluyor, akşam oluyor yine arayan yok. Biz yine arıyoruz. Aramadınız falan diye. Eşinizle konuştunuz mu, sordunuz mu diye soruyorum. Ama hiç vakti olmamış. Şube yüzünden hiç görüşemiyorlarmış. Ev onun olsa hemen taşının dermiş. Bu arada günlerden cumartesi. Sonra eşimi bir ararayım, ben çarşıdayım, o neredeymiş bir sorayım diyor. Bir 5 dakika sonra arıyor. O da çarşıdaymış. Ben de yarın pazar, evde olursunuz diyorum ama yok değillermiş. Pazar günü de çalışıyorlarmış. Sonra eşimle konuşayım da olmazsa telefonla konuşun diyor en son. İyi tamam deyip kapatıyoruz telefonu. Bu arada ben sukunetimi korurken, ablam bu duruma fena sinirleniyor. Oyalıyorlar diye. Dün yani pazar günü yine ev ararken o evin önünden geçiyorduk. Bir bakalım dedik. Ne tesadüftür ki, kadın yine evdeydi. Misafiri gelmiş de, eve gelmiş. Kaynanası gelmiş bu arada. Onunla konuşun dedi. Üst kata çıktık. O kadın da yaşlı başlı kadın. Oğlum ne derse o olur, dedi. Gelini oğlunu aradı. O telefonda anama sor diyormuş. Böyle şey ettirirken, anası kendi bilir dedi. Oğlu da karısına tamam ben yarım saate geleceğim demiş. Kadın da o zaman dükkana gel, dedi. Oraya gidiyormuş ya. Bizde atladık onunla gittik. Bekledik orada 10 dk.falan. Geldi sonunda ulaşılmaz adam. Ve ne dese beğenirsiniz. Ev için bir arkadaşına söz vermiş. Ama günlerdir ulaşamıyormuş. Onun son kararı ne öğreneyim de, yarın (yani bugün) sizi arayacağım, dedi. Be mübarek insanlar, bunu eşine de deseydin ya. Eşi de bana da söyleseydin dedi ama. Bilmiyorum artık. Sonra bir de depozit istiyorum dedi. Bir kira kadar. Bu arada telefonunuzu alalım dedi ya, aramak için. Söz de eşi, bizim telefonu en son konuşmamızda kaydetmişti. Aratmak için.
Annemle iyi tamam deyip çıktık oradan. O anlarda olayın pek farkına varmadım diye düşünüyorum. Ama resmen bizi oyalamışlar. Madem arkadaşına söz verdin evi, niye camında kiralık yazıyor. Gelen soran insanlarla görüşüyorsunuz. Kaç gündür telefonla söylenemez miydi bu? Bu arada dükkana gittik ya, dükkan kapalı idi. Kimse yoktu. Kim arayıp çağırıyorsa bu kadını boş dükkana bilmiyorum.
Böyle işte. Son ana kadar olayı idrak edememiş olan ben, şimdi tüm bunları düşündükçe deli oluyorum. Vermeyeceksen vermiyorum de, niye uğraştırıyorsun. Paramı boşa harcatıyorsun bana. Bize de yazık değil mi?
Al evini de başına çal.

Yorumlar

  1. Tuhaf insanlarmış ama iyi olmuş olmaması bence .hadi güzel bi yer ve güzel insanlar bulun da rahatlayın inşallah :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herşeyde bir hayır varmış. :)
      İnşaallah... Amin.. Çok teşekkürler.

      Sil
  2. Böyle insanlar heryerde çok. elimizde kalsın diyip duruyorlar ama kaçınca kiracı ararlar. bence tutmayın o evi eğer ararsa. gıcık oldum ben o adama.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arasın tırın tırın.. Alt tarafı vermiyoruz diyecek ya da başkasına söz verdik diyeceklerdi.. Beklettiler okadar..
      Tutmayız zaten. Bende gıcık oldum. :)

      Sil
    2. hoş başkasına da söz vermiş baksana :)

      Sil
    3. Ona pek inanmıyoruz şahsen, bunu telefonda da diyebilirlerdi. Hep oyaladı kadın bizi. Eşine telefonla ben sözdim diyebilirdi yani.. Bilmiyorum. Gıcık insanlarmış yani.. melek görünümlü hemde.

      Sil
  3. Aman ya okurken ben yoruldum. Umarım en kısa zamanda gönlünüze göre bir ev bulursunuz..
    :)

    YanıtlaSil
  4. Yanlış olmasın "aman ya" diye sizi oyalayanlara söylüyorum.
    Anlaşılan ne sizi ne de arkadaşını kaçırmak istememiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin... İnşaallah.. hala bulamadık çünkü. :)
      Hımm.. öyle düşünmemiştim. Yine de ikiyüzlülük ve oyalama oluyor. İyi olmuş yani tutmamışız.

      Sil
  5. Okurken kendimden geçtim, bu ne ya gerçekten!
    Yok yok orası hayırlı bir yer değilmiş zaten:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sormayın, ben tüm iyiniyetimle uğraşırken onlar oyalamış bizi. Ne gerek vardı, bilmiyorum.
      Evet değilmiş. Allah korumuş bizi. Hep hayırlısı diye dua ediyorum zaten. Hayırsızı uzak olsun. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…