Ana içeriğe atla

Duymamak..

Kadın, elinde bavulu ile otelin koridorunda belirir. Adamı arar gözleriyle. Yanına gider, bavulunun çıkardığı sesle birlikte. Yanına gelene kadar gözlerine bakıyorken, yanına gelince kaçırır gözlerini gözlerinden. Bavuluna bakar.
-Gidiyorum.
-Nereye?
-Geldiğim yere. Görevim bitti. Gitmeliyim.
-Orası neresi? ...
Kadın gülümser:
-Ne fark eder.
-Belki eder.
Adam, kadının elini tutar. Kadın elini çeker. Gözlerinin içine bakarak:
-Gideceğimi biliyordun. Biliyorduk.
-Ama çok alıştım sana. Gitm....
Kadın, eliyle kapatır adamın ağzını. Sonra bir buse kondurur dudaklarına.
-Gidiyorum.
Otelin koridorunda, tekrar bavulun sesi yankılanır. Adam, kadının ardından bakar. Dönüp baksın ister, ama kadın bakmaz. Öylece uzaklaşıp kaybolur şehrin sokaklarında. Adam, bir süre sonra odasına çıkar. Hala uyumakta olan karısının yanına uzanır. Kadın duymaz bile.







Yorumlar

  1. Kazıım Koyununcu'nun, İşte Gidiyorum şarkısını anımsattı :)

    YanıtlaSil
  2. Acı bir son her üç taraf içinde..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle ama en acısı da o habersiz kadının.. bence..

      Sil
  3. ımmmm final ters köşeye yatırdı beni hayalperest...
    adamın cesaretine hayran oldum valla karısı varken gitme diyebilmiş.
    mesela kadın gitmeseymiş...
    uyuyan kadında uyansaymış ne olurdu diye devam ettim hikayeye...

    cinayet çıkardı iki kadın bir olur adamı keserlerdi gibime geliyo ahahaaaa.
    fena yani fena.

    :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :)
      Sonu için çok çeşitli finaller yazılabilir. Sizinki de ihtimaller dahilinde. :)

      Sil
  4. herkesin hayatımıza girişinin nedeni vardır bazen diğer kadın olmak çok acıdır ama bilmeden bir evliliği kurtarırsınız....

    YanıtlaSil
  5. Kısacık, ama çok etkileyici, vurucu bir yazı. Teşekkürler, sevgiler... :)

    YanıtlaSil
  6. sonunu okuyuncaya kadar çok üzüldüm özellikle de adama ama sonunda kızdım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir şeyi tam bilmeden yargılamamak lazım sonucu çıkıyor işte :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…