12 Şubat 2013

Arife de Tarif Gerekir Bazen.


Hani bir laf vardır. Anlattığın, karşındakinin anladığı kadardır diye.

İşte yemek tarifleri de öyledir. Öyle düşünerek verilmelidir tarifler. Zira, herkes anasının karnından usta bir aşcı olarak doğmuyor. En evvela bunu unutmamak gerek.

Eksik, noksan bir tarif, bir insanın hayatını karartabilir.

Bir hikaye var, bakın onu anlatayım şimdi.

Yeni evli bir genç kızımız, annesinden pilav tarifi ister. Akşama onlara yapmak için. Annesi de önce şehriyeyi sonra pirinçleri güzelce kavur der. Akşam olur, yemekler sofraya gelir. Sıra pilava gelir, konur kabaklara. Herkes bakakalır pilava. Pilavda su yoktur. Annesi niye su koymadın diye sorunca da, kızcağız bombayı patlatır.

Koy demedin ki..

Küçük ayrıntılar, hayatta olduğu kadar, yemek konusuna yabancı insanlar için de çok önemlidir. Yabancı olmayan biri bile, yanlış tarifle yapamaz. İşin başında anlarsa noksanlığı ne âla.

Yanlış yahut eksik. İkisi de aynı kapıya çıkar.

Yazık değil mi? Günah değil mi? O emeğe, o kullanılan malzemeye? Hııı.. Sorarım size.

Evet, sayın yemek blogları, forumlar. Tarif veren insanlar. Lütfen tarifleri en ayrıntılı şekliyle verin, karşınızdakine. En küçük ayrıntı unutulsa, belki olmayacak o tarif. Her şeye yazık olacak.

Bu büyük sorumluluktur. Hafife almayın.

Ayrıntılara önem verin. Ve eksik veya yanlış tarif vermeyin. Ah almayın durduk yere. Benden demesi.

4 yorum:

  1. ha haaaaa bak böle bi anım var.
    sütlaç yaptım ama sütü az koymuşum.
    kek gibi oldu. keserek yedim.
    :)
    sütsüz laç oldu yani.
    :)

    YanıtlaSil