Ana içeriğe atla

Ben Adamı Gözünden Anlarım

Yazarkafede ne zaman yaşam-insan bölümüne girsem, illa karşıma çıkıyor, en az üç konu.
Sevdiğinizin sevdiğinden emin olun. Senin sevdiğin seni seviyor mu? Kaşına gözüne bakın anlayın. Çok oynuyorsa aman uzak kalın. Odun gibi adamları anlamak zordur. Yanında kereste lazımdır. İnsan put değildir, bu sebeple eli kolu bacağı oynar. Ama siz onun bu hareketlerinden duygularını anlayabilirsiniz. Siz bir dahisiniz. Davranış bilimcisiniz. Siz adamı gözünden şıp diye anlar, ona göre gardınızı alırsınız...
Ayyy...
Çok sıkıcı değil mi? Bir insan böyle saçmalıklara nasıl kanar? Ki bir insanı böylesi saçma şeylerle uğraştırmaya sevk eden insanın sevgisi batsın emi..
İnsana bin takla attırıyor, acaba seviyor muyum? Kiihh kihhh... Bakalım anlayacak mı? Eğer anlarsa işte aradığım insan odur. Şahanee...
Olur mu olur. Böylesi düşünceye sahip insan varlığına inanırım ben. Zira böylesi yazılar çoksa, böylesi düşünenlerde vardır. Hatta belki onlar çıkarıyorlar bu saçmalıkları.


Seviyorum ama kimi?
En tatlı birisini.
Nasıl anlatsam bilmem ki sana?
İlk harflere baksana...




Çok acemice, çocukça değil mi? Ama inanın bahsettiğim tüm o şeylerden daha manalı. En azından sevgisini dile getirmiş. Karşındakini maymun etmemiş. Kendi maymun olmamış. Acaba seviyor mu diye el, kol, bacak, kaş ve göz hareketlerinden medet ummamış.

Kısa ve özetle; hepimize anlatılası bir sevgi dilerim, anlaşılaması değil.

Yorumlar

  1. Yazılarınızı gityat.com ‘ da paylaşabilir, kendi kanalınızı oluşturabilirsiniz. Sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.

    YanıtlaSil
  2. Ben seversem sevdiğimi söylemekten hiç çekinmem..
    Belki karşımda ki benimle dalga geçecek, belki oralı bile olmayacak ama her şeye rağmen söylerim..
    Bu tür kakara kikiri bana göre değildir.
    Bu arada o maniyi çocukluğumdan beri çok severim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel. Söylemek lazım yeri gelince.
      Benimde aklıma ilk gelen o mani. :)

      Sil
  3. yalan dunyaaa hersey bom bos :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…