Ana içeriğe atla

Ağlamak Güzel Midir ?


Ağlıyordu.. Sessizce değil, alabildiğince sesli. Hüngür hüngür.. Caddeden geçenler; kimi aldırış bile etmiyor, kimi geçerken söyleniyordu, kimi de sessizce şöyle bir bakıp geçiyordu yanından.

O aldırmıyor, düşünmüyordu. Ağlıyordu...

sonra yanına birinin oturduğunu hissetti. Birden kesildi ağlaması. Döndü baktı yanına. İlk gördüğü ona bakan iki gözdü. Hep göz teması kurmayı tercih ederdi insanlarla çünkü. Sonra gözü uzatılan mendile takıldı. İşte o an yine başladı ağlamaya. Daha sesli hemde. Aldı mendili eline. Bir durup, yüzünü, burnunu sildi.

Hıçkırıyordu ama azalmıştı ağlaması. Döndü baktı yine yanındaki kişiye. O ise bakmıyordu artık. Ama birden hissetmiş gibi döndürdü başını. Gözgöze geldiler yine, sözleşmiş gibi.

Gülümsüyordu ve “ çok çirkinsin.. “ dedi.

Oda gülümsedi. Ve birden düşündü, kendi halini. Hakkaten neredeyse yarım saattir ağlıyordu. Kızarmış yüzünü, gözünü ve burnunu görür gibi oldu.

evet çok çirkinim değil mi şuan..” diye eliyle yüzünü kapadı. Bir kahkaha adlı birden. İki dakika önce ağladığını düşünerek atıyordu şimdi kahkahasını.

Yanındakide gülüyordu. “ öyle güzel oldun ki birden.. sanırım sana aşık olabilirim..” dedi Ona.

Yavaşca kesildi kahkahası. Gözlerine baktı yine. O gülümseyen gözlere. Yabancıydı ama sıcaktı bakışları.

Birden aklına geldi, “ kimsin sen.. ? “ diye soruverdi yanında oturup öylece ona bakan, gözleri güzel ve derin bakan, hatta kendininde hoşlandığı bu kişiye. Sahi  kimdi ki..

Bunları düşünürken, gözleri etraftaki kalabalığa takıldı birden. Unutmuştu nerede olduğunu son yarım saattir. Böylesi bir kalabalığın içinde nasıl yalnız hissettiğini düşündü kendini. Ömründe ilk kez bir şey düşünmeden, kimseye aldırış etmeden bir şey yapmıştı. Şimdi ise hiç tanımadığı biri, gelmiş yanına oturmuş, ona aşık olmaktan bahsediyordu.

Gerçek miydi tüm bunlar.. yoksa ağlamaktan helak olmuş halde, bayılmış ve hayal mi görüyordu ki.

Elini uzattı, yanında oturanın elini tuttu ve cimcikledi. Gözleri umutla bakıyordu. Bir acı belirtisi bekliyordu. O ise başını salladı gülerek, diğer eliyle Onun elini cimcikleyip;
asıl kendini cimciklemen lazım bence.. “

Yorumlar

  1. İçinde biriktirdiğin pisliklerden arınmak için ağlamak en iyi yoldur bence, hatta tek yol :)

    Bu arada yazı daha uzun olabilirmiş sanki, çok keyif aldım böyle sürsün gitsin istedim.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, hiç düşünmeden hemde. Sadece boşalmak için, ağlamak.

      Teşekkürler. Bitirmeyi uygun gördüm. Uzun olunca sıkmasın. :)

      Sil
    2. Bu akışla sayfalar sürse sıkmayacakmış gibi hissettim ben :)

      Sil
    3. Teşekkür ederim, ne diyim. :)

      Sil
  2. duz mantiktan gidelim

    aglamak guzel olsa kimse nie agliyosun aglama demezdi :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Ama ben düz mantık olarak sormadım. Düz mantık olarak anlatmak da değildi amacım.

      Sil
  3. Gerçekten güzel..
    Ağlamak , bedenden çok ruhu ferahlatır.
    arada bir ruhuda ferahlatmak lazım..
    Her gözyaşı bir aşka gebedir aslında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Ve aşk içinde kimse çekinmemeli ağlamak için. Zira birini seviyorsan, yanında doğal olmalısın.

      Sil
  4. film sahnesi gibi.
    canlandırdım gözümde.
    eh böle şeler yaşamak isteriz hepimiz.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende canlandırarak yazdım. Hoşuma gitti. :) Kesinlikle..

      Sil
  5. Ağlamak güzeldir..
    İnsan mantıksız bir şekilde ağlayınca daha iyi hisseder kendini

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…