ağlayan kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağlayan kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2013

Affetmek Büyüklük mü?


Ağlamaktan konuşamıyordu kadın. Adam çaresizce teselli etmek istese de, yapamıyordu. Onu böyle hiç görmemişti. Kadın da istemiyordu zaten teselli. Uzak dur, diyordu arada. Uzak dur...

Öylece bakakalmışken kadına, sevdiğine, kadın kaldırdı başını. Ve o iki kelime döküldü ağzından birdenbire.
Aldattım seni...

Sustu sonra. Adam, duyduğu kelimelere anlam kazandırmaya çalışıyordu. Sustu bir süre. Tam konuşacakken, kadın tekrar delicesine ağlamaya başladı. Yüzüne bakmadan konuşurdu bu sefer. Ağlayarak. Aldattım seni tamam mı, aldattım. Bir başkası ile aldattım seni. İsteyerek, bilerek hemde. Kadın konuşmuyor adeta bağırıyordu bunları söylerken. 

Adam, kadının çıldırdığını sandı bir an. Kafası öyle karışıktı ki. Sevdiği kadını o halde görmek ... dahası dedikleri.. anlamsızdı hala. Bir kabus görür gibiydi.
 Ama kadının ayağa kalkıp, onu iki eliyle kollarından sıkıca tutması, bir gerçekti. Göz göze gelmişlerdi şimdi. Kadın ağlamaktan şişmiş gözleriyle adama bakıyordu. Adam o gözlerde öfke gördü. 
Kadın, beni affetme dedi. Affetme. Sanma ki, senin için ağlıyorum. Senin için kahroluyorum. Kendime acıyorum ben. Kendime...
deyip, bıraktı adamı. Yine çöktü koltuğa. Tekrardan ağlamaya başladı.

Kadın onu aldatmıştı. Aldatılmıştı adam. Ama bu manzara neydi böyle? Bir küçük öfke bile yoktu içinde adamın şu an. Artık durumu idrak etmişti ama sevdiği kadının bu haline anlam yükleyemiyordu.

Sevdiği kadın. Ve onunda sevdiğini sandığı. Evet sevdiğini sanmıştı. Çünkü sevseydi aldatmamış olurdu. Ya söylediği sözler. Belli ki onunda kafası karışıktı.

Ağlamasına şimdiye kadar dayanamadığı kadının, şimdi şimdi ağlamasının manasızlaştığını hissetti. Ama hala öfke yoktu.

Adam sessizce düşünürken, kadın kalktı. Ağlamasının hiddeti azalmıştı ama hala devam ediyordu. Gidiyorum dedi, adama. Kapıya doğru giderken, adama baktı. Adam da ona bakıyordu. Sakın affetme beni, dedi yine kadın. Ben kendimi hiç affetmeyeceğim.

24 Temmuz 2012

Ağlamak Güzel Midir ?


Ağlıyordu.. Sessizce değil, alabildiğince sesli. Hüngür hüngür.. Caddeden geçenler; kimi aldırış bile etmiyor, kimi geçerken söyleniyordu, kimi de sessizce şöyle bir bakıp geçiyordu yanından.

O aldırmıyor, düşünmüyordu. Ağlıyordu...

sonra yanına birinin oturduğunu hissetti. Birden kesildi ağlaması. Döndü baktı yanına. İlk gördüğü ona bakan iki gözdü. Hep göz teması kurmayı tercih ederdi insanlarla çünkü. Sonra gözü uzatılan mendile takıldı. İşte o an yine başladı ağlamaya. Daha sesli hemde. Aldı mendili eline. Bir durup, yüzünü, burnunu sildi.

Hıçkırıyordu ama azalmıştı ağlaması. Döndü baktı yine yanındaki kişiye. O ise bakmıyordu artık. Ama birden hissetmiş gibi döndürdü başını. Gözgöze geldiler yine, sözleşmiş gibi.

Gülümsüyordu ve “ çok çirkinsin.. “ dedi.

Oda gülümsedi. Ve birden düşündü, kendi halini. Hakkaten neredeyse yarım saattir ağlıyordu. Kızarmış yüzünü, gözünü ve burnunu görür gibi oldu.

evet çok çirkinim değil mi şuan..” diye eliyle yüzünü kapadı. Bir kahkaha adlı birden. İki dakika önce ağladığını düşünerek atıyordu şimdi kahkahasını.

Yanındakide gülüyordu. “ öyle güzel oldun ki birden.. sanırım sana aşık olabilirim..” dedi Ona.

Yavaşca kesildi kahkahası. Gözlerine baktı yine. O gülümseyen gözlere. Yabancıydı ama sıcaktı bakışları.

Birden aklına geldi, “ kimsin sen.. ? “ diye soruverdi yanında oturup öylece ona bakan, gözleri güzel ve derin bakan, hatta kendininde hoşlandığı bu kişiye. Sahi  kimdi ki..

Bunları düşünürken, gözleri etraftaki kalabalığa takıldı birden. Unutmuştu nerede olduğunu son yarım saattir. Böylesi bir kalabalığın içinde nasıl yalnız hissettiğini düşündü kendini. Ömründe ilk kez bir şey düşünmeden, kimseye aldırış etmeden bir şey yapmıştı. Şimdi ise hiç tanımadığı biri, gelmiş yanına oturmuş, ona aşık olmaktan bahsediyordu.

Gerçek miydi tüm bunlar.. yoksa ağlamaktan helak olmuş halde, bayılmış ve hayal mi görüyordu ki.

Elini uzattı, yanında oturanın elini tuttu ve cimcikledi. Gözleri umutla bakıyordu. Bir acı belirtisi bekliyordu. O ise başını salladı gülerek, diğer eliyle Onun elini cimcikleyip;
asıl kendini cimciklemen lazım bence.. “