Ana içeriğe atla

Benim Hiç Bisikletim Olmadı.


Aslında sadece benim değil, abim hariç biz 4 kız kardeşin hiç bisikleti olmadı.

Bunu yıllar evvel yaşanan o olaya bağlıyorum ben. Yoksa ailem bize alırdı herhalde, diye düşünmekteyim.

Yanlış değilse henüz okula bile gitmiyordum. Zira anlatılanlar harici bildiğim, hatırladığım bir şey yok olayla ilgili.

Abim, o zamanlar henüz daha ilk okul öğrencisi. Bizim o vakitlerdeki evimizin önündeki yol, az ileride dereye doğru iniyor. Yani bayır aşağı bir yol ve yine yukarı çıkıyor. O bayırda az mı kaydık biz  küçükken. Bi kere eteğimi bile ortadan ikiye ayırmıştım kayarken. :)

Abim bisikletine biniyor yolda. Her zamanki gibi. O bayırdan aşağı inerken, yoldan geçen araba ona çarpıyor. Sanırım bir anda önüne çıkmış. Ama çarpan vefalı biri çıkmış da kaçmamış. Annem de evin önünde, yakında yani. Gidiyor yanına, görüyor ki oğlu kanlar içinde. O an oracıkta öldüğünü düşünüyor kadın. Şok atlatılınca, çarpan kişi arabasına atıp, hastaneye götürüyor abimi.

Genel muayenesi yapılan abim, bir ara kendine geliyor. Midesinin bulandığını söylüyor. Ve annemin anlatmasına göre, parça parça kan kusuyor. Ve anlaşılıyor ki, abim beyin kanaması geçiriyormuş. Ameliyata alıyorlar. Ve abim doktorun büyük başarı ile kurtuluyor. Annem hala o doktora dualar eder.

Bu olaydan sonra bildiğim bizim evde bisiklet yasaklandı. Ee bize de hiç alınmadı. Biz 4 kız kardeş, bisikletsiz bir koca çocukluk geçirdik.  

Son olarak eklemek isterimki; o kazanın gerçekleştiği o yolda, yaklaşık 4 sene evvel bir kız çocuğu, henüz 6 yaşında var ya da yoktu, araba çarpması sonucu hayatını kaybetti. Ve sonrasında o yola hız levhası kondu... ....

 

Yorumlar

  1. Ucuz atlatmışsınız geçmiş olsun tekrardan ama üzülme.
    Bisiklet sevdam yüzünden benimde başıma birsürü şey geldi :)
    Bisikletin yasaklanması mantık olarak çok doğru yine olabilir psikolojisi.
    birde neyden çok kaçarsan o başa gelir o daha pis birşey

    YanıtlaSil
  2. Bendede var böyle bir anı şu yazdıklarına öyle çok benziyorki..Yaşadığımız kötü durumlara sebebiyet veren etkenleri temelli hayatımızdan çıkarmak ve uzaklaştırmek aslında doğru bir şey değil..Hafızanda kazılı kalıyor..Yerinde olsam eğer bisikletin yok ise alır ve gönlümce gezerdim o bisikletle Hayalperestçim..

    YanıtlaSil
  3. Dikkat edin bakın, hep öyle olur zaten.
    Bir yerde alınması gereken önlem yaşanan acı bir olay sonrası akılları başa getirir ve önlemler alınır, levhalar konur.

    Ayrıca annenizin yerinde hangi anne olsa aynı şekilde davranırdı.

    YanıtlaSil
  4. Ferhat Bayram; doğru, haklısınız. İnşaallah. :)
    Safransarı; Teşekkürler, aslında o kadar üzülmüyorum. Yada hiç. İnsan bilmediği şey için pek istekli olmuyor galiba.
    Beyaz Sayfa; bisikletle ilgili tek anım, arkadaşımın peşinden koşuşturmamdır. Bakınız, resimdeki gibi. :) :) O yüzden pek binme özlemim yok şuan.
    Zeugma; Evet, maalesef ki öyle oluyor. İlla birşey yaşanması lazım. Ama ölümlü. Elbette, hangi anne o manzara karşısında sukunetini korur ki.

    YanıtlaSil
  5. haklıymış sizinkiler bi daa bisiklet almamaya.
    ne kötü bişiymiş yaşadığınız.
    o foto gerçek di mi.
    :)

    YanıtlaSil
  6. Ne uğursuz yolmuş:((

    Annenin durumu tabii ki biraz psikolojik. Aynı durumda ben olsam benim çocuklarım için yapar mıydım diye düşündüm. Bunu bilmek çok zor tabii oturduğum yerden...

    YanıtlaSil
  7. Deeptone; ama sonrasında koca adam olduğunda yine bisikleti olan o idi. :)
    Yok değil, gibi derken, benziyor manasında demek istemiştim. Netten buldum resmi. Gerçek derken, bana ait olduğunu soruyorsunuz herhalde. Ben öyle anladım. :) :)
    Semi'nin Mutlu Elleri; Şimdi o yolun biraz daha yakınında oturuyoruz yine.
    Devamlı olmasada bir süre bisiklet uzak tutulurdu gibime geliyor. Yinede dediğiniz gibi bilmek zor. :)

    YanıtlaSil
  8. evet kardeşlerin sandımdı.
    :)
    ha haaaa abin şanslılardan bu hayatta o zaman.
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…