Ana içeriğe atla

Ben Ayı Olmalıyım.


Herkes korkar değil mi ayılardan. Koca koca cüsseleri ile korkutmak istemeselerde korkuturlar belki de. Öyle ya, ölü birine dokunmazlar çünkü. Ondan görünce ölü taklidi yap derler. Ama tek pençe ile insanı öldürebilir ayılar. Öylesi güçleri vardır. Ki güçlü birine yeri gelir kızsa da “ ayı gücünde..” deriz. Evet birine gücünden yahut cüssesinden dolayı “ayı” demek, çoğu insana hakaret gibi gelir. Ama gerçek şudur ki çoğunlukla da hakaret olarak kullanırız.

Bunları düşünürken aklıma şu hep istediğim peluş oyuncak geliyor. Özellikle ayı peluş isterim. Çünkü hepsinden önce o vardı. O daha bi sevimlidir bence. Sarılması daha bi güzeldir ona. Büyüklüğü cabası zaten.

Ama küçükleri de var bu oyuncakların. Her boyu mevcut. Genç kızların odalarında hele her rengi, her boyu var.

Aşk bile onlarla bütünleşir. Kimi oyuncağında elinde kalp vardır ayıların. Kimisi öyle küçüktür ki, arabaya asarsın. Ne sevimli. Sevgiliye peluş ayı almak, büyük bir hediyedir. Kimse sana görgüsüz demez. O ne biçim hediye demez. Çok şirin bir düşüncedir çünkü. Ama alan kişi “ sen niyetine ona sarılacağım..” dediğinde bozulanlarda var. İlginç..

Hangi ayı sever yapmış acaba oyuncağını. Böylesi sevilmiş. Hiç tereddütü olmamış mı acaba? O kadar korkulan, adı ağzından çıktığında bile tuhaf karşılandığın bir hayvanın oyuncağını yapmak, nasıl aklına gelmiş, nasıl bir cesaretle yapmış?

Şuan büyük merak içindeyim, bunları düşünüyorum.

Hayy.. beni ayılar kovalasın.. Ama oyuncak ayılar. :D

Not: Resimdeki 7 farkı bulun. :D

Yorumlar

  1. Farklı bir bakış açısı:)Doğrusunu söylemek gerekirse Peluş ayıcıkları seven biri olarak hiç böyle bir şey düşünmemiştim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Benimde, millet kelebek börtüböcek olmak ister, ben farklı ne olabilirm diye düşünürken, bunlar geldi aklıma. :D

      Sil
  2. incelek olayı, erkeklerde olmadığı varsayılan incelik olayından yola çıkılmıştır belki.

    bir de kaba bir hayvanda aşk daha etkileyici duruyor demek ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizinki de değişik bir açı olmuş açıkcası. :)
      Yada bakın o kaba hayvanda bile kalp tuhaf durmuyor, sizde iki kalp taşıyabilirsiniz mesajı da olabilir. :D

      Sil
  3. çocukların hiçbirşeyden korkusu olmuyor ki ayılardan olsun.bu 'teddy bear'lar da erkek arkadaşları kızlara alsın diye düşünülmemiştir eminim.zaman içinde aşkını ispatlamak zorunda olan erkekceğizler de mecburen böyle bir hediyeye yönelmiştir.ama 'teddy bear' nereden çıkmış diyorsan eğer işte çıktığı yer:
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Oyuncak_ay%C4%B1

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk hedef çocuklardır evet. Haklısınız. :)
      Teşekkür ederim, kaynak için.

      Sil
  4. bak amerikada polisler arabasında tek başınayken şehirler arası yollarda birini durduracağı zaman, yan koltuğa büyük bi ayı koyuyor, uzaktan insan sansınlar diye.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ciddi mi? Allah Allah, yalnızlık korkusu mu yoksa yalnız görülme korkusu mu bunun nedeni. Çok ilginç geldi. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…