Ana içeriğe atla

Dıt dıt .. Diye Öttüm Ben.


Bugün işyerindeki bazı evrakları kaymakamlığa götürmem gerekiyordu.

Aldım evrakları, kaptım kentkartımı çıktım yollara. Otobüse bindim, kartımı okutuyorum. Öğrenci bir kızımız şöföre para uzatıyordu. Adam kabul etmedi. Durak bakkalın önünde, git paranı bozdur gel dedi kıza şöför bey. Gitti geldi kız. Sonra arkamdan biri dürttü. Baktım o kız. “abla kartını kullanabilir miyim ?” dedi. Normalde otobüslerde orta yerde söylerler. İsteyen kartını uzatırdı. Bu kız direk beni gözüne kestirmiş. Artık karttaki bakiyemi mi gördü naptı? Birde kart şahsıma ait değil, işyerindeki kart. Yani iş icabı bir yere gidiyorsak kullanıyoruz. O yüzden kimseye kullandırmam kartı. Ama kız direk bana deyince, bir şey diyemedim. Sessizce uzattım kartımı. Birde iki kere tıklatmaz mı? Anaa.. dedim içimden. Sonra parasını uzattı. Aldım bende. Karta geri yüklemeyi düşünüyorum çünkü.

İndim, geldim kaymakamlığa. Girişte polisbeyamca var. Güvenlik geçişi var. Çantayı kenara bıraktım. Geçtim.. Dıttt.. Dıtt.. öttü. Polisbeyamca, baktı şöyle bana. Ben üstüme bakıyorum, ona bakıyorum. “ne var üstünde “ dedi. Bir şey yok dedim. Telefonun? Dedi. Yok o çantada dedim. Eteğimin üstünde metal gibi şeyler var. Onlar mı acaba dedim ama onlar ötmezmiş. Saatim mi dedim, yok o da ötmezmiş. Başka bir şeyde yokki dedim. Nereden geliyorsun dedi, dedim böyle böyle. Evrak bırakacağım. Sonra tamam deyip çantamı aldım gidiyordum ki, “ işyerin nerde ki ?” dedi. Tarif ettim. Tamam dedi. Çıktım yukarı.

Acaba diyorum, sırf meraktan mı sordu yoksa beni denemek için mi sordu. Çıkarken selam vereyim dedim ama vazgeçtim, çıktım geldim.

Şimdi aklıma geldi, cebimde 50kuruşum vardı. O mu öttü ki acep?

Birde ben sömüklü mü oldum nedir. Bakalım sahici mi yoksa geçici mi bu durum.

Yorumlar

  1. :) Başlık çok hoş olmuş..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) İçimden öyle deyip duruyordum. O olsun dedim.

      Sil
  2. kendini dışlanmış hissetme kamu kurumunda çalıştığım halde ben de her giriş çıkışta ötüyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Benim başıma ilk kez geliyor. Biraz garipsedim. :)

      Sil
  3. sevgili uyuşuk hayalperest;
    Daha önce yazdıysanız Kaçırmış olabilirim bağışla, sanki bir kamu kuruluşunda çalışıyormuşsununz gibi geldi yanılıyormuyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, belki bir yerlere yazmış olabilirim. Bende net hatırlamıyorum. Ama şimdilik söylemeyi düşünmüyorum. Kamu kuruluşu sayılır diyelim. :)

      Sil
  4. allam ya senin başına böle ufak tefek çok zımbırtı geliyor ya.
    nazar boncuğu taşımayı unutmasana.
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…