Ana içeriğe atla

Soru - Cevap Güzelliği.


1-Mantığın mı yoksa duyguların mı ön plandadır?

Mantık ne? Duygu ne? İkisi beraber olmuyor mu bunların? Küsler mi? Yoksa kanlıbıçaklılar mı bunlar? Bak ben daha çok soru sordum. Hangisinde mantık var? Ya da duygu var mı? Arada bul. :)
Demek istediğim, işimize hangisi gelirse, aldığımız karara onu yüklüyoruz. Mesela ben, şuan verdiğim bu cevapların çok duygusal cevaplar olduğuna inanıyorum. Mantığım bak şu köşede bekliyor.

2-İnsanlar niye mutlu değiller?Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?

İnsanlar niye mutlu değil.. Sanki hayvanlar çok mutluymuş gibi. :)
Aslında mutlu insanlar. Harbiden mutlular. Bir bak etrafına, sen herdaim ağlayan bir insan görüyor musun? Hayır. Çünkü insanların meziyeti bu. Arada sırada ağlarlar ama çoğunluk hep gülerler. Yani eşittir mutlular. Asıl o mutlu insanları görmeyen biziz. Asıl kör biziz. Asıl şükretmeyen yine biziz. Az biraz açsak o gözleri, nice mutlu insan görürüz de, işte işimize gelmiyor. Zoru seçip, mutsuzları görmeyi meziyet sayıyoruz. Yani neymiş, şükürsüz biz. :)

3-Çok para harcayıp keşke almasaydım yada harcamasaydım dediğin bir şey var mı?

Şimdi.. çok paradan kasıt ne burda? Bir miktar belirteydiniz iyiydi. Zira.. kimine göre 1 lira çoktur misal, kimine 10bin lira. Hatta 100bin çoktur. O bakımdan bu soruda bir eksiklik duydum. Kendimce çok para deyip aldığım bir şeyim yok. Çünkü ben pintiyim. Öyle çok para harcamam. :)

4-Haklı olduğun bir konuda hakkını savunur musun yoksa susmak adalet mi dersin?

Susarak hak savunulduğu nerde görülmüş? Öyle bir yer varsa, söyleyin hemen gideyim. :)
İnsan hakkını elbet aramalı. Susmak, hak aramasını o büyük güne ertelemektir. Yoksa o beklediğin adalet biraz zor yerine gelir. Ancak filmlerde olur yani.

5-Tok gözlü müsün yoksa herşeyim olsun diyenlerden misin?

Hemen belirtmem lazım. Çok kibarsın. Niye? Direk aç gözlü müsün dememişin. Çok büyük bir ayrıntı bu bence. Gözüm bazen aç olur. Ki bazenler genelde paramın cebimde beni dürttüğü anlardır. Tok olduğunda, anlayın ki bu kızcağızın cebinde parası ya az, yahut yok. :)
O sebeple orta halli geçinip gidiyoruz işte.



Bu güzel sorular için teşekkürü bir borç bilirim. Öncelikle bu bir mim, belirteyim.

Elimden geldiğince samimi cevaplar vermeye çalıştım. Az biraz suyu çıkmış gibi görünebilir. Arada kaynatın, buhar olup gider o da.

Sevgiler...

Yorumlar

  1. harbiden, kime göre 1 lira çoktur? :))

    bir de, konuşarak da hakkını savunamayacağın anlar-kişiler var, onlara karşı susmak en güzeli..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) An gelir, çok gelir. Mesela birşey alacaksındır. Parandan 1 lira noksandır. İşte o an o 1 lira çok gelir. :D

      İşte onu diyorum, susmak hak aramak değil, ertelemektir. :) Sustuğun an içinden öyle geçmez mi insanın.. Bence geçiyor. Benim geçiyor.

      Sil
  2. rica ederiz efendim :):) suyu çıkmış mimler güzeldir:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :) Samimi geliyorlar. De mi? :p :)

      bu arada ben mim paslamayı unutmuşum.. yine.. Alışmışlık işte. :)

      Sil
  3. bende seni mimlemiştim ama sen çoktan cevaplamışsın bu mimi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) evet. Çok bekletmemeye çalışıyorum mimleri.

      Sil
  4. Mim nedir? Nasil mimliyorsunuz/mimleniyorsunuz ey bloggerlar, diye soracagim soracagim ne zamandir soramadim. Mesela biri beni mimlerse ben nereden bilecegim mimlendigimi? Ya evet cahilim:) Oh be sonunda sordum rahatladim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi.. mim, bloglararası iletişimi kuvvetlendirmek babında çıkarılmış bir etkinlik gibim birşey. Mesela ben, böyle sorular falan hazırlıyorum yahut başka birşey, (şuan aklıma başka birşey gelmiyor.) onları önce kendim cevaplıyorum. Sonra diyorum ki, sen, sen, sen, o, bu, şu... da cevaplasın diyorum. Yani onları da mimlemiş oluyorum. Onlarda cevaplayıp başka birilerine yolluyor. Böylece bir birliklik oluşuyor özetle.
      Nereden bileceksiniz. Şimdi bazı blogdaşlar konuyu okusunda haberi olsun diyerek haber etmesede, asıl gelenek mimlediğiniz kişilere haber etmeniz. Mesela en konuda hey seni mimledim diyebiliriz. :) :)
      İnşaallah açıklayıcı oldum.

      Sil
  5. hey işte bence de böle neşeli yanıtlar olmalııı.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de. :) Amaç eğlenmek zaten. Öyle değil mi?

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…