Ana içeriğe atla

Radyo Dinleyicisi Olmak.


Galiba artık eskisi gibi bir dinleyici kitlesi yok radyoların. Yani bana göre öyle. Eskiden bende sıkı bir dinleyici idim. Şimdi değilim mesela. Yani ben yoksam kimse olmaz diye düşünüyorum arkadaş.
Şaka bir yana eskiden sadece radyo dinlerdik evde. Sabahtan akşama kadar açık olurdu. Televizyon neydi ki, dizi izlemek de neymiş. Varsa yoksa radyo ve radyocular.
Ama kendi yerel radyolarımızı dinlerdik çoğunlukla.
Mesela Doğan Öncel vardı. Doğanın Kanunları adlı bir program yapardı. Yerel radyolar içinde birkaç kere transfer bile olmuştu. Öyle bir kitlesi vardı. Bir ara stand up şov bile yapmşlığı vardır.
Bizim buranın fuarında sahneye çıkmıştı da, bizde onu izlemek için, fuara gitme günümüzü o gün olarak seçmiştik. Kuzenimde vardı bizimle ama o çok sıkılmıştı gösteriden. Hatta Doğan Öncel bir ara Çarkıfelek programında hosteslik bile yaptı. Muazzes Ersoy ile. Şimdi neler yapıyor bilmiyorum. Bir ara ulusal bir radyoda idi. Aynı isimle programına devam ediyordu.
Sonrasında yine yerel bir programcıya takıldık biz. Bakın adını unuttum. Niye mi? Çünkü biz kalkıp onu görmeye gitmiştik radyoya. O tenezzül edip yüzümüze bile bakmamıştı. Ondan sonra da dinlemedik o kişiyi. Öyle burnu havada idi. Hep de yerel olarak kaldı işte. Hehh.. adını hatırladım. Bora idi.
Aynı radyoda akşamları çıkan bir program vardı. Dinleyicilerden özlü ve güzel sözler isterdi. Üşenmez, en güzel sözleri bulmaya çalışır, mesajla yollardık. Sonra radyoda adımızla okununca öyle mutlu olurduk ki. Sanki bir şey kazanmışız gibi. 
O radyonun daimi ve tanınan dinleyicisi idim hatta. İstek zamanlarında şarkılar istemeyi de ihmal etmezdik bu arada. Çalındığında dünyalar bizim olurdu.
Arada bir de Nihat Sırdar ile Sivrisineği dinlerdik. Keyifliydi ama genelde İstanbul'dan, trafiğinden bahsediyor ya, biz de orda olmayınca pek cazip gelmiyordu açıkcası.
Biz hepsinden vazgeçip PowerTürk Fm'i dinlemeye koyulduk sonra. Müzik.. Müzik.. ve müzik dedik. Güzel ve güncel şarkılar çıkıyordu. Ki hala çıkıyor. Müziğe tam anlamıyla doyuyorsun. Ve üstüne üstlük hediye de kazanıyorsun. Hala öyle etkinlikleri vardır herhalde. Dedim ya bayadır uzağız radyodan. Çünkü bozuldu. O radyoyu da PowerTürk'ten, yarışmadan kazanmıştı ablam. Küçük ve saatli bir radyo. Şimdi sadece saat olarak kullanılıyor maalesef. Ama hatıra kaldı.
Böyle işte. Başka daha dinlediğimiz programlarda vardı ama unuttum onları. Bunlar hafızamda yer edinenler.
Radyo başka bir şey. Başka bir alem. Eskiden radyocu olma hayalim bile vardı. Ama geçti.
Sizin de var mı radyocunuz? Devamlı dinlediğiniz, sevdiğiniz bir radyo?

Yorumlar

  1. Bir zamanlar gönül dostu füsun u dinlerdim nihat sirdarı dinlerim arada aaaa zeki kayahan coşkun onu tek geçerim adamda iyi çene kasi var konuş konuş yorulmuyor valla ;)
    Onun gösterilerine gittim. Ofiste radyom hep açık olur karrnavaldan dinlerim ama favorim joy türk daha sakin daha dingin muzikler çalıyorlar ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki ismi de duydum ama dinlemedim hiç. :)
      Bende bir gün getircem buraya bir radyo, o olacak sonunda. :D

      Sil
  2. Ben bilgisayardan sabah bi açıyorum radyoyu aksam ofisten cikincaya kadar açık gün icinde ofis dışında işim olduğu zamanda mp3den radyoya devam evde mutfakta annemin radyosu hep açıktır aksam evde kitap okurken radyom yine açıktır yani ben daha hayatindan radyoyu cikarmayanlardanim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim net işte kısıtlı. Ondan dinleyemiyorum. ): Siz şanslısınız.

      Sil
  3. eskiden öyle bir şey vardı değil mi yav :))

    ben bay j' yi dinliyordum. klass fm de idi sanırım. sonra muzo vardı radyo d' de. tatlısas radyoya geçti ... beyazıt öztürk ü bile dinliyordum. Kırmızı başlıklı kız vardı birde... öyle işte..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsini biliyorum ama hiç dinlemedim. :)

      Sil
  4. joy fm, radyo eksen harici pek dinlemiyorum ama sabahları işe giderken fln best fm iyi gidebiliyor efenim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Teşekkür ettim Efenim. Yolda dinlemek ayrı keyif. Şöyle ses hafif yüksek falan. :)

      Sil
  5. bi ara da pal fm de onur yar vardı ders çalışırken dinlerdim tam kafa adamdı ama şu aralar saatleri değiştiğinden dinleyemiyorum onun yerine sadece joy fm dinliyorum ama müzikleri gerçekten iyi seçiyorlar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Joy fm'i merak ettim. Çoğunluk dinliyor.

      Sil
  6. sölediklerini tanımıyorum.
    ama radyo dinlerim.
    evde her zaman açık.
    power dinliyorum ben de.
    bi de radyoodtü netten.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediklerimin çoğu yerel zaten. Power iyidir ya. Müziği bol. :)

      Sil
  7. Ben hep radyo dinliyorum. Sanırım ben de sıkı dinleyiciyim diyebilirim. Yalnız şu var; bilmediğim şarkı yok bunu fark ettim, radyom sağ olsun. Okula işe giderken hep dinlemekten her şarkıya eşlik edebildiğimi fark ettim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Ne güzel. Ben şimdi çoğunu bilmiyorum.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…