12 Ocak 2021

Ağaç Ev Sohbetleri 73

 


Söze annemle başlamak istiyorum. 

Kendisi, okuma yazmayı yazın gittiği kurslardan öğrenmiş, okula gitme çağında okula gitmek varken.

Peki neden okula gitmiyor,  gidemiyor dersiniz?

Zira dedem onu yollamıyor. Neden peki? 

Sebep ablaları. Ablaları okulda her istediği çocukla konuşmuş mektuplaşmış da ondan. Aynısını o da yapmasınmış. O sebeple okula göndermiyor annemi. Gönderseydi belki benim annem bile olmazdı. Matematiği süpermiş. E konuşma hitap konusunda da bir o kadar olay. Okusaydı çok iyi yerlere gelirdi eminim. 

Bir kız çocuğu, görün hangi sebeple okula gönderilmiyor. . Bu arada bir bilgilendirme geçelim ablalar hakkında. Biri illokulu bitiyor daha okumuyor. Diğeri okuyup öğretmen oluyor. 

Bana gelince, yani benim anılarıma. 

Ilkokul 4e gittiğim zamanlar. Okula  başka okuldan gelmiştim. Sınıfta iki kişinin adı geçerdi. Biri kız biri erkek. Herhalde ikizlerdi bilemiyorum. Kardeş olduklarını biliyordum da. Tam net olmasa da sanırım okula ben geçiş yaptığımdan beri ya bir ya iki kere geldiler. Öğretmenimiz sağolsun. Ilgilenmiş onlarla. Bulanık anılar ama onlar icin üzüldüğünü hatırlıyorum. Ozellikle kızın derslerinin çok iyi olduğunuda hatırlıyorum. 

Sebep neydi peki okula devam etmemelerinin...

Aile.

Tam net hatırlamasam da ailede sorun vardı. Geçim sıkıntısını bahane ettiklerine dair birşeyler var hatırımda. 

Üç çocuk, bir şekilde çeşitli bahanelerle okutulmuyor. Daha kaç tane var değil mi... bunlar benim bildiklerim sadece.

Kendime gelelim.

İlkokul öğretmenlerim çok iyilerdi. Simaları isimleri hala aklımda. Hele ki Mehmet öğretmenim. Bendeki ve sınıf arkadaşlarımdaki yeri çok ayrı idi. Neden bilmem 5. sınıfta aynı ilçede başka okula tayin oldu. Öyle üzüldük ki bu duruma. Sınıfça toplanıp ziyaretine gitmiştik. 

Sonra ortaokulda Zeynep öğretmen. Kadın herşeyi biliyordu benim gözümde. Küçücük bir kadındı ama gözümde bir diva idi. 

E tabi hep şanslı olamadım bu hususta. Bir matematik öğretmenine denk geldim ki, matematiğim bitti desem abartmam. Adam ders anlatmıyordu. Sınavda sorduğu sorunun cevabı bulunmuyordu. Yoktu yani.  Böylesi değişik bir insandı kendisi. Hayatımın ilklerini yaşatmış biridir. Yani okul hayatımdaki ilkler. Ama kötü olan ilkler. Misal kopya. Ilk ve tek onun dersinde ihtiyaç duydum. Ki soruların cevabı olmayınca işe yaramadı. Ve ilk olan karnede 1 notunu görmem idi. Tabi ben o karneyi sinir ve üzüntü ile okulda paramparça ettim o ayrı mevzu. 

Lafı uzatmayalım. 

Öncelikle eğitim tabiki ailede başlıyor. 

Sonra okulda. 

Benim görüşüm şu;

Okulun bir önemi yok. Yani çocuğum aman en iyi okullarda okusun diye uğraşmam. Zira kişinin kendisi iyi olunca başarıyı yakalar. Yeter ki insan okumak istesin. Başarılı olsun. Ve tabi hayali olsun.

Benim vardı ama peşine düşmedim. Benim eksik yanımda bu olsa gerek. Çabasız olmak.


......




23 yorum:

  1. Okutulmayan nice çocuk var bilmediğimiz. Çok üzücü gerçekten. Günümüzde şehirlerde bu durum kırılsa da, köylerde ve doğu bölgelerinde hala büyük bir sorun. Bir de doğu bölgelerinde öğretmen yok. Biri anlatmıştı bana. Bir öğretmenimdi sanırım. Kimdi cidden hatırlamıyorum. Neyse, hani doğuya defter kitap yardımı gidiyor ya, asıl eksiğin öğretmen olduğu söylenmişti. Ama tabi eşya eksikliği olan da nice okul var. Tek göz odada eğitim gören nice çocuk. Eğitim göremeyen nice çocuk. Bir de kıymet bilmeyen nice çocuk. Sistemsiz bir eğitim sistemi. Ve daha nice sorun. Bu sistemsizliğin sonuçları ortada bu arada. Uluslararası sınavlarda en sonlarda yer alıyoruz. Çocuklar okuduklarını anlamıyorlar. Bunun dışında kendini geliştirme mevzusu var. O konuda da haklısınız. Nice okumuş cahil de var. Zaten artık üniversite sayısı da fazla. Artık üniversite diplomasının da bir değeri yok malesef ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen hep tek yönlü düşünüyoruz. Sanki tek eksik kitap defter gibi meselâ. Mucize filmi aklıma geldi bak şimdi. Okul olmayan köye ataması yapılan bir öğretmen var ordada. En güzeli vazgeçmemiş olması. Öğretmenin iyisi işte burda belli oluyor.
      Diploma alıyorsun da tecrübe eksik kalıyor.

      Sil
  2. Yazdıkların o kadar doğru ki eğitim önce ailede başlıyor sonra denk geldiğin öğretmenler bu noktada çok önemli ve tabi bunların yanında kişinin kendi çabası da olması gerekli. Mesela ben de lisedeki tarih öğretmenim yüzünden tarihe karşı çok ön yargılıydım asla sevmiyorum ve yapamıyorum derdim ama kpss ye hazırlanırken youtube aslında düşündüğüm gibi olmadığını fark ettim. Eğitim hakkı elinden alınan çocuklara çok üzülüyorum umarım bu durum olabildiğince azalır. Ellerine sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek bir kişi neleri değiştirebiliyor değil mi...
      Ne kadar önemli bir husus.
      Umarım azalmıştır.
      Teşekkürler.

      Sil
  3. Özellikle kız çocuklarının okutulmamasına çok üzülüyorum. Azalsa da yine var böyle aileler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi... hâlâ var maalesef.
      Sorsan bahanede çok zaten.

      Sil
  4. Teyzenlerin cezasını annene ödetilmesi ne kötü :/ 4.sınıftaki kardeşlere çok üzüldüm. O yaşta okula gidecek bir çocuğun ne masrafı olabilir ki? Yatılı falan verselerdi ya da yetiştirme yurduna. İlkokulu bile bitirmene izin verilmemesi korkunç aslında.
    Hayalinin peşine düşmeni isterdim ama geçmiş artık. Kısmet...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Alenen söylememiş olsa da okula gitmeyi çok istemiş. Gerçi söylemesine ne gerek var değil mi...
      Evet o kardeşleri o kadar az gördüm ki ama isimleri aklımda. Simaları da. Ikisi de kıvılcık saçlıydı.
      Bendeki eksik duygulardan biridir azim. Yada adı her ne ise...
      Kısmet evet.

      Sil
  5. oyyyy anne abla ve ikiz kardeşler yaa neler oluyo hayatta vallası :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmediğimiz ne hayatlar var aslında.
      Her biri öykülük aslında.
      :))

      Sil
  6. Evet, eskiden toplumun bir kesimi öyleymiş. Kız çocuklarını okutmazlarmis. Evde otursun. Yemek yapsın, nakış dantel yapsın. Çeyizini hazırlasın. Evlensin ... vs. vs. Oysa ki kadınların hepsi okusaydi ve mevkii sahibi olsalardı, olumlu yönde geliştirdik bence. Ben de senin gibi matematikten soğudum. Lise 1 de. Ben kaçsam da o benim hep karşıma çıktı ☹️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimde lise 1e denk gelir bu olay.
      :)
      Matematik her yerde
      :)

      Sil
  7. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çeviriden baktım ama ne demek istediniz yinede tam anlamadım

      Sil
    2. Spam yorumlar bunlar. Silin geçin efendim. :)

      Sil
  8. Benim ailemde de böyle hikâyeler var. Sadece kadında değil, erkeklerde de var. Bir erkek çocuk bütün sorunlar ile uğraşırken kardeşlerini okutur. Onlar mevki sahibi olur, o da sadece ailenin yaşlı büyüğü olarak kalır. Birileri kazanırken, birileride kaybediyor. Adaletsiz bif dünya. Buralarda yeniyim. Ben de beklerim. Sevgiler ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herbirinin hakkı ödenmez.
      Insan çoğu zaman nankör oluyor.
      Hoşgeldiniz o halde.
      Teşekkürler
      :)

      Sil
  9. çok haklısınız , içte olması gerek önce, okulun pek de önemi yok.. Siz bu hikayeyi yazınca aklıma rahmetli anneannem geldi, o da bizlerle beraber öğrenmişti okuma yazmayı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoğu yaşlı insan, gençlerden daha azimli oluyorlar öğrenme konusunda.
      Bizim bir komşuda ilerlemiş yaşına rağmen Kur-an okumayı öğrenmiş ve ezberlemişti üstelik.

      Sil
  10. benim annemi de ortaokuldan almış dedem, annem çok güzel bir kız olduğu için evde dursun demiş.. ben de annemi açık liseye yazdırdım hep hayali olduğu için okuyor şimdi daha sonrasında da adalet filan okuyup avukat kız kardeşimin izinden gidecekmiş öyle diyor :) yetişkinler özellikle aile ve öğretmenler bir çocuğun yaşamına bağlı iplikler gibi o kadar etkili ki çoğu insan bunu yeterince fark etmiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel. Inşaallah hayallerine kavuşur annen. Öyle güzel ki şuan okuması. Bir hayali olması. Tam örnek bir anne. Tebrik ederim. Ellerinden öperim.
      Tabiki öyle. Öğretmenlik böyle bakılınca aslında zor bir meslek oluyor.

      Sil