Ana içeriğe atla

Bisfenol A Nedir

Bisfenol A (BPA), bu kelimeyi ilk bugün duydum maalesef.
Bisfenol A polikarbon plastik ürünlerde bulunuyormuş. Polikarbon ise ışığı cam kadar geçirme özelliğine sahip, ateşe darbeye dayanıklı, hafif bir malzemeymiş.

Polikarbon gıdaya uygun görüldüğü için gıda ürünleri paketlerinde de kullanılmaktaymış. Mesela su şişelerinde.
Ama ikisi arasındaki yani pet ile polikarbon şişe arasındaki farkı farketmek mümkün değil. Biz tükeciler için. Bu ayrımı yapabilmemiz için şişelerin altında onun özelliğini gösteren bir rakam olması gerekmekteymiş.
Ok işaretleri ile çevrilmiş olan bu rakam 3 yada 7 ise o şişe polikarbon yani Bisfenol A içeriyor demekmiş.
Ayrıca şeffaf plastik olan tabak, çatal, bardak ve özellikle de biberonlarda olduğu belirliyormuş.

Bu konuyla araştırma yaparken Bisfenol A içeren biberonların üretimini Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nın yasakladığını öğrendim.
Bu haberin devamında ise Bisfenol A içerikli bir su şişesindeki suya Bisfenol A nın işleyebilmesi için 35 derecede 60 gün beklemiş olması gerektiği de belirtilmiş. Bu halde bile insan sağlığını tehdit edeceği düzey çok düşükmüş.
Hep görüyorum, görüyoruzdur hepimiz de. Su şişeleri hep sokaklarda, güneş altında bekletiliyor. Yaz kış farketmiyor.

Bir yandan tehlikeli diye yasaklanıyor, bir yandan tehlikelidir deniyor.
Bir yandan tehlikesi çok azdır deniyor.

Ama uzun lafın kısası hakketen cam sağlıktır demek en doğrusu.
Ama ne yazık ki ne pet su şişelerinden nede damacanalı sulardan vazgeçmiyoruz. Geçemiyoruz ki. Cam kapta su satılıyor mu ki ? Ben bilmiyorum.

Yine de su alırken özellikle damacana alırken en azından şu okla çevrilmiş rakamına bir bakalım. Neyin içindeki suyu içiyoruz bilelim.
Öyle değil mi?


Haber detayları:
ntvmsnbc
cnnturk

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…