Ana içeriğe atla

İşte O An

O an gelir ki aaa... dersiniz.
O an hangi an mı? O sizin bileceğiniz birşey. Herkese göre değişir "o an" lar.

Benim bugün gözüme çarpan o an çok farklı. Dokuz rakamı üzerine kurulu.

Bugün günlerden Cuma. Aylardan Eylül. Yıl 2011.
Evet...
Lafı çok uzattım biliyorum. Aslında saatte önemli ama şuan için değil. "O an" için önemliydi.

Resmini çektim yayınlıyorum.


Bence iyi yakalanmış bir an.
Dokuzların gücü... (:

Keşke bunu 09.09.2009 da yakalasaydım.

Bilirsiniz böyle tarihler çok akılda kalıcı olduğundan ve özel olduğundan özellikle evlenecek çiftler bu gibi tarihleri özenle seçer oldular.
Geçen sene için 10.10.2010 tarihinde rekor sayıda nikah kıyılmış. Talep çok yani. Eminim hiçbir tarihi akıllarında tutamayan erkeklerinde işine geliyordur bu tarihler.

Bende mi seçsem böyle bir tarih ne yapsam. Bir de saatini denk getirdik mi tamamdır. (:
Tam tarih olur.


Yorumlar

  1. Bunu görünce benim de aklıma 20.02.2002 20:02 geldi. Bende bunu yakalamıştım. Hatta kolumdaki saate bakmıştım, yer olarak ise teyzemlerin eski evindeydik. (: Böyle günler, saatler unutulmuyor...

    Evlilik konusunda ise son 2 gün (11.11.11, 12.12.12) kaldı. Evlenmek isteyenler kaçırmasın, sonra pişman olurlar. Gerçi ben 19.05.20xx olmasını tercih ederim. (:

    YanıtlaSil
  2. Evet. Seninki çok güzel denk gelmiş. Kıskandım bak şimdi. (:

    A evet bak onu hiç düşünmemiştim ben. Az kalmış.
    Senin dediğin tarihin manası ne diye soracaktım ama, az önce çaktım olayı. Sıfırı atınca aradan. (:

    Yarın 11 Eylül. Bir arkadaşımda evleniyor. Oda eminim unutmaz tarihi. Kendi de söylüyordu zati.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…