Ana içeriğe atla

Elveda Derken Düşündün mü Hiç

Elveda demenin o büyük gururu bir başkadır. Yalnızlığı sevmeyen biri için her elvedasının ardında bir merhaba saklıdır.

Elveda, bitiş noktasının başlangıç çizgisidir.

Her yeni yılda da eski yıla elveda der, yeni yıla kucak açarız. Oysa biten sadece takvim yapraklarından ibarettir. Başkaca biten bir şey yoktur çoğu vakit. Herşey aynen devamdır.

Yalnız bu yeni gelecek yılı yenilikle doldurmak isteyenler oldukça fazladır. Yenilik dediğinde, her kişiye göre farklıdır. Her yenilik her kişiyi mutlu etmez.
Mesela yeni vergiler, yeni zamlar gibi.

Kim bu kadar kolay der ki şimdi o elvedayı? Merhaba nasıl çıkar ki şimdi? Eskiye rağbet derler. Oysa sadece yeninin yükünü taşıyamamadır durum. Dil tutulur, merhaba diyemez insan. Ama gaflete kapılıp deyivermiştir bile elveda...

İşte yapılan olay kısaca budur. Tüm coşkusuyla elvedaya hazırlananlarının merhabası kursaklarında bırakmak.

Hele aracı varsa, vergisine zam. Kimliğini mi değişecek ona da 75 kuruş zamla 5.75 T.L. verecek. Pasaport mu lazım. Al sana ordanda bir zam. Bunlar çoğumuzun illaki yıl içinde mutlaka karşımıza çıkacak olanlar. Haa birde noter harçları da var zamlanan.

Gel şimdi sen de gülümseyerek yeni yıla merhaba...
Ama elvedayı dedin bile.

Yorumlar

  1. Elveda hüzün verir, merhaba mutluluk... Vergileri görünce "Elveda 2011" daha bir hüzün verdi. 2011 olsa vergiler böyle mi olurdu! Yüksekti ama bugünden düşüktü!

    YanıtlaSil
  2. Eee... Ne demişler, gelen gideni aratır. (:
    Gitmeden, gidene yol vermeden evvel bunu iki kere düşünmeli bu yüzden.

    YanıtlaSil
  3. Ama gidenin vakti gelmişse yapacak bir şey yok. (:

    YanıtlaSil
  4. Yani... Biz istisnaları düşünelim iki kere.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…