Ana içeriğe atla

Deliriyorum, Sana...

Deli kelimesini tarif edin desem ?

Bir tarife yahut kalıba sığdırabilir misin deliyi?

Hiç sanmıyorum. Deli bu adı üstünde, sığmaz ki ele avuca. Şu koca dünyaya.

Delilik başka Bir şey. Akıllı insanı tarif etmek güç değildir. Basma kalıp yaşar çünkü insan. Akıllıdır ya ondan. Akıl aynı yoldan, aynı kurallarla yaşatır herkesi.

Zira, şu tuhaf dünyada en ufak hareket, söz ile o yoldan saptırılır ve deli damgasını yersiniz.

Akıllı olmak kolay gibi görünür. Yolu, çizgisi, ne yapacağın, yapmacağın bellidir. Kuralları da öyle.

Ama deliliğin bir kuralı yoktur. Bir deli, diğer deliye hiç benzemez. Biri aşağı giderken, diğeri yukarı gider. Ama bi bakmışsın birleşmişler yinede. Oysa akıllı bir insan o düz yolda önündekini bile göremez. Ya yanından es geçer, ya ezer geçer.

Zordur akıllı olmak aslında. O düz çizginin üstünde yürüyüp yol almak yorar insanı. Kuralları can sıkar. İsyana yer yoktur. Zira anında yersin ters bi hareketle damgayı. Mazaallah “deli” oluverirsin.

Son olarak korkarız nedense deliden. Delilerden...
Halbuki asıl korkulacak kişi, dünyayı yönetme ve değiştirme arzusuyla gözü kararmış “akıllı” insanlardır. Aklın yolu birdir ya, işte o yolda köstek istemeyiz. Ki ondan korkmak lazımdır akıllıdan.

Siz korkmayın, delirmek bazen dünyanın en güzel hediyesidir. İstediğinizde aklınızı alırsınız koyduğunuz köşeden.

Olmaz mı? ...

Yorumlar

  1. İstediğimizde almak mümkünse eğer, delirmek denemeye değer (:

    YanıtlaSil
  2. deliliği kullanıyoruz bence kimsenin onay vermediğini yaptığımızda deliyiz ne olucak diyoruz işimize öyle geliyor çünkü :)))

    YanıtlaSil
  3. evet. hem bizim, hemde bizi yaptığımızdan dolayı onaylamayanın kaçış yolu bu.
    O yüzden arada lazım kanımca. (:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…