Ana içeriğe atla

Tutuklu Kadınlar


Çocukların hayalgücü farklıdır. Neyi nasıl yorumlayacaklarını kestiremezsiniz. Nasıl gördüklerini de.

Oturduğum yerde yaşadığımız bir hikaye geldi aklıma. Yazayım dedim.
Olayı bizzat yaşayan ablamdır.

Birkaç yıl önce yine taşınmıştık. Biz hep taşınıyoruz zaten. Kiracı olmak böyle bir şey naparsınız.. Taşınmadan evvel ablam sınav için başvuru yapmıştı. O vakitler ortada bir durum olmadığı için, ki bir kiracının ne zaman taşınacağı hiç belli olmaz. Halen oturduğumuz ev adresi verildi başvuruda doğal olarak. Biz taşınınca da değişme zamanı geçmişti. Belki de değiştirilemiyordu. Çünkü sınav sonuç kağıdı gelen, yanlış hatırlamıyorsam.

Biz, taşındığımız eski sahibinin gıcıklığı nedeniyle taşındık. Zaten hep öyle oluyor. Yoksa biz iyi bir kiracıyızdır yani.

Nasıl öğrendiğimizi tam hatırlamıyorum ama ablamın sonuç belgesinin eski adrese geldiğini öğrendik. Ablam gitti almaya. Eski evsahibi vermemiş. Baya konuşmuşlar falan ama yok kadın gıcıklık yapmış, vermemiş. Ablamda “ben almasını bilirim.” diyerekten eve geliyor. Annemi de alıp karakolun yolunu tutuyor. Durumu izah ediyorlar. Karakoldan bir polis aracına binip, doğruca evsahibine gidiyorlar. Annemler arabadan inmiyor, polisler gidip evrağı alıp getiriyorlar.

Şimdi mevzuyu uzatmış gibi görünebilirim ama, asıl mevzu o dakikalarda yaşanıyor zaten. Polis arabasında annemle ablamı gören çocuklar, birbirlerine aynen şöyle diyor:

tutuklu kadınlar... tutuklu kadınlar..




Yorumlar

  1. Gören gözler yanıltıcı bilgiler verebiliyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Çoğu vakit sadece görmek yetmiyor.
      Ve o çocukların hayal dünyası bir ayrı. (:

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…