14 Haziran 2012

Baba - Oğul Hikayesi


Genç delikanlı postahaneden içeri giriyor. Tanıdık olan veznedarın sırasında yerini alıyor. Çok geçmiyor, geliyor sırası.

Veznedarı tanıyor ya, bir iki hoşbeş ediyorlar. Sonra cebinden kimliği çıkartıyor, uzatıyor memura. Kimlik babasının kimliği. Genç diyorki;

-Babam ayağını kırdı, beni yolladı maaşını alayım diye.

Memur;

-Geçmiş olsun, hiç duymadık. İyi mi bari? Diye soruyor. Genç, iyi olduğunu söylüyor.

Memur, kasaya bakıyor ve diyor ki;

-Ya şimdi elimde o kadar yok, sen şimdi git, akşama doğru yine gel.

Genç;

-Sen ne varsa versen, çok lazım şimdi. Kimliği de bırakayım.

Memur;

-Hepsini sana verirsem, bana ödemeye gelene nasıl para üstü vereceğim.

Diyor. Genç, istemese de duruma razı olup çıkıyor postahaneden. Veznedar memur, genç çıkar çıkmaz, gencin evini arıyor. Annesi çıkıyor telefona. Memur;

-Amcanın ayağı kırılmış diye duydum, geçmiş olsun. Hiç de duymadık.

Kadın;

-Yok, ayağı falan kırılmadı. Bahçedeydi, ordan maaşı almaya giderim dediydi, diyor.

Çok geçmiyor, gencin babası geliyor postahaneye. Aynı memura gidiyor. Ve ilk lafı şu oluyor;

-İnşaallah vermedin benim maaşı çocuğa..

Memurun içinde şühpe oluşmuş. Kasada para yok diye yalan söyleyip, genci oyalamıştı. Sonra adama da  tanıdığı için, çocuğu başka yerden maaşını çekebilir diye hemen parasını veriyor.

Bu hikayeyi bizzat yaşayan memur anlattı, dün bize. Hatta adam, bu kadar ahbap olmalarına rağmen, memura “ verseydin, senden şikayetçi olurdum” bile diyor.

Niye ahbap olmalarına rağmen diyorum. Çünkü çoğumuzun istediği budur, bir ahbap bulup, işimizi kolayca halletmek. Hızlandırmak. Tanıdığımız o kişi işimizi yapmadığında ona darılır, güceniriz. Hatta belki bir daha konuşmayız bile.

Olayda çocuğun elinde kimlik bile vardı. Ki o kimliği babasının cebinden çalmış o genç delikanlı.

İşin özü şudur; bırakın memurlar işlerini bildiği gibi yapsın. Hatırabinayen iş yapmak, onun işi değildir.
İş başka türlü olsaydı, ayağı cidden kırık olaydı da, yine memur parayı vermeseydi, o memur kötü olurdu. Buna kesin eminim..

14 yorum:

  1. Üzüldüm mü? Hüzünlendim mi? Bilemedim...
    Memuru mu düşünsem Babayı mı?

    Düşündürücü bir post olmuş...
    Ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şahsen babayı düşünmemiştim çok, sanırım anlatan memur olduğu için. Haklısınız.
      Teşekkürler. (:

      Sil
  2. Neresinden tutsan elinde kalan bir durum olmuş.

    YanıtlaSil
  3. Çok doğru bi tespit olmuş, sondaki çıkarım.. Acı ama gerçekler bunlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef.
      Ben işini halletsin diye, görev başındaki memura, belindeki tabancayı gösteren insan! biliyorum.

      Sil
  4. Öyle durumlarda hemen telefonla iletişime geçmeli memur.
    Sesini duymadan asla.
    Şerafettin Nine diye birini bile gördü bu ülke.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adam sırf tanıdığı için verebilirdi, ama gençte birşey sezmiş. O derece tanıyor ki, yanında aramak istememiş.

      Sil
  5. Bence de telefonla iletişim en iyisi, hemen çocuğun yanın aramalı hatta :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Arayamamış ki. Ararsam yalancı durumuna düşüreceğim diye düşünmüş, öyle bir tanıyor adamı.

      Sil
  6. Buna benzer bir haber duymuştum geçenlerde. Yazık böyle zihniyete sahip gençlere acıyorum ben...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, maalesef. Allah herkese hayırlı evlat nasip etsin.

      Sil
  7. ya ne zor bir durum bu.
    doğruyu yapmak ne zor bazen değil mi.
    :)

    YanıtlaSil