Ana içeriğe atla

Baba - Oğul Hikayesi


Genç delikanlı postahaneden içeri giriyor. Tanıdık olan veznedarın sırasında yerini alıyor. Çok geçmiyor, geliyor sırası.

Veznedarı tanıyor ya, bir iki hoşbeş ediyorlar. Sonra cebinden kimliği çıkartıyor, uzatıyor memura. Kimlik babasının kimliği. Genç diyorki;

-Babam ayağını kırdı, beni yolladı maaşını alayım diye.

Memur;

-Geçmiş olsun, hiç duymadık. İyi mi bari? Diye soruyor. Genç, iyi olduğunu söylüyor.

Memur, kasaya bakıyor ve diyor ki;

-Ya şimdi elimde o kadar yok, sen şimdi git, akşama doğru yine gel.

Genç;

-Sen ne varsa versen, çok lazım şimdi. Kimliği de bırakayım.

Memur;

-Hepsini sana verirsem, bana ödemeye gelene nasıl para üstü vereceğim.

Diyor. Genç, istemese de duruma razı olup çıkıyor postahaneden. Veznedar memur, genç çıkar çıkmaz, gencin evini arıyor. Annesi çıkıyor telefona. Memur;

-Amcanın ayağı kırılmış diye duydum, geçmiş olsun. Hiç de duymadık.

Kadın;

-Yok, ayağı falan kırılmadı. Bahçedeydi, ordan maaşı almaya giderim dediydi, diyor.

Çok geçmiyor, gencin babası geliyor postahaneye. Aynı memura gidiyor. Ve ilk lafı şu oluyor;

-İnşaallah vermedin benim maaşı çocuğa..

Memurun içinde şühpe oluşmuş. Kasada para yok diye yalan söyleyip, genci oyalamıştı. Sonra adama da  tanıdığı için, çocuğu başka yerden maaşını çekebilir diye hemen parasını veriyor.

Bu hikayeyi bizzat yaşayan memur anlattı, dün bize. Hatta adam, bu kadar ahbap olmalarına rağmen, memura “ verseydin, senden şikayetçi olurdum” bile diyor.

Niye ahbap olmalarına rağmen diyorum. Çünkü çoğumuzun istediği budur, bir ahbap bulup, işimizi kolayca halletmek. Hızlandırmak. Tanıdığımız o kişi işimizi yapmadığında ona darılır, güceniriz. Hatta belki bir daha konuşmayız bile.

Olayda çocuğun elinde kimlik bile vardı. Ki o kimliği babasının cebinden çalmış o genç delikanlı.

İşin özü şudur; bırakın memurlar işlerini bildiği gibi yapsın. Hatırabinayen iş yapmak, onun işi değildir.
İş başka türlü olsaydı, ayağı cidden kırık olaydı da, yine memur parayı vermeseydi, o memur kötü olurdu. Buna kesin eminim..

Yorumlar

  1. Üzüldüm mü? Hüzünlendim mi? Bilemedim...
    Memuru mu düşünsem Babayı mı?

    Düşündürücü bir post olmuş...
    Ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şahsen babayı düşünmemiştim çok, sanırım anlatan memur olduğu için. Haklısınız.
      Teşekkürler. (:

      Sil
  2. Neresinden tutsan elinde kalan bir durum olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef, keşke gerçekten yaşanmış olmasaydı.

      Sil
  3. Çok doğru bi tespit olmuş, sondaki çıkarım.. Acı ama gerçekler bunlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef.
      Ben işini halletsin diye, görev başındaki memura, belindeki tabancayı gösteren insan! biliyorum.

      Sil
  4. Öyle durumlarda hemen telefonla iletişime geçmeli memur.
    Sesini duymadan asla.
    Şerafettin Nine diye birini bile gördü bu ülke.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adam sırf tanıdığı için verebilirdi, ama gençte birşey sezmiş. O derece tanıyor ki, yanında aramak istememiş.

      Sil
  5. Bence de telefonla iletişim en iyisi, hemen çocuğun yanın aramalı hatta :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Arayamamış ki. Ararsam yalancı durumuna düşüreceğim diye düşünmüş, öyle bir tanıyor adamı.

      Sil
  6. Buna benzer bir haber duymuştum geçenlerde. Yazık böyle zihniyete sahip gençlere acıyorum ben...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, maalesef. Allah herkese hayırlı evlat nasip etsin.

      Sil
  7. ya ne zor bir durum bu.
    doğruyu yapmak ne zor bazen değil mi.
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…