Ana içeriğe atla

He Ya da Yo De..


Bir bayram daha bitti. Ben yine kös kös evde oturdum. Kısmen çocuk bakıcısı olduk yine. Sinirli yanım öyle diyor napıyım. Koskoca 6 gün bir yere gitme imkanı vermediler. Gelde sinir olma, haksız mıyım ?

Neyse.. geçti, gitti zaten.

Bir film vardı. Çocuğa öğretmeni, sorduğum sorulara “ evet ya da hayır” diyerek cevap ver, diyordu. Çocukta sonrasında cevap olarak; evet ya da hayır Efendim, diye cevap veriyordu.

Arada aklımıza geliyor. Ablamla birbirimize öyle cevap veriyoruz. Bazen çok gıcıkca olabiliyor bu durum. İtiraf ediyorum.

Birde bunun “he ya da yo..” versiyonu var, bizzat başımıza gelen.

Birgün, gündüz vakti, askeriyenin önünden geçiyorduk. Nöbet tutan asker, bize tanışalım mı tarzı bir şey söyledi. Tam hatırlamıyoruz açıkcası. Biz şöyle bir bakıp, yolumuza devam ettik. Sonrasında arkamızdan asker kardeşte aynen şöyle dedi.

he ya da yo, deyin sadece..! ..”

Aldı bizi bir gülme. Tabi O asker bizi artık görmüyor.

Zaman zaman aklımıza gelir, yine güler, birbirimize takılırız.

Eskiden askerler büyük adam gibi görünürdü gözüme. Şimdi hepsi anakuzusu görünüyor gözüme. Yanlış olmasın hala saygım var. Eskiden ben küçükmüşüm, onlar abi imiş. Şimdi ben abla olmuşum, onlar kardeş. O bakımdan fark var.

Bir test edin, komik ve gıcık edici bir etkiye sahiptir; evet ya da hayır.

Yorumlar

  1. ama siz de ya he deyin ya da yoo, neden susuyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok ani oldu ondan.. desem de inanmayın. Aslında pek ciddiye almadık. Asıl bombası "he yada yo.." imiş zaten. :)

      Sil
  2. Benden ikisi de çıkmaz kimi zaman. Deli olur karşımdaki. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o da var. Katılıyorum, deli etmesi konusuna. Birde "bilmem" vardır, onuda ben çok kullanırım. :)

      Sil
  3. Küçükken her şey ne kadar büyük gelir.. Masallar bile ne kadar inandırıcıdır..

    Sonra büyürüz devreye empati denen bir "şey" girer.

    Empati kurmayı öprenmeyenler mutlu, empati kurmayı öğrenenler ise mutsuz olurlar.

    Gökteki masal elmaları mutsuzların kafalarına kafalarına düşer, canları yanar.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke can yakmasa masallar büyüdükçe.. :)

      Sil
  4. evet efenim diyorum ben de asker komkmiş ama yeaa ehehheee:DD

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…