Ana içeriğe atla

Sinir Bozan Sözler.


Neden suratım asık, sinirli bir ruh halim var bilmiyorum. Aslında biliyorum da, niye böyle uzadı bilmiyorum. Yani islında onuda biliyorum ya.. neyse..

Hal böyle olunca aklıma sinir edici şeyler geliyor.

Kış  geliyor. Yardım kurumları ve devlet, kömür yardımı yapmaya başladı, başlayacaklar.
Eskiden listeler alınırdı mahalle muhtarlarından. Bu sene durum farklılaştı. Bu sene, beraberinde çok da tartışma getirmiş olan Gelir Testi sonuçlarına göre verilecek kömürler, devlet tarafından. Yani Kaymakamlık adıyla Sosyal yardımlaşmadan.
Bilindiği gibi gelir testi, 18 yaşından büyükleri ayrı fert görüyor olsa da, iş, yapılacak teste gelince o 18 yaşından büyük çocuğun gelirini, anne-babanın gelirine göre hesaplıyor. Milletin itirazı da bu noktada başlıyor zaten.
Birde çoğunluk önemsemedi. Gençlere gelir testi yaptırmadı diye cezalar geldiği söylendi.
Ayrıca okuyorsanız ve 25 yaşında değilseniz sorun yok. Ama 25 yaşında ve yinede okuyorsanız o gelir testini yaptırmanız lazım. Devlet 25 yaşına kadar okuyanlara bakıyor. Sonrasında o gelir testini yaptırmanız lazım. Okuyorsun, bir gelirin yok ama aile ile yaşıyorsun ya, onların maaşları gelirleri üzerinden gelirin hesaplanıyor özetle.

Yardım konusunda ise kimin cidden ihtiyacı olduğunu kısmen hemen anlıyorsunuz.
 İşte benim sinirime dokunan noktalar:
 
.Kadına soruyorsun, sigortan var mı, yok diyor. Eşiniz çalışmıyor diyorsun, yok o çalışıyor, o sigortalı diyor.
Be mübarek, her şeye aklın eriyor da eşinden dolayı kendininde sigortalı olduğuna aklın basmıyor mu?

.Soruyorsun, iş bulamıyor musun falan laf arasında. Diyor ki, şu yardımlar kesilecek diye işe de giremiyorum ki..
Yaa sabır..

Yorumlar

  1. Allah sabır versin Efenim. İşiniz zor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Efenim. En zor işi olan yardımları verenler bence. :)

      Sil
  2. Ne zormuş bu işler!
    Sosyal yardımlar güzel de, insanları tembelliğe de itiyor sanırım. Ya da alışkanlık haline geliyor belki de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, zor gibi biraz.
      Gerçekten ihtiyacı olanlar için çok iyi bir nasıl denir, ihtiyaç aslında. Ama görüldüğü gibi bunları sömürenlerde var. Ama o çalışamıyorum diyen o kız, çok yardım alamıyor. Babada varlıklı çünkü. devletin gözünden kaçmıyor nihayetinde.

      Sil
  3. "Diyor ki: şu yardımlar kesilecek diye işe de giremiyorum ki.."

    vay arkadaş yaa
    iş bulup çalışma imkanı var
    kör değil topal değil (ki olanlar bile çalışıyorlar)
    birilerinden yardım alıyor almak bu kadar mı güzel bir duygudur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, kör değil topal değil. Göründüğü üzre gayet sağlıklı da ama çalışmaya biryerleri yemiyor herhalde. Aslında böylesine iş bulacak devlet direk. Derler ya balık verme, tutmayı öğret. Boşuna değil yani.

      Sil
  4. hazıra konmak çalışıp kazanmaktan daha iyi geliyor kimisine.
    memlekette iri yarı sağlıklı insalar dileniyor. dilencilik sektör olmuş hesap et.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o ayrı bir zihniyet bana göre. Özel iş kıyafetleri var insanların.. tuhaf.. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…