Ana içeriğe atla

Liebster Ödülü - Mim

1- Blog yazmak nereden, neden aklına geldi?
Bir gün arkadaşımla konuşuyorduk. Yazmakla ilgili. O da bana blog yaz dedi. O gün bu gündür yazıyorum işte. Arada tıkanıyorum ama.
 
2- Blogunun ismini çok düşündün mü? Özel bir anlamı hikayesi varsa da paylaşsan güzel olur bence. Hadi hadi nazlanma ;)
Yok, çok düşünmedim. Kendimden pay çıkararak buldum ismimi. Blogum ben, ben blogum olduk.
 
3- Blog yazmak dışında yazar mısın? Mesela bir kitabın olsun ister miydin?
Yazmıyorum ama çok istiyorum. Kitabım olmasını tabi ki çok isterim. Kısmet.
 
4- En sevdiğin film/dizi karakteri hangisi?
Hımm.. Dizi severim ama karakterlere pek bağlanmam. Ama Trt de Böyle Bitmesin dizisi var. Nisa Yazıcı karakterini seviyorum orda.
 
5- En sevdiğin süper kahraman hangisi?
Bak bunu baya baya düşündüm. Yok galiba.
 
6- En çok ... 'da (Facebook, Twitter, Friendfeed vs.) takılırım çünkü ...
Bu sıra Twitter da çok takılıyorum. Nedeni yok. Facebook bıraktım.
 
7- Yarın istediğin yere gidebileceğin bir biletin olsa nereye giderdin?
Sanırım İstanbul olurdu o yer.
 
8- Sen de hep daha iyisini isteyenlerden misin?
Daha iyisini değil de iyisini istiyorum. Çünkü bazı bazı elimdekinin iyi olmadığını düşünüyorum.
 
9- İlişki bir ihtiyaç mıdır sence? Neden?
İhtiyaç ve ilişki... İlişkilere o yönden bakmıyorum. Evet sevmek bir ihtiyaçtır ama günümüzde çoğunluğun sevme ihtiyacı baya farklı oldu artık.
 
10- Kendinde değiştirmek istediğin bir özelliğin var mı? Varsa nedir?
Evet var. Sessizliğimi değiştirmek isterdim. Kendimi ezik hissetmek istemiyorum mesela. Cazgır insanlar niyeyse daha bir çok seviliyor bu hayatta. Her lafı söylerler. Sonra iki sevimlilik ederler, unutulur her şey. Ohh ne ala.
 
11- Soruları cevaplarken nasıl hissettin?
Beni düşünmüş olmanız beni mutlu etti. İçten cevaplamaya çalıştım.

Şimdi benim de soru sormam lazım ama pek soru sormasını sevmem. Bu ödülü ve mimi isteyen herkese yollamak istiyorum. Evet, çok hazırcıyım. Üşendim. 
Sevgili blogdaş Benay Gavazoğlu'na teşekkürlerimi sunuyorum. 
 

Yorumlar

  1. aaaa bir süper kahramanın nasıl olamaaz :d

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Hiç aklıma gelmedi ki. Hala da gelmiyor.

      Sil
  2. twitterde beni takip etmiyon ki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne alaka şimdi? :) Hem siz de beni takip etmiyorsunuz. Hep diyorsunuz ama niye ilk benden bekliyorsunuz, anlamadım. :)

      Sil
  3. twitter eğlenceli ama kısa, kesmiyor.
    :)

    YanıtlaSil
  4. İçtenliğin için teşekkürler :)
    Cevapları büyük bir keyifle okudum, hakkında biraz daha bir şeyler öğrenmiş oldum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim. :) Birinin aklına gelmek güzel şey.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…