Ana içeriğe atla

Olmayan ya da Kaybedilen..

Yine saati bir gördüm. Aa.. biri beni düşünüyormuş.
İnsan ne garip. Hep olmayanın ya da kaybettiğinin hayalini kuruyor. Sevgilisi yokken, bir sevgilim olsa diye hayal kurar. Varken de olmasaydı da şöyle yapsaydım gibi hayaller.
Ya da kaybederiz ya, birden hayallerimizde yer edinir o kaybettiğimiz.
Belki de hep olmayanı ve kaybettiğimizi, bir daha olmayacak düşüncesiyle hayal yaparız.
Öyle ya, hayal bu.. çoğu hiçbir zaman gerçek olmaz. Bu yüzden hayalperest olur adın. Bu yüzden mucit değilsindir. Hep kaybedensindir.
Çünkü hep olmayanın hayalini kurmuşsundur.
Neden biliyor musun?
Çünkü canın daha az yanar, gerçekleşmediğini gördüğünde. Gerçeğe yakın hayal kurmak, daha çok can yakıcıdır. Çünkü içinde bir de umut barındırır böylesi hayaller.
Ve umut, bazen ...
neyse..
hayal kurmak güzeldir. Güzel...

Yorumlar

  1. Hayal kurmak kesinlikle en güzelidir...

    YanıtlaSil
  2. Deniz kızı hikayesi gibi...
    senin dediğin gibi:
    "Hayaller, birgün gerçekleşir umuduyla kurulmaz. Zira hayaller değildir umutla beslenen. Hayaldir umudun ekmek kapısı..."

    Çaktırma kopyalayıp yapıştırdım :))

    YanıtlaSil
  3. Ferhat Bayram; belki de çok şeyi. Farketmiyoruz ama. :)
    Melodram; kesinlikle öyleyiz.
    Esra Ateş Akın; arada kafam bozuluyor ama en güzeli galiba. :)
    Fuzuli; hayal ve umut karıştırılmamalı diyorum özetle. :)
    Toptan yazdım, niye, evdeyim de ondan. :) :)

    YanıtlaSil
  4. umutsuz ve hayalsiz olur muuuuu.
    :)

    YanıtlaSil
  5. kaybetmemek lazım, hadi kaybettin diyelim kahretmemek lazım. bu lafım da en çok kendime lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demesi kolay ama yapılması zor olan şeylerinde başında geliyor. Kaybettiğine üzülmemek lazım. Kader demek lazım.
      :)

      Sil
  6. hayat umut olmadan çok sıkıcı olurdu.. Hayal etmek de güzel bence .. Hayal etmeye devam edelim:)

    YanıtlaSil
  7. umudun peşinden koşarız, peşimize hayaller takılır,
    kimi zaman tökezleriz kimi zaman ayağa kalkar peşinden koşarız, neyse nerde kalmıştık hayal etmeye devam:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Ne güzel anlatmışsınız. :)
      devam..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…