Ana içeriğe atla

Otur.

Resmi bir kuruma ya da bir ofise girdiniz. İşiniz halolsun diye ayakta bekliyorsunuz. Masa başındaki yetkili:
  • Otur.
Dedi ve hemen oturdunuz.

Telaşlanmayın. Normalsiniz. İnsanların yüzde doksanı, bu komutu duyunca oturuyor. Oturmayan ve yok böyle ayakta iyi, diyenler azınlıkta.

Bizim patron çok yapıyor bunu. Otur, diyor, oturuyor karşısındaki. Bense, kibarlıktan ödün vermiyorum ve oturun diyorum. Ama genelde böyle koltuğa yan göz bakanlara, oturacak gibi görünenlere. İnsan kendini belli ediyor. Ya da zamanla insanları öğreniyorsun.

Kimisi oturmak için izin istiyor mesela. Böylesi kibar insanlar da var. Onlara en sevimli halimle, tabi ki, diyorum.

Bazı insanlarda var ki, masaya abanıyorlar. Sanki kırk yıllık arkadaşı ile konuşmaya gelmiş. Onlara tuhaf gözlerle bakıyorum. Öyle nasıl rahat oluyorlar acaba? Rahatlıkta bir yere kadar bence.

Bense, gittiğim yerde kendimden oturmayı seçiyorum genelde. Rahat ve kendinden emin görünmek istiyorum.

Yorumlar

  1. Ben bu konuda çekingenimdir bayağı, öyle rahat raht gidip oturamam. Hatta otur falan dediklerinde önce bikaç kere ben böyle iyiyim derim, sonra ısrarlar artınca pineklerim olduğum yere :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Evet eskiden bende öyle idim. Ama artık oturmak istiyorsam ya kendim oturuyorum ya da ilk komutta çöküyorum. :)

      Sil
  2. hahaaaa :) ben o azınlıktaki kişiyim..selamm:)

    YanıtlaSil
  3. ben de azınlıktaymışım ısrar edilse bile zor otururum :DD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Oturmak iyi oluyor ama. Karşısındaki kişi de rahatlıyor işini yaparken.

      Sil
    2. omo o zaman karşıdaki kişiyi rahatlatmak adına oturabilirim bak ben böyle düşünmemiştim hiç o tarafa geçmediğimden işte ama ben uzakta dururum rahatsız etmem öyle oturmak daha iyi tabi deneyeceğim:)

      Sil
    3. Siz rahat olun. Ama oturarak beklemek de iyidir ya.. para ile değil ya. :D :)

      Sil
  4. zaten aslolan oturmaktır. Nezaketle "buyrun, siz şöyle oturun" dersin ama onun açılımı " la bi dikilme tepemde de işimi göreyim, abanma şu masaya, bilgisayardaki bilgiler hususidir, görmemelisin vs." dir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :)
      Bilgisayar demişken, birde eğilip ona bakmaya çalışanlar da var. Delleniyorum resmen. :) Yalan yok.

      Sil
    2. zaten bizim işimizde bakmaması gerekiyor yasal olarak, görmemesi gereken bilgiler olabilir de bunu ne şekilde söyleyip karşındakini bozmayacaksın. o bazen olamayabiliyor. bilgisayara bakmayın desen bile bozulur. en güzeli oturtmaya çalışmak :)

      Sil
    3. Aynen bizimkinde de. Hoş, baksa da bakanın anlayacağını sanmıyorum ekrandaki bilgiden ama. :) Bakmaya çalışması hiç hoş değil cidden.
      Ben en çok, ayakta bekleyen beni gerdiği için otursun istiyorum. Ayakta daha çok bekliyormuş gibime geliyor. :D

      Sil
  5. hihi zor anlar ya bunlar evet.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Zor değil ama zorlaştıranlar da yok değil.

      Sil
  6. Aslında çok doğru ya. Şimdi okuyunca fark ettim. Belki de bu bizim karakterimiz hakkında bilgi de veriyor olabilir. Kendiliğinden oturmamaız, söylendiği gibi oturmamaız ya da sizli olaracak şekilde söylediğinde anca oturmamız vs çeşitli şekilde verdiğimiz tepki olarak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Tamamen kişilikle ilgili bir durum. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…