Ana içeriğe atla

Bakım Dediğin Nedir ?

Efenim, şu sıra konularımın bazılarını siz blogdaşlarıma yaptığım yorumlardan çıkarıyorum. Yalan yok. Aklımda konu yokken, başka yere yorum atarken, yorumun devamını getiresim geliyor. Yahut, yorumda ettiğim bir kelimeden yola çıkıyorum.
Bugün de öyle yapacağım, önceden belirtmek istedim. İçim dışım bir görünsün babında. Bunu da aklına geleni patavatsızca söyleyen herkese de söylerler ya, yahut kendileri kendilerini öyle adlandırır ya, ne gıcık oluverirler gözümde. Bunu da dipnot olarak düşeyim. 

 
Konu makyaj. Yanlış olmasın, sadece makyaj. Bakım değil, yani kişisel bakım falan. Makyaj...
Üstüne basa basa söyleyeyim de. Anlaşalım.
Genel görüş galiba şu: makyajsız insan, bakımsız insandır.
Ne alakaysa artık. Makyaj ayrı olay. Kişisel bakım ayrı olay. Makyaj yapmayan bir insanı niye bakımsızlıkla suçluyorsunuz kardeşim... Tembellikle suçlasanız belki anlarım da, bakımsızlıkla suçlayamazsınız beni.
Evet beni.. Zira bende makyaj kullanmayan biriyim. Ne normal günde, ne düğünde falan. Oje de kullanmam rujda. Göz kalemini geç zaten. Rimeli de geç, kirpikler zati aşağı bakıyor. Yani özetle, uzmanların görüşüyle sade makyaj bile yapmam. Sıfır makyaj, sıfır sıkıntı.
Doğal güzellik bendeki tabi... Allah'a şükür, yüzümüze bakılası bir insanız. Ama hiç alışmadım makyaja. Bu yaştan sonra da yapmam herhalde. Niye yapayım yani, ne değişecek ki. Çirkinleşecek miyim... hımmm.. olabilir. Onu zamanı gelince düşünürüz. He, şimdi yanlış anlaşılmasın, makyajı çirkinler yapar sadece diye. Estağfurullah. Öyle deyiverdim işte. Ama kesinlikle öyle bir düşünceye sahip değilim.
Benim derdim zaten, kimin niye makyaj yaptığı değil, yapmayana neden bakımsız denildiği.
Bu düşünceye sahip erkekler de çoğunlukta. Hem makyaj istemem derler, hem de makyajsız kadın gördüler mi bakımsız derler.
Sen bakımı yüzüne gözüne boya sürmek sanıyorsan, o senin bileceğin iş. Erkeklere sözüm, o zaman siz çok bakımsız insanlarsınız. Madem bakımlılık makyajdan geçiyor, sen yapmıyorsun, pis... ne olacak... demem lazım sana. Haksız mıyım...
Makyajsız ünlü yakalamak da moda idi bir zamanlar. Hayır, ne sanıyoruz ki biz, bu insanlar o makyajla mı yaşıyor sanıyoruz. Anlamadım ki. Makyajlı olması da doğal, olmaması da. Abartmaya luzüm yok.
Kimse kimseye karışmıyor da yalnız yine söyleyeyim, bana bakımsız demeyin. Değilim arkadaş...



 

Yorumlar

  1. güldüm ama dipnota da sölediklerine.
    yaa bakımsız diyen mi var saçma yaaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Varmış öyle çok bilmişler. :) Şahsıma denk gelmedi ama.

      Sil
  2. Amaaa ne gıcık bazı insanlar hayır anlamam erkeğin kızın bakımına makyajına karışmasına da. Baban karışmaz erkek kardeşin karışmaz -benim yok da olanınki karışmaz- hani seni en çok gören kimseler karışmaz, gider en lüzumsuz adam sana bakımsız der cıks cıks anlama sorunu var bence. Makyaj kesinlikle bakımla alakası olmayan bir şey boya bildiğin işte sen makyajla ağlamış birini gördün mü hiç canım kardeşim o bakım dediğin ağlayınca nelere vesile oluyor haberin var mı? Ama normal bizim anladığımız bakım insana sıkıntı olmaz aksine rahatlatır yapıldığı anda da o gün içerisinde de yaaa.
    Yanlız bu paragrafta hep bakımsız diyen kişiye yüklendim napıyım demesin o da.:)

    Kimse kimseye karışmasın bence çok saçma iş yani boşuna yorulmak yani olmasın böyle şeyler :)

    Ben de bakımsız değilim bana ne uleyn :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Öyle diyenleri biz bakımlı ama makyajsız kadınlar olarak doğduğuna pişman ederiz ... heyttt..

      Sil
  3. Makyaj çok abartılmaması kaydıyla kadına yakışır kanaatindeyim..Kişisel bakım önemli benim için..Sadece kadın değil erkek içinde öyle..tabii renkler giyim, saç, makyaj insanı inanılmaz farklı ve hoş yapabilir ama yüzünde gülümseme yoksa nafile..En güzel makyaj içten bir gülümseme olmalı,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel dediniz. Gülümseme yoksa, o tonlarca malzeme ile yapılmış o makyajın hiç anlamı yok. Makyajla yüzüne gülümseme koyamıyorsun ki. :)

      Sil
  4. Aynen katılıyorum ben de çok az makyaj yapıyorum mesela.
    Ben kendimi öyle güzel hissediyorsam öyle de gezerim illa sür sürüştük tak takıştır gezmemiz gerekmiyor.
    Erkekleri anlamak zaten güç makyaj yapmasak tüü bakımsız derler yapsak şuna bak şuna badana yapmış suratına derler tabi hepsi değil ama çoğunluk. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A evet. Yapsan dert, yapmasan ayrı dert hesabı. :) Çok yapana o lafı da ediyorlar değil mi?.. Kendilerini ne sanıyorlarsa artık..
      :)

      Sil
  5. Ben de sendenim:))
    Nasılsam öyleyim, en son oje sürdüğümde (zorla) evlendiğim gündü, bir daha da hiç sürmedim.
    Kimsenin ne dediği de beni hiç ilgilendirmiyor. Düzgün giy, lekeli, kırışık olmasın, duşunu al, mis gibi kok...benim için temel bakım kriterleri.
    Erkekler makyajsız hanımlara laf edeceğine önce kendilerine baksınlar:)
    Bak yorumlarda bile sesleri çıkmıyor:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Sanırım bende o gün sürerim. Ya da sürmem. Çıkartması dert bana göre. Üstelik iyice uğraşman lazım, kalmaması için. Lisede edebiyat öğretmenim anlatmıştı. Okuyorken, arkadaşları ile kalıyormuş. Arkadaşları gece gece uykulu gözlerle o ojeleri çıkartır, banyo yapar, yine uykulu gözlerle ojelerini tazelemeden yatmazlarmış. Ne azim ama...
      Aynen öyle. Bakım dediğin zaten temiz giyinip mis gibi kokmaktır.
      Aynen, hiç biri de çıkıp birşey demedi. Deeptone hariç. O da diyenlere laf etti zaten. :)
      Demek ki biz haklıyız, onlar haksız.

      Sil
  6. ben makyaj yapmadığım için kimse bana bakımsız demedi :))

    YanıtlaSil
  7. bi keresinde bi sınıf arkadaşım yüzüme yakından bakıp 'aslında sen azcık bakımlı olsan çok güzel olursun he' demişti. kaşlarımı da aldırmıyorum makyaj da yapmıyorum diye bakımlı olmadığımı söylemişti. doğallığımı değiştirmekten hoşlanmamak nasıl bakımsızlık olur -.-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendisi güzelliği başka yerlerde arıyor demek ki. :) Kendi yanlışlığı.
      Eminim siz ondan kat kat güzelsiniz. :) O kendi derdine yansın.

      Sil
  8. Bakımla makyajın alakası olmaz ki zaten.
    pis insanlarda makyaj yapar ama bunun bakımla ilgisi yoktur.
    Bakım temiz olmaktır en önce, dikkat etmektir kendine.
    En basitinden tırnaklarını kesmek, kişisel vücut temizliğine önem vermektir.
    Zira ben kapalı bir bayan olarak makyaj yapmayı kendime yakıştırmam, yapana lafım yok kendi iradesi nede olsa ama ben yapmam..
    Ama temizimdir, tertipliyimdir çoğu zaman. Şimdi bakımsız mı oldum ben, hiç de değil :)
    Güzel bir konuya değinmişsin insanların bu olguyu kafalarında değiştirmeleri gerekiyor. Bakım =! makyaj.
    (Şey "=!" ifadesi programlama dilinde eşit değildir demek :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten tonlarca makyaj malzemesi olan insana direk bu kadar bakımla uğraşılır mı deniyor...
      :) bilmiyordum, öğrendim.

      Sil
  9. Bakımsız bee! :P :D
    Şaka bi yana makyaj olayı neden sevilir bende anlamam. Bence bi kadına yakışmayan bir şey varsa oda abartılı makyajdır. Daha kötüsü gündüz yapılan abartılı makyajdır.
    Sade en iyisidir.
    Hiç yoksada "BAKIMSIZ!" dememek gerekir. :)
    Makyaja özgürlük! Pardon.
    Makyajsıza Özgürlük!
    Aslında hiç ilgilenmem ben bu makyaj olayıyla. Mesele nasıl buralara kadar geldi hiç anlamadım. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sade olsun ama olsun yani.. diyorsunuz.. :) :)
      Demek saçma zaten, onu demek istiyoruz biz. Makyaj yapmak bakım yapmak değildir.

      Sil
  10. Makyaj "out" oldu gibi geliyor acikcasi son zamanlarda bana -gerci zamanimin cogunda dunyaya Kanada'dan bakiyorum, belki de ondan. Turkiye'ye geldigimde kadinlarin daha cok makyaj yaptigini farkeder oldum.

    Kisisel fikrim: Kadin-erkek ayriminin daha derin oldugu toplumlarda kadinlar daha cok makyaj yapiyor. Bkz. Arap kadinlari, Guney Amerika kadinlari. Afrika'ya gitmedim bilmiyorum:) Kadinlar kadinliklarinin altini surmeyle rimelle belirginlestirme geregi duyuyorlar. Bu belirginlestirme bir anlamda "mevcut olani kapatmak"la ayni sey. Erkek kadini "yeterince kadin olmadigi zaman" sucluyorsa, kadin "daha cok kadin olmak" istiyor.

    Turkiye'de mesela gelin makyajlari feci agirdir. Batili ulkelerde hemen hemen sifir makyaj yaparlar ve cogu gelin kuafore bile gitmez, sacini annesi yapar. Kadinlar kendilerini (bazi ulkelerde) kadinliklariyla kanitlamak zorunda degiller ne de olsa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şöyle düşündüm de, galiba haklısınız. Gelinlere yapılan o makyaj beni oldum olası korkutmuştur zaten. :) Ne gerek varsa artık.
      Makyajla varlıklarını ortaya çıkarfıklarını sanıyorlar, desek. Bence sadece var olanı belirginleştiriyor. Güzelleştirdiği falan yok. :)

      Sil
  11. yanlış anladın sanırım ya da ben yanlış anlattım.
    köpeğe ismiyle hitap etmeli.
    diyelim telefondasın.
    köpeğinden söz edeceksin.
    köpeklerini benimseyenler, onu aileden görenler, işte bizim tarçın'ı da getircez derler. ama köpeklerini uzak görenler, bizim köpeği de getircez derler. yani, ismiyle seslenmek daha olumlu. onu sevdiğimizi gösteriyor. köpek demek insanlarla konuşurken, köpeğe yabancılaştığımızı gösteriyor. yoksa, türünden uzak görmek değil. onu evin küçük bebeği gibi görmek yanii.
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…