Ana içeriğe atla

Beş Kuruşu Olan.. ?


Yolda görseniz, a para düşürmüş biri deyip, eğilip alır mısınız o beş kuruşu?
Çok kıymetsiz görünür değil mi gözünüze. Üstüne basıp yolunuza devam edersiniz. Eğer içinizde alan varsa tebrik ediyorum onu. Alıp cebe indirmeyi kastetmiyorum. O parayı yerden alıp başka yere koymayı kastediyorum ben. Olmadı hayır kutularına atmak mesela. Yani gerçekten paranın değerini vermekten bahsediyorum.
Lisedeydik. Tarih öğretmenimiz demişti. O zamanlar paramızda sıfırlar var. En küçük para 5bin lira. (Bak şimdi 5 bin deyince insan bi heyecanlanıyor de mi? )  Şimdiki 10 kuruş 5 kuruş kadar bir şeydi. Yolda görüp tenezzül edip kimseler almıyor bu parayı demişti. Halbuki para değerlidir, kıymet bilmek lazımdır, demişti.
Şimdi ne zaman yerde para görsem, hocamın dediği gelir aklıma.
Düşünsenize, markete gittiniz. 10 kuruşunuz yahut 5 kuruşunuz eksik. Kasiyer bekliyor sizden, tamamlayın diye. Sizde eksik çıktı param diye mahçup oluyorsunuz. Kıymetini bilsek o paranın hiç yerlere atar mıyız? Siz hiç yolda yanından yahut üstüne basılarak geçip gidilen 100 lira gördünüz mü? Mümkün değil ki. Hemen sahibi aranır o paranın. Ama o kuruşların sahibinin kim olduğunun bir önemi yoktur hiç. Halbuki ikisi de para. İkisinin de değeri var. Yeri geliyor, o kadar noksan olduğu için istediğini alamıyor bile insan. 5 kuruş noksan diye nice paralar bozdurulur değil mi? Aman ne kıymetsiz para imiş. Bu kuruşların kıymetini en iyi kim biliyor biliyor musunuz? Marketler. Tek kuruş bırakmıyor hiç. Böyle zincirler kuruyorlar zaten kesin. Hem niye bıraksın ki, fiyatı o. Vereceksin tabi. Önemsemeyip yerlere düşürmeden evvel düşünseydin. Bilseydin kıymetini o beş kuruşun. 



 

Yorumlar

  1. 5 kuruş olmayınca nasıl da aranıyor insan bilirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Ama tek başına görünce pek önemsemiyoruz. :)

      Sil
  2. Merhabalar;
    Blogunu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım.
    260. takipçin benim.. :)
    Bana da gelirsen sevinirim :)
    ¦ Sevgiler ¦
    http://whiteglaze.blogspot.com
    twitter: @_gamzeahmet_

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgelmişsin White Glaze. Yine beklerim. :)

      Sil
  3. Aynen öyle, 5 kuruş deyip geçmemek lazım. Küçük para ama olmayınca eksik çıkınca mahcubiyeti büyük oluyor. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet öyle oluyor. Deli gibi aranıyorsun. Bulamıyorsun. Sıradakiler bekliyor, geriliyorsun.. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…