Ana içeriğe atla

Geri Dönüş – üm.


Huyumdur, bir şeye ara verdim mi kopmalarım başlıyor. Soğuyorum resmen. Aynen şu an gibi. Yazamıyorum. Aklımda konu var aslında ama toplayamıyorum.
Mesela yeni dizilerden Med Cezir. The O.C dizisinin uyarlaması. Şahsen meraktan bakarım da, arkadaş ben şu adamı sevmiyorum hiç. Şu adını feriha koydum adlı dizisindeki adam. Çağdaş mı adı, Çağlar mı ne. Dizide canlandıracağı karaktere de açıkcası hiç uymamış. Bilmiyorum nasıl olacak. 
Ayrıca dizinin bize uyarlaması nasıl olacak merak ediyorum. Malumunuz öyle her şeyi aynen aktaramıyoruz biz.
Dün de başıma ne gelse beğenirsiniz. Haftaya liseden arkadaşımın düğünü var. Bekarlar listemiz eksiliyor, onlar çoğalıyor. Halimiz vahim yani.
Biz de iki arkadaş onun için hediye bakmaya çıktık. Deli gibi dolandık. Mesela çok güzel çerçeve bulduk ama parası çok olunca kararsız kaldık. Olmadı, bir şey beğenmezsek onu alacaktık. Ama en son girdiğimiz yerde kupa takımı gördüm, bayıldım. Aynından kahve takımı da vardı. Birimiz birini, birimiz diğerini aldı. Takım aldık yani. Arkadaş bir de kendine aldı.
Kasaya yöneldik, tek tek verelim dedik. Demez olaydık ya. Önce arkadaş verdi parasını sonra ben verdim. Onun paraüstü 10 kuruşmuş. Ben 24.75 lira için 50 lira bir de 75 kuruş verdim. Ama gelin görün ki, paranın üstünü alıp almadığımı bilmiyorum hiç. Bunun farkına da eve giderken arabada farkettim. Cüzdana baktım, çantayı deli gibi aradım. Yok. Elimde kalan parayı da biliyorum. Ama bir 5 lira fazla çıkıyor, ona da anlam veremiyorum. Ne de olsa elimde kağıt 25 lira olması lazım. Ama yok. Eve geldim, önce arkadaşımı aradım. O da farkında değil. Fatura da onun adına kesildi. Faturadan telefonlarını istedim. Aradım, anlattım. Bakacağız dediler. Sonra aradılar beni. Bizle ilgilenen kadın, her şeyi hatırlıyormuş. Verdiğim 3 tane 25 kuruşa kadar. Bana da iki 10'luk, 5'lik ve 1 lira vermiş. Çok eminim verdim diyormuş. İyi de nerede bu para.. Çantama yine baktım, bir tane 1 lira buldum. Yani 6 lira fazla param çıktı. Sonra hatırladım ki, orada 6 liralı bir hesaplar yapıyordum ben. De niye yapıyordum onu hatırlamıyorum. Aldım düştü desem, ikisi birden nasıl düştü anladım. Üstelik çantamda bir 10 lira daha vardı. O duruyor. Bir de bana kasayı sayalım, size döneriz dediler ama hala dönmediler. Ne desem, ne yapsam bilmiyorum. Aldıysam da bilmiyorum, kesin bir şey diyemiyorum. Almadıysam da bir şey diyemiyorum. Almadıysam o parayı almak istiyorum. Aldıysam ve düşmüşse de bunu da bilmek istiyorum. Bu sebeple tekrar arayıp, kamera kayıtlarına bakın diyeceğim. Akşamda demiştim ama o kadar için luzüm yok dediler. Almadığım konusunda ısrarlıysam, verirlermiş paramı. Ama ya almışsam, niye günaha gireyim ki. Ben sadece alıp almadığımı bilmek istiyorum. Ki içim rahatlasın. Öyle değil mi?

Yorumlar

  1. o.c yerlisi mi. heey izlerim ya. pek severdim.

    para konusu valla çok heyecanlı anlatmışsın.
    bak bence unut gitsin daha iyi.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende severdim diziyi. Bakalım, o insan yüzünden pek sıcak bakmıyorum ama bilemem yine de. :)

      Ne biliyim ya, unutsan bir türlü, unutmasan iki. :)

      Sil
  2. Ara verme çok güzel yazıyorsun.
    Para da artık sana gelecek bir kötülük böyle gitmiş olsun..
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. :)
      Para mevzusunu öylece bıraktım. Kasaları tam çıkmış. 6 liram fazlam var dediğimde, düşmüştür dediler. Ama yine de ısrar ederseniz, gelin buyrun her zaman gelip alabilrsiniz paranızı dediler.
      Bilmiyorum ya.. ama bu saatten sonra gidip almam o parayı. O kadın vermemişse de, Allah biliyor. Ben onu hiç suçlamadım. Hep emin değilim dedim. O emin. Napalım...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…