Ana içeriğe atla

Haberler.


Geçen sene yeğenime öğretmeni ödev vermişti. Haberleri izleyecek, sonrada birkaç tane haber yazacaktı izlediklerinden. Şöyle bir düşününce güzel ve etkili bir ödev gibi duruyor. Çocuğa gündemi takip etmesi öğretiliyor diye düşünebiliriz. Ama çocuklara haber izletilmemesi gerekiyormuş. Bunu bugün okudum. O şiddet dolu olaylar, deprem, yangın vb gibi doğal afet haberleri, çocukta kötü etkiler bırakıyormuş.
Okuduğum yazıda çocuklar bu haberleri izlerken yanında birileri olsun istiyormuş. Ya da en sevdiği oyuncağa sarılarak izliyorlarmış.
Şimdi düşünüyorum da, o ödevi veren öğretmen demek ki bunları bilmiyormuş. Çocuğun ödev yapacağım diye izlediği o haberlerde neler görebileceğini kimse kestirememiş herhalde. Bu araştırmadan sonra, herhalde böyle bir ödev verilmez artık.
Aslında haberleri geçtim,çocuğa televizyonu hiç sevdirmemek lazım. Ama ne yazık ki bu çok da mümkün değil. Belli bir yaştan sonra, ki bu yaş maalesef 7 gibi falan. Alıyorlar kumandayı, istediklerini izliyorlar. Sende çocuk oturuyor oturduğu yerde diye bir ebeveyn olarak mutlu oluyorsun. Onu cidden, yazıda da dediği gibi televizyona bağlı yapıyoruz. Esir ediyoruz.
İşte bahsettiğim yazı.
Tamam dünya güllük gülistanlık bir yer değil, her gün iyi ve güzel haberler izlememizde mümkün değil. Ama hiç olmazsa çocuğa, çocuğumuza bunları erken yaşta farkettirmemize, hele ki yanlış yollarla farkettirmemize hiç gerek yok. 



  

Yorumlar

  1. Aslında televizyon almayacaksın olacak bitecek :) Yada sadece internet gibi ortamlardan film ve bikaç dizi takip edeceksin ailecek. Tv yayınları olmayacak ekranında

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Değil mi... İnternetten gör işini gitsin. Bence de iyi fikir.

      Sil
  2. ufff çok önemli bi konuda yazmışsın ya.
    bence de haber hiç izlemesinler.
    ne kadar geç o kadar iyi.

    ikinci paragrafından çok etkilendim.
    öle mi yapıyolarmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Geç olsun, güç olmasın.
      Eklediğim yazıda, yapılan araştırma sonuçları öyle çıkmış. ne kötü değil mi? Hiç farketmiyoruz bu durumu.

      Sil
  3. Benim hocam da verirdi öyle ödev ilkokulda. Benim ikizim var bir de iki kat haber bulmak için her türlü haberi yazardık. Bir de farklı olacak takıntımız vardı çocukluk işte. Her türlü haberi yazdım ödev olarak cinayetler,yangınlar,soygunlar ohooo.

    Çocuk yetiştirmek gerçekten çok zor iş her ayrıntıyı düşünmek gerek.Bu da nereye kadar mümkün bilemiyorum.

    Ve son olarak linke tıkladım ama habere ulaşamadım benden mi kaynaklı acaba merak ettim de.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi vermezler artık herhalde. Olan sizlere oldu. :)
      Evet, çok zor. Örnek olmak bile zor. O çocuk senin yaptığın her şeyi alıyor ya, her an otokontrollü de olamıyorsun. Zor yani.
      Baktım çalışmıyor evet. Aldığım yere baktım, orda da açılmadı. Kendinde sorun var galiba. Dün açılmıştı çünkü. İnşaallah düzelir.

      Sil
  4. branşı neymiş arkadaşın acaba :))

    gerçi onda da suç yok, sesini kessin diye tv başına oturtulan ailelerin çocukları dolu buralar :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sınıf öğretmeni. :)
      Aynen, öyle maalesef.

      Sil
  5. ya tecavüz, ya gasp, ya hırsızlık..
    Durum kötü vahim..
    izletmemeli..
    ama bii yandan da gerçekleri görmeliler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. izletmemeli evet. İzlemelerinin de yaşı var. Şimdi yazının linkinde sorun var ama yanlış hatırlamıyorsam 12 yaş üstü olması lazım.

      Sil
  6. Çocuk ve TV konusu her zaman problem! Hele söz konusu Türkiye ise.
    Bizde çocuklara daha bebekken yemek yedirmenin en kolay yolu olarak görülüyor. Sonrasında zaten buna alışmış bir çocuğu yemek için masaya oturtamazsın. Yapılan araştırmalar gösterdi ki TV`yi çok izleyen çocukların konuşmaları da gecikiyor. Çünkü tek taraflı izliyor, iletişim kurmuyor. Dolayısıyla konuşmada geri kalıyor.
    Haberlere gelince şahsen izletmiyorum. Zaten kendim de izlemiyorum:)
    Peer Ole nispeten büyük olduğu için, tabii ki benden dinliyor bazı şeyleri. Daha doğrusu anlatıyorum, PKK nedir, ne istiyor, şu anda Mısır`da olanlar, Gezi Parkı olayları gibi pek çok konudan haberdar. Bilgisi olsun istiyorum, dünya hep iyiliklerle dolu değil.
    İlla haber izleyecekse çocuk gerçekten ailesiyle beraber izlemeli. Belki de en önemli nokta bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konuşma konusunda çok haklısınız. Tv izlemesin istiyoruz ama başımız sıkışınca ona sarılıyoruz. Çocuğu hemen tv'ye teslim ediyoruz. Neden? çünkü oturup onu izleyeceğinden adımız gibi eminiz. Bizde güven içinde işimizi görüyoruz.
      Kendim bilmediğim için, yazıdan örnekliyorum. Orada da öyle diyor zaten. Öğrensin bilsin ama zamanı gelince. Hem dediğiniz gibi haberlerden bizzat öğrenmesi lazım değil. Anne babadan da öğrenebilir.
      Hem öğrenmesi lzım zaten. Dünya saf yani doğal olan manasında, olanları çabuk tüketiyor, bence.

      Sil
  7. Yani aslında o araştırmalar yıllardır yapılıyor. Öğretmenin bunu bilmemesi çok ilginç.
    Bir de çocuklarınıza üç yaşına kadar hiç televizyon izletmeyin üç yaşından sonra da günde yarım saat çocuğunuza refakat edip izletin deniliyor.
    Çocukların algısı bizlerden çok fazla bu yüzden ekranda bizim algılayamadığımız görüntüleri de görebiliyorlar. Bunun bir adı var ama ben şu an hatırlamıyorum. :)
    Televizyondan çocuklarımızı uzak tutalım, kendimizi de uzak tutalım. Bizim içinde bir faydası yok. En güzeli okumak.
    Ne çok yazdım..
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yeğenimin okulu da değilmiş ki. Başka okullarda varmış. Demek ki büyük eksiklik var hala.
      Üç yaşına kadar mı... doğar doğmaz televizyonla tanışıyor çocuklar.
      O dediğiniz gizli mesaj anlamına gelen şu değişik adı olan şey galiba. Onu diyorsun herhalde. Mesela Aslan Kral çizgi filminde bile varmış.
      Okumak iyi evet, İnşaallah diyelim. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…