Ana içeriğe atla

Teğet Geçti.


Lafa burnumdan başlamam lazım galiba. Aslında fındık gibim burnum vardır. Ama fındıkta olsa burun insanın yüzüyle aynı hizada değil, çıkık. Zaten başına bu yüzden geldi gelen.
Aslında ufak bir şey. Büyük bir kazayı kıl payı, teğet geçerek atlattım galiba.
Bizim dosya dolabı artık küçük geliyor bize. Dosyalar şişti de şişti. Alması dert, yerine koyması ayrı dert. Sinir oluyorum. Ama bu durum eskilerde böyle. Onlara eklenecek bir şey geldiğinde hiç yerine yerleştirmek istemiyorum. Ama kaçamıyorsun işte, yerleştirmem lazım elbet bir gün.
Bugün de o gün olsun dedim. Birikmiş evrakları artık yerlerine yerleştireyim dedim. Patron da yok. Gerçi onun olmadığı zamanları seçiyorum zaten. Masası tam yolumun üstü. Zırt pırt gelip gitmek rahatsız edici oluyor gibime geliyor. Hem ona hem bana.
Sorunlu dosyaların sonuna gelmiştim. Sonuncuyu zoru zoruna, tam yerine yerleştiriyordum ki, başımdan aşağı bir şeyler düştü. Kalın kalın birkaç tane kağıt tomarları, bir dosya, kağıtlar. Resmen başımdan aşağı yağdılar bir anda.
Allah'tan kafamın tam tepesine gelmediler de burnuma çarpıp ayağımın dibine düştüler. Bir an ne olduğunu bile anlamadım. Öyle ani oldu ki. Şu an burnum kızarık. Sızlıyor kızarık olan yer. İnşaallah bir şey olmaz.
Böyle işte, küçük bir ofis kazası atlattım galiba. Geçmişler olsun bana. :)

Yorumlar

  1. Geçmiş olsuuun ya iyi büyük bir şeyler düşmemiş. Bir daha yaşanmaz umarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. :)
      inşaallah yaşanmaz. Burnumda kırmızı bir çizik var şu an. :d

      Sil
  2. Ah canıııım çok geçmiş olsun.
    :(

    YanıtlaSil
  3. kıyamam geçmiş olsun.
    :)
    bak iyi ki burnun küçükmüş.
    yoksa daha acı olabilirdi.
    :)

    YanıtlaSil
  4. kıyamam geçmiş olsun.
    :)
    bak iyi ki burnun küçükmüş.
    yoksa daha acı olabilirdi.
    :)

    YanıtlaSil
  5. kıyamam geçmiş olsun.
    :)
    bak iyi ki burnun küçükmüş.
    yoksa daha acı olabilirdi.
    :)

    YanıtlaSil
  6. uuuv geçmiş olsun :((
    bir kere de düdüklü tencerenin kapağı kayıp yere düşecekken annem saçma bi refleksle ayağını koymuş altına. kapak kırılmasın diye parmağı kırılacatı.. baya kötü olmuştu!
    dikkat et burnuna, önemli o. nefes alsak yeter hani. :D

    YanıtlaSil
  7. Pehito, Deeptone ve Bidüşün, hepinize ayrı ayrı teşekkürler. Burnumun üstünde ince ve küçük bir çizik olarak günün izi kaldı. :)
    Deeptone haklısın galiba. :)
    Bidüşün, anneniz cidden ani refleks göstermiş. Ya kapak kırılmasın diye, ya da yerleri batırmasın diye. Kimbilir. Ayak da fena. Ne zaman oldu bilmiyorum ama geçmişler olsun size de.
    Ederim ederim. :)

    YanıtlaSil
  8. geçmiş olsun.dikkatli olmak lazım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Evet olmak lazım. Aslında hep düşünürdüm yıkılacak başıma diye, oldu. :)

      Sil
  9. Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Ufak bir yara izi kaldı, geçiyor. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…