Ana içeriğe atla

Unutmak.


Başımın şiddetli ağrısı ile gözlerimi açtım. Başımı çevirdim ve yanımda yatan adamı farkettim. Gözlerim faltaşı gibi açıldı o an. Kimdi bu adam, ben neredeydim. Kendimi resmen yataktan aşağı attım. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Korkudan ölebilirim. Neler oluyordu böyle. Neredeydim ben? Bu yatakta, bu adamla ne işim vardı?..
Derken adam uyandı. Gülümsüyordu. Sonra bana tuhaf bir şekilde bakarak:
-Ne oldu hayatım? Korkmuş gibisin. Niye orada öyle bakıyorsun?
Korkmak mı.. Ölüyorum korkudan. Yerimde çakıldım kaldım. Allah'ım neler oluyor.. Bu adam beni tanıyor ama ben tanımıyorum. Nasıl oluyor bu iş..
Yataktan kalkıp bana doğru gelmeye başladı. Birden tüm kuvvetimle çığlık attım.
-Uzak dur benden ! Uzak dur..! Kimsin sen!
Yere çömelip ağlamaya başladım.
-Canım.. sen iyi misin? Ben kocan, sabah sabah şaka falan mı yapıyorsun? Korkutma beni.
Kocam mı.. Yüzüne baktım. Yüzündeki endişe ve şaşkınlık, beni biraz sakinleştirir gibi olsa da, ben bu adamı tanımıyordum. Bu eve ilk kez gelmiş olmalıyım. Yalan söylüyor. Sonra etrafa bakmaya başladım. Hayır, hiçbirşey bana tanıdık gelmiyor. O da etrafa baktığımı farkediyor.
-Bak, düğün resmimiz bu.
Duvardaki resmi gösteriyor. İnanamıyorum. Evet, ikimiziz. Yüzüne bakıyorum. Gülümsüyor. Yatağa oturuyor ve çekmeceden bir evlilik cüzdanı çıkarıyor. Bana uzatıyor.
-Bak, biz evliyiz. Resmi olarak. Hemde tam 1 senelik. Ooo.. yıldönümümüz dünmüş. Affet hayatım..
Sarılmak istiyor ama kendimi çekiyorum. Yine şaşırıyor. Hala inanamıyorum tüm bunlara. Hatırlamıyor muyum gerçekten. Yoksa tüm bunlar yalan mı..
Elimle yüzümdeki yaşları silerken yüzüğümü farkediyorum. Aklıma, çıkarıp içine bakmak geliyor. O da yüzüğünü çıkarıyor. İçindeki ismi ve cüzdanı gösteriyor.
-Hayatım, tamam ilk yıldönümümüzü unuttum ama bu abartı olmuyor mu?
Yine yaşlar akıyor gözümden. Bu sefer korkudan değil. Başka bir şey.
-Ben hiçbirşey hatırlamıyorum... hatırlamıyorum..
Elindeki cüzdan düşüyor elinden. Geri gidip yatağa oturuyor.
-Sen ciddisin...
Göz göze geliyoruz. Öyle çaresizce bakıyoruz ki birbirimize..
.....


Böyle bir durum sizin başınıza gelse...
Naparsınız? 





Yorumlar

  1. Adamın yerinde olsam fırsat bu fırsat der evden kaçardım :D
    Fazla mı duygusuzum ne bu aralar (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D
      Güldürdünüz beni.. Çok yaşayın siz.

      Sil
  2. Kadının yerinde olsam ve bir tek onu hatırlamasam kesin sevmiyodum der fırsatı bulmuşken kaçarım :D
    Amaa kendimi bile hatırlamıyosam mecbur kalırım.
    Üzülür müyüm? Hatırlamıyorum ki üzülmezdim heralde ;)
    Ama okurken kendimde düşünmeyince üzüldüm :))
    Nasıl kendimle çelişiyorum ben ya :D
    Ama harikaydı canım benim :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :-)
      insan o an kendini hatirlar mi..
      ama kendinde üzülmemen iyi bence. :-)
      tesekkürler

      Sil
  3. Ay inanmıyorum ya,çok fena bu :/
    Ne yapardım hiç bilmiyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Kötü bir durum.
      Bilmemek daha iyi.

      Sil
  4. Yazıya yorum yapayım derken "Siz olsaydınız"la karşılaşmak sarstı bak. Zaten paranoyak birisi olduğumdan hatırlayana kadar inanmayabilirdim... İyi ki yüzüklerin içine isim yazılıyor ama belli de olmaz adam uyurken takmıştır belki... Şeyy adımızı hatırlıyo muyuz peki? Tamam bence susayım ben :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :-)
      Herseyi unutmak ya da belli bir dönemi... hangisi daha kötü..

      Sil
  5. Allah korusun ya, ön güzel geçmesi gereken flört dönemi ve cicim aylarını hatırlamak isterdim doğrusu :)

    YanıtlaSil
  6. unutan için ne kötüdür ama yaaa. unutulan için de. bilemedim valla. çok zor yerden sordun yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :-)
      zor soruları severim. ama sormayı. cevaplamayı degil.

      Sil
    2. iyiymiş ölesi daha kolaymış :)

      Sil
  7. Muhtemelen sakinleşmeyi bekler ve bi doktor aramaya başlardım. Gerçekci olmak lazım. :)

    YanıtlaSil
  8. Yanıtlar
    1. :)
      Bakayım..
      Bak bende bir mim daha vardı. Onu unuttum.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…