Sandığınız gibi ağlamaklı hıçkırık değil bendeki, bildiğiniz hıçkırık işte.
Bir insan niye hıçkırır ki ? Neden hıçkırır?
Şuan bu yazıyı hıçkıra hıçkıra yazıyorum. Yolda gelirkende hıçkırıyordum. Bir tuhaf oluyormuş yürürken hıçkırmak. Birden sarsılıveriyorsun. Diyecekler ne oluyor bu kıza.
Hala hıçkırıyorum.
Hıçkırık geçsin diye yapılan bazı şeyler var. Mesela bebeklere genelde hıçkırınca limon verilir. Hepsi değil tabi. Kaşığa suyu damlatılır öyle. Bunuda açıklayalımda.
Sonra genelde büyüklere uygulanan yöntemler vardır. Misal korkutmak. Arkadan cimçitlemek. Sırtına vurmak gibi. Evde bunları denedik ama sonuç alamadık. Ben hala yazarken hıçkırıyorum. Bişey değil, yazarken sorun yokda konuşurken zor oluyor be.
Şimdi biraz seyreldi ve şiddeti azaldı.
Hıçkırık öyle basit bişey de değilmiş. Uzun süren, inatçı olarak tanımlanan hıçkırıklarda varmış. Kimi zaman bir hıçkırık kalp krizinin tek belirtisi olabilirmiş. Ya da kanserin. Yani hıçkırıklarımıza dikkat etsek iyi olacak. Sıklığına, ne zamanlarda olduğuna. Zira 1 saat kesintisiz hıçkırık nöbeti geçirirseniz doktora gitmekten utanmayın, çekinmeyin.
Son not; hıçkırığım şuan itibariyle geçti. Ama hoşuma gidiyordu yaa... Bende de var hafif arızalık. İtiraf ediyorum.
Nokta...
