Ana içeriğe atla

2012 İyi ve Kaliteli Komedi Dizileri Yılı Olsun

Yok. Yok. Yok...

Yok işte bana sorarsanız. Eminim ki bana hak verenlerde çıkacak çoğunluktan.

Şimdi haftanın 7 günü, Allah versin her akşamı bir tane. 1 yetmiyor kimi kanala 2 tane dizi yayınlıyorlar.

Bunların içinde kaliteli bir komedi dizisi yok maalesef. Maalesef ve ne yazık ki.

Pazartesi; Arka sokaklar, Al yazmalım, Bir ömür yetmez ve haftaya ilk bölümü çıkacak olan Koyu kırmızı adlı diziler. Malumunuz ki bunların hiçbiri komedi değil.

Salı; ah salı. Öyle bir geçer zamanki var. Zati onu es geçiyorum direk. Firarı da. Tövbeler tövbesini de. Bi yeni dizi Pis 7li diyebilirim ama içimden öyle coşkuyla evet diyemiyorum. Komedi değilde gençlik dizisi diyebilirim. Başrolde aşk adlı dizide var ama izlemediğim için saymıyorum.

Çarşamba başka çarşamba. Kuzey Güneyi, Sakarya fırat, Muhteşem yüzyıl ve Mavi kelebekler. Hepsi komediden uzak. Drama kardeş diziler. Çocuklar duymasını az daha unutuyordum. Onun için komedi diyenler çoktur. Ama hep aynı malzemelerle komedi olmaz. Aynı konular aynı tantanalar hep. Değişen sadece büyüyen çocuklar.

Perşembe; Fatmagül ile başlayan dramla zaten baştan kaybetti. Yeni dizi Kalbim 4 mevsim desen öyle. Sende gitme hiç değil.

Cuma; Hayat devam ediyor dediler. Çok eksikmiş gibi yine dram eklediler. Haa şimdi Akasya durağı var diye coşanlar olabilir. Sinan'ın her gördüğü kadının peşinden koşup, karısını aldatmasına ben komedi diyemiyorum hiç kusura bakmayın. Bir çocuk sevdim, adından kaybediyor zaten.

Cumartesi pazar desen İffetti, Umutsuz evkadınları idi. Behzat Ç. O ayrı zaten. Ben Yahşi Cazibe'yi unutmuşum. Ama isabet olmuş. O da geçerli değil. Artık konu baydı çünkü. İki polis eksittiler ama söyleyemedi Kemal Bey Simge Hanıma. Zaten bu sezon Simge'yi hepten Kemal delisi yaptılar. Bişey diyeceğim şimdi dilim varmıyor. Anlayan anlamıştır.

Görüldüğü üzre bende kabahat yok. Şöyle izlemeye değer, kaliteli ve komik bir komedi dizisi yok.

Umudum 2012 ile ekranlara gelecek olan; Seksenler, Yalan dünya ve Hababam sınıfı adlı dizilerde.

En çok da Yalan dünya adlı diziden umutluyum komedi adına. Kalite adına.

Bekleyip görelim.

Yorumlar

  1. Bu konuda kesinlikle haklısın. Maalesef kaliteli bir komedi dizimiz yok. Yahşi Cazibe'yi önceden denk geldikçe izlerdim, güzel oluyordu. Bu sezon denk gelse bile ben kanalı değiştirdim.

    Umutsuz Ev Kadınları'nda biraz komedi var ama sonuçta komedi dizisi değil. Türü farklı.

    Geçtiğimiz yıllarda Avrupa Yakası çok kaliteliydi. Çok oyuncu değiştirmesine rağmen yine de kendini izlettiriyordu. Gülse Birsel'in ondan sonraki projesi de Yalan Dünya oldu. Oyuncular çok kaliteli ama fragmanlardan gördüğüm kadarıyla biraz Avrupa Yakası'nı andırıyor.

    Seksenler'i ilk defa duydum, Hababam Sınıfı'nın ise başarılı olacağını düşünmüyorum. Çok çok başarılı bir film serisi varken tuttular yeniden çektiler, yetmedi dizisini yapıyorlar. Halkın gönlüne taht kurmuş eserleri yenilemekten vazgeçin artık!

    YanıtlaSil
  2. Evet ilk zamanlar iyiydi. Bende izlerdim. Ama artık izletemiyor kendini. Çünkü dediğim gibi konu çok fazla uzatıldı. Hele Simge'nin o halleri beni iğrendiriyor desem abartmış olmam.

    Seksenler dizisi Trt'de çıkacak. Seksenler diyorlar ama bakıyorum da bizde hala seksenlerdeyiz. Ona şaşıyorum. O yüzden aslında kendime yakın görüyorum. Bi bakmalı.

    Hababam sınıfı için dediğin maalesef doğru. Bi o değil. Artık Türkiye dahil, dünya sineması da yeni şeyler üretmekten aciz. hep aynı şeyler.
    Ama iyi birşey olabilir. Belki. Hakiki Hababama yakışır bir şey ortaya çıkartırlarsa ne ala.

    YanıtlaSil
  3. Umarım dediğin gibi her iki yapımda kaliteli, kalıcı, en önemlisi de "bize" uygun olur. Bir kaç bölüm şans vermek fena fikir değil aslında.

    YanıtlaSil
  4. İnşaallah. Yeter artık, kahrolup sinirlendiğimiz. Azcık da gülelim yahu. :)

    YanıtlaSil
  5. Sabahki programlardan, akşamki dizilere kadar her yerden acı fışkırıyor. :))

    YanıtlaSil
  6. Sorma. Bence o tatlı sertin saati değişmeli. Sabah sabah nasıl izleniyor hiç anlamıyorum.

    Acıların çocuğu olduk çıktık (: :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…