Ana içeriğe atla

Alamanya Rüyası mı Yoksa Kabus mu

İki farklı film. Ortak nokta ise Almanya'ya gidişle değişen hayatlar.
Birinde Hülya Avşar, diğerinde Türkan Şoray başrollerde.
Almanya'dan fazla aslında ortak noktaları filmlerin. İkisinde de Alamanya rüyasına kapılmış kocalar, ardlarında bıraktıkları eşleri var. Eşleri eskide bıraktıkları hayatlarında. Yeni, büyülü Alamanya'da yenilerini bulurlar zira.


Alamancının Karısı filminde adam çocuğunu da alırken yanına, Dönüş filminde ardında bırakır. Üstüne üstlük Alaman olan karısından da bir çocuğu olmuştur.
Arkada kalan eşler yaşam ve yaşama mücadelesi verirler.

Alamancının Karısı filminde çocuğuna kavuşma çabası vardır annenin.
Dönüş filmi ise köyde bir başına kalmış bir kadının dramı ile daha bir yürek yakar. Üstelik evladını kaybetmiştir. Bir başına kalır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, kocasının bir başka kadınla olduğunu ve çocukları olduğunu kaza geçirmiş olan araclarını o yoldan tesadüf eseri geçerken görüp öğrenir.
Çocuğu da alıp, gider uzaklara kadın. Bir başına kaldığı o köyde eşini, çocuğunu kaybeder. Üstüne birde katil olmuştur.

Alamancının Karısında da iki farklı son vardır. Yapımcılar filmin sonunda çocukla annesini ilk sonda kavuşturmazken, diğerinde insafa gelen baba çocuğu anneye verir.

Bir Alaman rüyası ile başlar herşey. Rüya kısa sürede geride kalanlar için bir kabus olur.

Almanya'nın havası mı suyu mudur bu adamların aklını çelen.

Almanya cidden bir başka dünya mıdır ki, başka diyardaki hayatları yakıp yıkmak lazımdır.

Bir rüya iken birine Alamanya, bir diğerine ise kabus olur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…