Ana içeriğe atla

Mutluyum, Huzurluyum, Uzunum

Boy kompleksi olanlar vardır. Boyu kısadır, yanında kendinden uzun birini görmek istemez. Yahut uzundur, kısasını görmek istemez, yakıştıramaz.

Boy uzaması çocuklukta olan bir durum. Büyüme hormonu o yaşlarda çalışıyor. O yaşlarda çalıştı çalıştı, yoksa kaybettik. Kaldık cüce.

İşte en kötü tabiri ile cüce kalmamak, çocuğumuzu cüce görmemek için anne babaya yine görev düşüyor.

Tabi bu görev için en başta ailenin kendisine bakması lazım. Yani anne-baba kısa ise, ailenin soyunda bir kısalık varsa, fazla umutlanmamak lazım. Zira boy uzamasının yüzde 80'i ailesel faktöre bağlı.

Bunun haricinde, çocuğun beslenmesi önemli yer alıyor. Sütü, yumurtayı eksik etmemek gerek. Spora alıştırmalı mesela. Egzersiz deniyor yani çocuğu oyundan mahrum etmeyeceğiz. Onların en iyi egzersizi oyun çünkü.

Tüm bunlar tamam ama uzama yok. Bu durumda herhangi bir sorun olup olmadığına bakılmalı. Büyüme hormonunun salgılanmasını engelleyen bir sorun olan, kronik böbrek, tiroit hormon eksikliği ya da kansızlık var mı diye baktırmak gerek.

Eee... Tüm bunlarda sorun yok. Ama gel gör ki çocuğun boyu normalin altında ve uzamıyor. Bunun nedeni sensin annesi babası. Sizin kavgalarınız, aile içi huzursuzluğunuz. Hoş bu huzursuzluk içinde çocuğun boyu kısa mı kalmış uzamış mı derdinde bile olmaz anası babası ya neyse.

Çocuğun daha huzurlu, uygun aile ortamında daha hızlı büyüdüğü görülmüş. Özellikle yurtta yaşayan çocukların aile ortamına kavuşmasından sonraki boy farkı bunu doğrular nitelikteymiş.

Her şeyin başı sağlık.
Ama en başta huzur. Huzurlu bir aile. Sağlıklısın, ama huzurun yok.
O huzurun eksikliği seni boyundan bile mahrum ediyor.
Sen nelere kadirsin ey huzur...

Yorumlar

  1. Sağlıklı olsun da.... :P

    YanıtlaSil
  2. Öyle tabi Efenim. Her şeyin başı sağlık önce. (:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…