Ana içeriğe atla

Sen.. yada Ben.. Kimiz ki..


Sen kimsin? Evet evet, sen kimsin, onu bir de, bana ilk önce. Kimsin de benim hakkımda herşeyi bildiğini iddia edebiliyorsun sen? Nasıl bilebilirsin ki sen herşeyi? Söyle.. nasıl?

Şimdi söyle mesela.. ne hissediyorum şuan..mutlu muyum ki.. ama yokk.. sinirliyim değil mi? Hatta patlamış bir volkanım belki de..

ama yanılıyorsun biliyor musun? Hiç sinirli değilim. Aksine, sakinim. Hayatta olmadığım kadar. Bunca vakit hep sinirliymişim meğer. Yok o böyle der, yok şu böyle düşünür, diye diye sinir etmişim kendimi. Şimdi rahatım ama.

Anladın mı? Bak yanıldın işte. Beni tanıyor musun? Tanımıyorsun. Ama merak ediyorsun değil mi? Sırf bu sebeple bana karışman, öyle değil mi? Yok onu seviyorsun, yok bu tarzın değil, yok öyle yapma diye diye, aslında benim gerçek düşüncelerimi yokladın hep.

Heyhatt.. ama yanıldın işte. Seni de yanılttım ben. Senin gözünde nasıl olmam gerekiyorsa öyle oldum ben. Görmek istediğin süretim ben. Hiç aslımı, özümü görmedin, göstertmedim ki sana.. bir başkasına.. hiç kimse bilmiyor, ben kimim.. nasıl biriyim.. kimsecikler bilmiyor.. belki ben bile. Öyle çok başkası oldum ki.. öyle çok rol kestim ki.. özümü unuttum.

Niye.. Beni sev diye mi? Etrafımda birileri olsun diye mi oldum böyle ben.. bak sana başka bir soru soruyorum. Gerçek bir soru bu.

Niye böyle oldum ben.. söyle.. sen.. evet sen.. herşeyi bildiğini sanan sen.. beni tanıdığını iddia eden sen.. söyle şimdi.. bu hallerin sebebi sen misin? Yoksa ben miyim yine tüm suçlu..

söyle.. bekliyorum...

Yorumlar

  1. off bu çıkışı çok sevdim..

    görünen ile görülen arasındaki fark.işte bu..
    yani sen görünmezsen kimse göremez. görünsen bile göründüğün kadar görülürsün..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani, katiller aramızda nasıl yaşıyorlar sanıyoruz ki.. Bende olayı iyice abarttım. (:

      Sil
    2. :) YOK !!
      BENİM HOŞUMA GİTTİ..

      Sil
    3. :) Farkettim de,ben görünmezlikten onu çıkardım, o an, bir anda.
      (:

      Sil
  2. Çok fenaın yani... bunca insan yalancı mı yani... çoğunluk bilmez de sen mi bilceeen...? seni senden iyi bilir onlar... öyle iyi bilir ki... seni darağacına bile götürürler...ne diyon sen...!!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onlar sadece bildiklerini sanır. (:
      Yalancı olanda benim zati, kimse değil. :D

      Sil
  3. kimmiş onlar ya herkes kendine baksın,kendi hallerini görmezler millete laf sokmaya karısmaya calısırlar,kimsin sen ya diyesim geldi,hem kel hem fodul takımına çok fena dalasım geldi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (: Beraber dalalım.
      Ama bunlar heryerde, bizle birlikteler ki..

      Sil
  4. "Sen kimsin? Evet evet, sen kimsin, onu bir de, bana ilk önce. Kimsin de benim hakkımda herşeyi bildiğini iddia edebiliyorsun sen? Nasıl bilebilirsin ki sen herşeyi? Söyle.. nasıl? "

    En genel hatamız olma adayı olan durum. Herkes her şeyi bilir, herkesi ama kimse bilmez hiçbir şeyi, kimseyi ! Biz hep onların g/özündeki bizdik. hep öyle olmamız istendi,istenmeye de devam ediyor. Adını şuan anımsayamayacağım bir bilim insanı, insanların bu tavırlarının aslında kendinlerini yansıttığınız, dolayısıyla size karşı yapılan yaftaların aslında onların bastırdıkları veya birebir yaşadıkları yönleri olduğunu söylemiş. Haklı gibi.

    Diğer açıdan da ,aslında biz aynılık sevicileriyiz. İnsanları kendi gözümüzde ve aslında bize daha yakın gelen ; en azından fikirlerimizi doğrulayacak yerlere koyuyoruz ki bulmak kolay olsun. Öz kavramını yok sayarak, kendi özümüzdekini bilmeden daha bir cahillikle,toylukla olduğunu sandığımız yanlarını yaşarken daha insanların ; onlara bu denli net uydurmalarla yaklaşmamamış, aslında şizofreninin ve unutkanlığın başlangıcıdır. Ayna karşısındayız , gördüğümüzü sandığımız aslında yansıma. " İnsan kendini yalnızca insanda tanır" ( Goethe) ile olayı bağlamak istedim.

    Bir şey daha diyeyim ve sakın üzerinize almayın, sadece durum oluştuğu için belirtmek istedim ; nedense bu hallerden herkes şikayetçi ama -belki de herkes- böyle yapmakta. Asıl kaynak burada sanki. Tek davranıştan,tek yönden yola çıkılarak yapılan çıkarımlar, g/özümüzü yansıtmakta. Oysa gözümüz renkli,hem de bin bir çeşit. Sadece siyah görmüyoruz. demem o ki, renklerin kaynağı sadece nesneler değil aslında g/özümüz.

    Saygıyla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ben yazarken, kimseye yöneltmedim. Ben ayna karşısındayım, kendimle konuşuyorum. İnsan ne yapıyorsa, önce kendine yapıyor.
      Biri sana şöyle yap diyor, yapıyorsun. Sen yapıyorsun. İstesen yapmazsın. Kendin istiyorsun. Özünde sensin ama başkasının adına yaşıyor gibiyiz.
      Yani özünde, başkalarının istediği gibi olmak isteyen yine biziz..

      Sil
  5. bazen kendi kendime, heyy ne yapıyorsun sen, bu sen değilsin. titre ve kendine gel derken buluyorum kendimi, sanırım her insanda var biraz bu kendini hesaba çekme olayı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, arada ihtiyaç oluyor. Olmalı da belkide.. bir kere bile olsa.. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…