Ana içeriğe atla

Başlığı Bilemedim..

Dün babamın uyarısı ile baktık diye hatırlıyorum. Halbuki cumartesi günü bir şeyi yoktu.
Kafesin dibinde öylece duruyor. Dedik herhalde yine yumurtlayacak bizimki. Kabartmış kendini. Çekilmiş köşeye.
Ama sonra baktık ki, ayağının üstüne basamıyor. Öyle durmaktan uyuştu diye düşündük. Ama düzelmedi. Uçamıyordu.
Elimizi uzattık kafese. Tepki vermiyordu. Normalde yabanidir. Kaçar, deli olur. Öylece kaldı. Aldık elimize, baktık ki, poposunda büyük bir parça kakası var. Temizlerken farkettim, kaka değil, yumurta parçasıydı. Herhalde yumurtasını yumurtladı da sonra üstüne abanınca kırıldı da kaldı poposunda.
Ama öyle değilmiş. Değilmiş yani.
Netten bakındık ki, yumurtası sıkışmış yani yumurtlayamamış. İçinde kalmış. Zaten kızarıktı. Sonrasında ucuna doğru bir morarma oluştu.
Ama temizledikten sonra yere düşmüş kanatları düzelmişti. Ayağına hala basamıyordu ama daha hareketli idi. Poposuna yağ sürün diyordu nette, sürdük. Sonra kakasını bile yaptı. Dedik iyi oluyor.
Gece ablam kalkmış baktı ki, kanlı kaka yapmış. Birde nasıl kesik kesik ötüyor ki.
Bir şey yapamıyorsun. Sabahsı götürelim dedik, bir veterinere.
Sabah kalktım, ilk ona baktım. Açarken üstünü bir ses gelmişti. Yada bana öyle gelmiş. Baktım yatıyordu.
Elimi yüzümü yıkadım geldim. Ablam kalkmıştı, baktın mı dedi. Baktım dedim ama yine baktım. Bu sefer ayağı takıldı gözüme. Ortadaydı, altında değil.
Anladım.
Ölmüştü.
Hemde gözü açık gitmiş garibim.
Gece iniltisini duyuyor, dua ediyordum. "Allahım ya şifa ver, yada canını al.." diye. Şifası yokmuş demek. Ömrü bu kadarmış.
Birgün süpriz yapıp gelmişti evimize. Yağmurlu birgünde annem bulmuştu kapının önünde. Minicikti. Hepte öyle kaldı. Pek bir meraklı idi yumurtlamaya. O yüzden yanına eş almıştık. Bize ikide yavru vermişti.
Hep dalgasını geçerdik, yumurtlamaktan başına iş gelecek diye...
Sabah sabah en kötü süprizi yaptı bize. Gittik, geldiği gibi, önbahçeye gömdük onu.
...

Yorumlar

  1. Hayali bir ömür…
    Hani gül bahçeleri içinde bir kuşcağızın bir baharlık ömrü kadar hoş,

    hayali bir ömür… :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, hoş bir ömürdü bencede onunki. Minik, ürkek ve narin..
      Gül olsun, baksın bize...

      Sil
  2. çok üzüldüm okuyunca ömrü bu kadarmış demek :((

    YanıtlaSil
  3. Teşekkür ederim.
    Resimlerde kaldı. Resimdeki o. Telefonu alınca ilk onları çekmiştik. İyi ki çekmişiz.

    YanıtlaSil
  4. Yazık olmuş ama siz de merhametlisiniz. Bir başka kuş alırsınız belki..

    YanıtlaSil
  5. Bi Yazıp Çıkan Kız; teşekkürler.
    Profösör; evde bir tane daha var. Ama o başka idi. Niyeyse. :)Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. ne güzel gelmiş.
    yumurtlama esprisi de çok hoşmuş ama.
    kıyamam kısa ömürlüymüş.
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…