Ana içeriğe atla

Karışma.


Yok yok. Tanımıyorlar beni. Kimse tanımıyor ki. Ben bile kendimi tanımıyorum. Şu yaşıma geldim. Hala hayatımda net olan bir durum yok.

Çevremdeki herkes bir şekilde benim hakkımda yorum atıyor. Yok şunu severmişim, yok bundan nefret edermişim falan. Bakıyorum ki o an öyle demişim, üstüme yapışmış. Şimdi seviyorum belkim yahut sevmiyorum. Sen niye hemen atılıyorsun ki..

Hem seviyorum ya da sevmiyorum, bunu söylemek kimseye düşmez ki. Gel bana sor. Yok illa bilmişlik taslayacak. Birde kesin konuşuyor ki, hepten deli oluyorsun.

Koca insan olmuşum ben. Hani bunu en çok anne babalar küçük çocuklarına yapar ya. Çocuğa ağzını açma imkanı vermezler. Adını sorarlar çocuğa, ordan hemen yanındaki anne baba atılır. Ya da başka bir şey sorulur, çocuğa cevap imkanı verilmez. Sonra büyüdüğünde bu çocuk niye böyle oldu denir. Al işte senin eserin, bak bak gurur duy.

Biri çocuğunuza bir şey sorduğunda atlamayın öyle hemen, çocuğa bir fırsat verin. Bir konuşsun, kendini ifade etsin. Cevap vermiyor mu, o zaman soru havada kalmasın istiyorsan verirsin cevabını.

Gerçi kimide çocuğa değil, yanındakine sorar direk. O hepten kıllık mevzu. Hele çocuk dediğinde kocaman insansa, hepten deli olursun. Benle konuşmaya tenezzül etmiyor gibi. Pehh.. benimde seninle konuşmak gibi bir hevesim yok zaten.

...

(Yazının tümüyle benle bir ilgisi yoktur. Kısmen başıma gelmiş bir durumdur.)

Yorumlar

  1. YANLIŞ ANLAMAZSAN;

    bunlara takılma, gelir geçer sıkıntılar bunlar ve kimseyi de takma detaylar için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok anlamam. Anlamadım. :)
      Artık pek takılmıyorum. Bugün aklıma geldi. İçimi döktüm. Teşekkür ederim.

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. :) geçsin geçsin.. de ne geçsin anlamadım tam ama olsun. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…