Ana içeriğe atla

Seni Ana Avrat ...


Sonrasında dümdüz sövdü deriz. Ama bu başka. Sövme falan yok. Düpedüz ana avlat seviyoruz. Öyle böyle değil. Nasıl bir şey çözemedim. Anladığım kadarıyla yorumlarsam şayet, baya bir seviyor.
Nerden çıktı şimdi bu küfür gibi laf; aranan kelimelerden. Gördüm, takıldım. Hoşuma bile gitti. Girişi onunla yapayım dedim. Maksat birazda dikkat çekmek tabi.

Ayaklarım ağrıyor. Resmen sızlıyorlar. Niye? Haftasonu oda taşıdık. Evet, oda taşıdık. Ev değil. Ama ben ev taşımış kadar yoruldum. Sabah nasıl kalkacağım diye düşündüm. Ama tabikide kalktım. Hatta 45 dakika erken bile kalktım. Zira ev yani oda biraz karışık olduğundan, kendime giyecek bir şeyler ayarlamam lazımdı. Bunu normalde akşamdan düşünürdüm ama dediğim gibi yorgundum.
Şimdi oda taşımak nasıl oluyor ki diye sorarsanız şayet, aynen şöyle oluyor. Evde doğalgazlı sisteme geçiş yapıldı. Ki biz geçiş yaptık, zam yapıldı. Bu kadar olur yani. Babamda isyanlarda zaten bu yüzden. Faturayı nasıl ödeyeceğiz diyor, odayı taşırken, birfiil içinden bize düşman bile oldu adam. Soba yaksak diyoruz geçen seneki gibi ama bu sene o biraz zor görünüyor. Sobanın olduğu yerin hemen arkasında doğalgazlı sobanın girişi var. Ee şimdi gaz açıkken sobayı orda yine yakmak, bize tehlikeli geliyor. Mecburiyette az biraz ondan kaynaklı.

Büyük geniş odamızdan feragat edip küçük odaya geçtik. Ev sahipleri sağolsun, büyük odaya kondurmuşlar sadece sobayı. Neyse canım, küçük odanın eşyasıda az olur. Büyük odadan amma ıvırzıvır çıktı. Onları toparlamak yordu en çok bizi. Yoksa çekyatları ve ranzayı taşımak en basit iş oldu desek, eh biraz abartı olabilir.
Çamaşır dolabımız ise durduğu emaneten yerinden ayrılınca, resmen meloküllerine ayrıldı.Garibim zaten, her taşınmamızdan sonra biraz daha zor kendine geliyordu. Nihayetinde  elimizde patladı. Aynalı kısmını tam odaya getirdik, dizalıyacağız, pat dedi parçalara ayrıldı. Allahtan bize bir şey olmadı. Dolaba küfürler edildi. Bu nasıl yapılır bize denildi. Bari yolun başında parçalanaydı denildi ama odun işte, laf anlar mı? Anlamaz. Sinir olduğumuzla kaldık artı yorulduğumuzla tabi. Zira iki oda arası baya var yani, yanodaya taşınmıyoruz. Parçaları bir sinirle attım dışarı. Ablam onlardan bir şeyler yaptırma niyetinde. Ben görmek istemiyorum. Halbuki çalışmaya başladığımda aldığım ilk şeydi, o dolap. Ve tabiki bilgisayar. Yani odamı düzmüştüm desem yeri idi. Dolap gitti, pc kaldı. Oda yaşlandı, yavaş ki ne yavaş. Haftasonu nete pek girmememin nedeni aslında o. Yoksa her ay 50 lira yatırdığım neti niye kullanmıyayım ki.

Ekim ayı ile yeni değişikliğe ilk adımımızı böylelikle attık. Haydin hayırlı olsun.

Yorumlar

  1. değişiklik güzeldir, doğalgaz zamsız güzeldir.

    ana avrat sevmek nasıl bir şey onu bilemedim bak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, değişik ve güzel günler gelsin İnşaallah. :)
      Ve zamsız günler. Ekmeğe de zam geliyormuş yaa..
      Bende bilemedim. başlığın adı kopyada kalmış, birşey aratırken karşıma çıktı, varmış böyle birşey, şiir mi ne.
      Bende ne cahilim. Biri uydurmuş sanıyorum. :D
      Ama küfürden ziyade bana güzel şeyler çağrıştırıyor.

      Sil
  2. E hayırlı ola:)
    Sobaya bayılırımmmm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. :)
      Bende ısınmasını severimde uğraşmasını sevmem. :D

      Sil
  3. Ana Avrat sevmek bana ilham verdi resmen. :)

    YanıtlaSil
  4. eh yine de iyidir değişiklik.
    :)

    YanıtlaSil
  5. yeni odan hayırlı uğrlu olsun :))
    yan odaya taşınmıyoz ki ye bittim yeaa :))
    dolap işi kötü olmuş neyseki size bi şey olmamış bu sevindirici.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. :)
      :D Öyle ama, insanı ordan taşımak ve sonrasında boşuna olduğunu görmek baya sinir ediyor. Evet, neyseki altında kalmadık. Ve aynası sağlam kaldı.
      Tekrar teşekkürler.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…