Ana içeriğe atla

Şubat Dizisi - Şubat'a Dair Notlar.


Şubat dizisinin ilk bölümüne tam bakmamıştım. Açıkcası biraz sıkılmıştım. İkinci bölümü hele neredeyse hiç izlemedim. Ama dördüncü bölümü tam olarak izledim. Şans vermem lazımmış. Yahut herşey tam rayına anca oturdu. Bilemedim.

Dizinin senaryosu benzer bir senaryo değil. Zati bildiğim kadarıyla ve bildiğim yanlış değilse eğer, Behzat Ç.nin yapımcısı yahut senaristi, Şubat dizisinin de senaristi.

Yani ordan bakınca bir güzellik yakalamak mümkün gibi. Zira senaristler genelde aynı harmanda çıkarıyorlar senaryolarını. Bakınız Birol Güven dizilerine.

Neyse efenim, gelelim diziye biz.

Şubat'tan başlamak lazım gelirse şayet, O'nun hakkında söylenecek çok şey var. Daha 10 yaşında bile değilken Aziz bey tarafından bulunuyor, bir kuyuda. Yüzünde kocaman bir yara. Elinde büyük bir anahtar.

4.bölümle birlikte o yaranın da anahtarın da hikayesi az çok çıkıyor ortaya. Ama benim merak ettiğim nokta şu. Nasıl oluyor da acıya duyarsız ve aşırı güçlü oluyor. Aziz bey bunu neyle beslemiş ki, böyle olmuş. Adam zincirleri kırıyor. Sırtında odun kırıyorlar, bana mısın demiyor.
Üstelik saf. Bildiğin saf yani. Ve artı zeki. Hiç birşeyi unutmuyor. Dünyanın gündemini say deseler sayar, bilmediği şey yok.

Bunca özellik fazla gibi sanki. Birde o tipine çekidüzen verseler var ya, tam olacak. Yani Şubat karakterini canlandıran oyuncu da az yakışıklı değil. Tipi yerinde nihayetinde, hakkını yemiyelim.
Hadi diyelim çocuk zeki idi. Tüm gün Haberler (Yağmur) aşkından haberleri izledi, tv izledi, öğrendi her şeyi. Ama güç kuvvet nerden geliyor ki. Sanırım, şimdi bu diziyi Güzel ve Çirkin dizisinden esinlenerek yapmışlar ya, ordaki Çirkinde bildiğiniz aslandan olma bir yaratıktı. Gücü kuvveti yerinde idi. Demişler ki bizim çirkinde kuvvetli olsun, eksik kalmasın. Hem güçlü hem zeki, hem bilgili olsun. Noksanı olmasın, fazlalığı olsun. Ben öyle düşünüyorum.

Gelelim Haberlere yani haberci Yağmur hanıma. En başta insanı kıl eden o saçları. Yani insan elini uzatıp o kahkülleri gözünün üstünden almak istiyor, hatta kesmek istiyor. Öyle böyle değil, rahatsız edici. Ama gelin görün ki o saçında nedeni 3.bölümde çıktı. Bir ikizi varmış bizim Yağmurcuğun. Saçları kısa. Yani haberler olan Yağmur'a o peruğu taktırmışlar. Maksat farklılık tabi.
 Ama helal olsun. Hiç peruk olduğu belli olmuyor.
Şımarık bir kişiliği var. Böyle inatla bir şeylerin üstüne gitmeye meraklı, uyuz tip kızlar vardır ya, işte öyle yani. Gıcık kapıyorsunuz kıza. Saçları da etkili tabi bu gıcıklığa. Yalan yok.

Aziz bey dedik birde. Onun hikayesini sanırım 2.bölümde anlatmışlar. Ben bilmiyorum. Ama bir kadın var. Onun sayesinde hastanede özel odada tedavi gördü. Doktorların özel ilgisine nazil oldu. Yoksa hiç ilgilenmiyorlardı, sokakta yaşayan beş parasız bir vatadaşla. Ve hala hastane parası diyalogları yaşanıyor dizilerde. Acil durumunda her masraf hastaneye ait olmuyor mu kardeşim yeni yasa ile. Bu ne parası. Adam hala acil vaka nihayetinde. Azcık burdan gerçekçilik kaybedildi yani. Ama onu da Deli ile bğalantıları açık etmek babında kullandıklarını düşünüyorum. Zira ilk hastane önünde, Deli ile Şubat arasında bir düşmanlık olduğunu gördük. Küçüklükten itibaren bir didişmeleri mevcut imiş. Aziz beyde sevmiyor onu.

Birde herşeyin sorumlusu olan, dizinin en baş kötü adamı Samim bey.
Deli de onun laf yerindeyse maşası zaten. Kurtulmak istediği adamları hep ona veya adamlarına yani sokak insanlarına öldürtmüş. Çünkü hepsi sokakta öldürülmüş. Ne tesadüf ama.
Yağmur'un annesininde iyi mi kötü mü yoksa biraz olsun işlerin içinde mi bilemedim açıkcası.

Bu hafta yeni bölümü çıkmıyor. Saati bir 20'ye birde 22'ye alınıyor. Yayından mı kalkacak nedir. Kalkmasa bari, devam etsin. Sevmeye başladım ben diziyi.
 

Yorumlar

  1. Eflatun Film'in Leyla ile Mecnun'dan sonra ikinci hediyesi. Beklendiği ilgiyi göremedi galiba ama ben beğenerek izliyorum valla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ha, o zaman benim aklımdaki Behzat Ç. bğlantısı yanlışmış. Leyla ile Mecnun dizisini sevimyorum ama bu diziyi sevmeye başladım. Devam etsin, saçmalamadığı sürece. :)

      Sil
  2. hahaaa bayıldım yazına..Bencede o dizi çok ilginç ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      İlginç evet. Çok ince ayrıntılar var aslında. Arkadaşlık falan işlendi çıkan son bölümünde ama bana göre en çok kardeşlik unsuru vardı.

      Sil
  3. bilmiyodum bi bakıyim.
    :)

    YanıtlaSil
  4. Şu behzat Ç. nin kalitesini bi ben mi anlayamadım yav. Hoş izlemedim ki anlayayım ama başrol oyuncusu itici. bahsettiğin diziyi duymadım, zaten ben tv izlemiyorum. Zorluyorum ama leyla ile mecnun bile gitmiyor artık, sıkılıyorum vs.

    amaaaannn....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında benim baştan sona oturup izlemişliğim yok. Ama devlet bile fena halde kafayı takmışsa vardır bi hikmeti. Arada baktığım yerleride iyi idi. Hem arada Nejat İşler de geliyor diziye. :D
      Bende kaptırdım mı kendimi tvye sonu gelmiyor. O yüzden haftasonu gündüz bakmıyorum. Zaten ne varki derseniz, Cnbc-e tüm gün dizilerini peşisıra yayınlıyor. :)

      Sil
  5. bilboardlarda reklamlarına rastlamıştım ve ilgimi çekmişti ama unutmuşum. Siz yazınca aklıma geldi izlenebilir bir dizi gibi görünüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzledikçe sevilen ve öyküsü saran bir dizi galiba. Dediğim gibi ilk bölümlerine pek bakasım yoktu benim. Sonra ilgimi çekti.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…