Ana içeriğe atla

Adım SOYADIM.


Twitter da sordum. Sağolsunlar cevapladı arkadaşlar. Bu kadar cevap beklemiyordum. İlgiyi görünce, şimdi tivit dar gelmiştir kimine diyerekten, konuyu buraya taşıdım. -YALAN. İki üç cevap görünce, şımardım resmen.

Görünce dikkatimi çekiyor. Üst üste gelince de bir sorayım dedim.

Art niyet aranmasın. Benimki sadece muhabbet kurmak.

O halde sıkılmaya luzüm yok. Dert etmeye hiç gerek yok. Sadece ben miyim bu detaya gözü takılan, öğrenmek istiyorum.

Evet bu bir detaydır. İnce bir detay belki de. Belkide Tolga Yazıcı'nın dediği gibi alışkanlıktır.

Şimdi buraya kadar okuyan ama tivitten haberi olmayanlar, ne oluyor yahuu.. demişlerdir kesin.
 

Efenim mevzu şu: insan neden adını soyadını yazarken, soyadını büyük harflerle yazar. Niye öyle yazma gereği duyar? Niye öyle yazıyorsunuz ki? Bunu merak ettim.
 
Ayrıca benden başka buna dikkat eden var mı, onuda merak ettim. Gereksiz işler insanı mıyım yoksa.. Yok canım, maksat muhabbet sadece.

Lafı da niye böyle uzattım bilmiyorum.

Yorumlar

  1. ben merak etmiştim açıkcası geçen gün kağıda imza atarken derstte ben de öyle yapmıştım ve benden önce imza atan kişiler benimki sürü psikolojisi değişiyo çünkü küçük yazdığım bir çok yer de var bi de benim soyad kısa bazen adın yanında ezik kalmasın diye öyle yaparım iki harf miki harf büyük yazınca eziklik kapanıyo öyle işte:DDDD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Ben açıkcası erinirim, üşenirim büyük yazmaya. Demek bir sebepte bu. Teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. ben her zaman soyadımı büyük yazmamakla beraber, ikinci ismim duyulmadık bir isim olduğu için soyadım sanılmasın diye yazıyorum soyismimi büyük. şeymanın dediği gibi senden önce yazanların nasıl yazdığı da etkiliyor. bazen de farklılık olsun diye büyük yazıyorum ben. canım o an büyük yazmak istiyor falan. =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelik o andaki ruh hali galiba. :) Sizede teşekkür ederim.

      Sil
  3. Böyle gelmiş böyle gider.
    hatta el alışkanlığı altına direk imzamı atarım ben.
    Geçenlerde annemin imzası gerektiydi;
    kağıtlar benim elimde, adını soyadını yazdım, hoopp imzamı yapıştırıverdim altına:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşaallah önemli birşey değildi. :D

      Sil
  4. Hiç dikkat etmedim. Okuyunca da şaşırdım :)

    Başka ilginç neler dikkatini çekiyor yazsana ara ara :D

    Bu arada çok tatlısın sen yaa

    Hadi öpüldün. Sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bir konu daha var ama üstünde düşünüyorum. :D
      O sizin tatlılığınız Efenim.. :) Teşekkür ederim. Çok mutlu oldum. Sevgiyle kalın sizde.

      Sil
  5. Resmi evraklarda zorunluluk olduğu için çoğumuzda alışkanlık olarak kalmıştır. Mantığını da şöyle düşünmüşümdür: İki isim ya da iki soyisim kullanan kişiler oluyor. İsim ve soyisim ayrımı yapmak için gereklidir. Zira bazılarının soyadı isim olarak da kullanılabiliyor. Örneğin; Ayşe Çiçek UYUŞUK ile Ayşe ÇİÇEK UYUŞUK...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, genel neden o. Teşhis kondu galiba. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…